SPK'yı da BDDK'yı da Soruşturmak Lazım

Yeni Parti Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, derinleşen ekonomik kriz, fon vurgunları, yeni anayasa tartışmaları ve erken seçim ihtimali üzerine iktidara çok sert uyarılarda bulundu.

YouTube
◷ 12:08
Yeni Parti Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın'dan Gündem Yaratacak Açıklamalar: Seçim, Ekonomi Ve Anayasa

Yeni Parti Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, TBMM'nin yeni yasama yılı öncesinde Türkiye'nin sıcak siyaset ve ekonomi gündemini değerlendirdi. Ekonomi politikalarından fon vurgunu iddialarına, yeni anayasa tartışmalarından olası erken seçim senaryolarına kadar geniş bir yelpazede açıklamalarda bulunan Günaydın, AKP iktidarının yürüttüğü politikalara ve mevcut düzene kapıları net bir şekilde kapattı. 

"BÜYÜK BİR YOLSUZLUK EKONOMİSİ VAR"

Türkiye'nin dünyanın 20. büyük ekonomisi olmasına rağmen 30 milyon insanın açlık sınırının altında yaşadığına dikkat çeken Günaydın, derinleşen yoksulluğun temelinde iktidarın ekonomi politikalarının yattığını belirtti. Asgari ücretlilerin ve emeklilerin açlık sınırının çok altında maaş aldığını hatırlatan Günaydın, 11 milyon işsizin bulunduğu tabloda tarım ve sanayinin çöktüğünü ifade etti. Ekonomiyi yeniden restore etmenin Yeni Parti'nin temel hedeflerinden biri olduğunu vurguladı.

"SPK'YI DA BDDK'YI DA SORUŞTURMAK LAZIM"

Kamuoyunda geniş yankı uyandıran fon dolandırıcılığı iddialarına değinen Günaydın, yaşananları 1982'deki Banker Kastelli krizine benzeterek, mevcut krizin Kastelli döneminin tam altı katı büyüklüğünde olduğunu söyledi. Zararın fiktif değerlerle 900 milyar lirayı bulduğunu belirten Günaydın, sorunun yalnızca isimleri geçen birkaç kişiden ibaret olmadığını savundu. Siyasetin müdahalesi olmadan bu kadar büyük bir denetimsizliğin yaşanamayacağını ifade ederek SPK, BDDK ve MASAK gibi kurumların acilen soruşturulması gerektiğini dile getirdi.

"AKP İLE YENİDEN BİR ANAYASA MI YAPACAĞIM?"

Yeni anayasa yapılması yönündeki çağrılara da yanıt veren Günaydın, Türkiye'nin mevcut sorunlarının temel kaynağının 2017'de kurulan sistem olduğunu vurguladı. Demokratik bir anayasaya dönüşün şart olduğunu belirten Günaydın, bu değişikliğin AKP ve MHP ile değil, ancak yeni dönemde tesis edilecek mecliste Yeni Parti ve demokrasi paydaşları tarafından yapılabileceğinin altını çizdi.

"VATANDAŞ ERDOĞAN İÇİN ERKEN SEÇİM KARARINA İMZA ATAN HERKESE NASIL BAKACAĞINI SÖYLÜYOR"

Erken seçim tartışmalarına ilişkin net bir tavır sergileyen Günaydın, 2028'de yapılacak bir seçimi kısa bir süre öne çekmenin halkın yararına olmadığını, tek amacın Erdoğan'ı bir kez daha aday yapmak olduğunu savundu. Erdoğan'ın adaylığı için Yeni Parti'den hiçbir katkı beklenmemesi gerektiğini söyleyen Günaydın, olası bir karara imza atacak partileri seçmen tabanlarına dikkat etmeleri konusunda uyardı.

"BEŞ YILDIZLI OTELLERDE KAMP YAPMIYORUZ"

Yeni Parti'nin meclis çalışmaları ve yaklaşan kurultay sürecine de değinen Günaydın, partilerinin ilk kampını vatandaşın emanet ettiği bütçeye sahip çıkmak adına lüks oteller yerine genel merkezlerinde gerçekleştireceklerini açıkladı. Günaydın ayrıca, Kasım ayı içerisinde gerçekleştirilmesi planlanan kurultay öncesinde Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ilk kez tüm üyelerin katılımıyla ilçe başkanlarını seçtiklerini belirterek, Yeni Parti'den başka partilere geçiş yapılacağına dair iddiaları ise gülünç bulduğunu ifade etti.

💬 YENİ Parti Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın'ın konuşması;

Gökhan Günaydın: 28. dönemin 5. yasama yılına 1 Ekim'de başlayacağız. Geçtiğimiz dönemler Türkiye Büyük Millet Meclisi tarihi açısından parlak bir zaman sayılmaz. 

Evet, çok uzun mesailer yaptı meclis. Hatta kapanması Ağustos'un ortasını buldu. Ama memlekete sorun, "Bizim yararımıza şu kanunu çıkarttılar" diyen bulamazsınız. Dolayısıyla Türkiye'nin gündemi neyse biz bu gündemi meclise taşımaya devam edeceğiz. Öncelikle ifade edelim; dünyanın 20. büyük ekonomisi olmasına rağmen 30 milyon insan açlık sınırının altında. Demek ki bizim hem gelire hem gidere bakmamız lazım. Ne demeye çalışıyorum? Büyük bir yolsuzluk ekonomisi var bu memlekette. Fon kriziyle de bunu gördük zaten. Bir kere bunların üzerine çok dikkatli bir şekilde ve etkin bir şekilde gitmek ve bu hortumları kesmek lazım. Yeni Parti grubunu önümüzdeki dönemde bu alanda geçmiş dönemde olduğu gibi faal olarak göreceksiniz. Bunun da ötesinde bu 30 milyon insan kim? Asgari ücretliler 28.000 lira alıyorlar bütün yıl boyunca. Emekliler en düşük aylık 12.500 lira ama ortalaması da 25-26.000 lira civarında. 35.000 lira açlık sınırının bunlar açıkça altındalar. Sonra 11 milyon işsiz var bu memlekette, geniş tanımlı işsizlik skalasına göre tarım da çökmüş, sanayi de çökmüş bir tablo. Bu bağlamda biz hem ekonomiyi yeniden restore etmek, üretim ekonomisini desteklemek, insanların istihdam edilmelerini sağlamak ve aynı zamanda da insan onuruna yakışır bir yaşam sürmelerine olanak tanımak durumundayız. Bütün bu anayasada bize verilmiş görevleri Yeni Parti etkinlikle yapacak. Programımız uyarınca yapılması gerekenlere ilişkin kanun tekliflerini vereceğiz. Araştırma önergelerini, soru önergelerini vereceğiz. Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü'nün bize sunduğu bütün olanakları kullanacağız.

Muhabir: Fon krizi önümüzdeki dönemde daha uzun süre gündemi meşgul edeceğe benziyor. Bu konu büyür mü? Başka isimler var mı gündemde? Size gelen bilgiler nedir bu konuda?

Gökhan Günaydın: 1982'de Banker Kastelli krizi çıkmıştı. Onun 150 milyar civarında olduğu varsayılıyor, doğurduğu sorunun. Banker Kastelli intihar etti daha sonra, hatırlıyoruz değil mi? Bu kriz fiktif değerlerle en az 900 milyar lira. Yani Kastelli krizinin tam 6 katı. Kaldı ki borsa 17 Eylül'den bu yana 3,5 trilyon değer kaybetti. O halde gerçek zarar ne? 20 milyar dolar mı yoksa 100 milyar dolara ulaşmış bir zarardan mı bahsediyoruz? Böyle bir şey büyümez olur mu? Yani bütün o sorumlu Fatma Betül Sayan Kaya'dan mı ibaret? O ismini koymuş oraya. Anlatabiliyor muyum? Kendisinin ve kocasının ismini koymuş. Elbette 2 milyar 163 milyon yatırmışlar, 2 milyar götürmüşler. Savunulacak tarafları yok. Ama bunun yanında çok daha fazla aynı işlemleri yapanlar; hem kendi adlarıyla hem de çantacıları aracılığıyla yapanlar var. Üç ayrı bölümden söz edebiliriz burada. Firmalar; örneğin Özata gibi, Gündoğdu Gıda gibi. Fonlar; Pusula gibi, Terra gibi, Hedef gibi. Ve bunları denetlemekle görevli olanlar; Sermaye Piyasası Kurulu, BDDK gibi. BDDK banka kurma izni veriyor. Dört tane banka kurma izni vermiş bu süreçte. Bunların tamamı bu fonları, manipülatif işlemleri yapanlara bir de banka kurduruyorsun. Sermaye Piyasası Kurulu bunların tamamının halka arzına izin vermiş. Dolayısıyla bakın; sadece firmaları, fon şirketlerini değil SPK'yı da, BDDK'yı da soruşturmak lazım. Bu ipin ucunu sıkı çekmek lazım. Siyasetin dahli olmadan bu kadar denetimsizlikle yürüyemez. SPK'da uzman mı yok? SPK'da teknolojik izleme araçları mı eksik MASAK'ta? Bunların hiçbirisi eksik değil. Ama siyaset "buralara yaklaşma yakarım" diyor. Sonunda memleket yanıyor. İşte tablo bu. Dolayısıyla bu iş daha çok su kaldıracak ve bu işin üzerine her gün ayrı bir etkinlikle ve kararlılıkla gitmeye devam edeceğiz.

Muhabir: Önümüzdeki dönemde yeni anayasayla ilgili tartışmalar da gündemde. Yeni anayasa yapılması çağrıları da var. Özellikle Sayın Numan Kurtulmuş'un bu yönde bir çağrısı var. Bu konuda Yeni Parti'nin değerlendirmesi nedir?

Gökhan Günaydın: 2024 Ekim'indeyiz değil mi biz artık? 2028'in en son Mayıs'ında seçim olmak zorunda. Yani 3,5 yıl var topu topu, zamanında seçim yapılırsa. Türkiye'de şu anda ne yapılıyor da anayasadan dolayı bir engelimiz var? Anayasayı değiştirmemiz lazım, doğru. Örneğin Cumhurbaşkanlığı sistemini değiştirmemiz lazım. Daha demokratik bir anayasaya dönmemiz lazım. AKP - MHP birlikteliği bunu yapacaktı da elini mi tuttuk? 2010'da yaptıkları anayasa değişiklikleri memleketi nereye götürdü? 2017'de kurulan tek adam rejimi bugünkü bütün sorunların ana kaynağı niteliğinde değil mi? O halde ben AKP ile ve MHP ile yeniden bir anayasa mı yapacağım? Dolayısıyla bu işleri bırakmak lazım. Bu işler yeni dönemde yeniden kurulacak, tesis edilecek mecliste halkın iradesiyle gelip oralara oturacak Yeni Parti tarafından yapılacaktır. Yeni Parti ve onun demokrasi paydaşları tarafından anayasa önümüzdeki dönemde yapılabilecektir.

Muhabir: Gelelim bir erken seçim tartışmasına. 360'a oy verir misiniz?

Gökhan Günaydın: Ne zaman erken seçim yapmayı düşünüyorlar? 2028'in Nisan'ında mı? Yani Mayıs'ta yapılacak seçimi bir ay öne çekince erken seçim mi oluyor bu? Bu erken seçim vatandaşın yararına mı, yoksa Erdoğan'ı bir kere daha aday yapmanın boş gayreti üzerine mi? Bizden hiç kimse buralarda nafile bir çabanın içerisinde olmasın. Bizden bir katkı falan beklemesinler. Vatandaş Erdoğan için bir erken seçim kararına imza atan herkese nasıl bakacağını bugünden bangır bangır söylüyor. Buna imza atmaya niyeti olan herkesin de dönüp tabanına dikkat etmesini ben öneririm, salık veririm.

Muhabir: Partinizin ismiyle ilgili de tartışmalar var. Bu konuda Anayasa Mahkemesi bir aylık bir süre verdi. İsim değişikliği ile ilgili herhangi bir çalışma var mı?

Gökhan Günaydın: Memleketin bunca sorunu varken en yapay tartışmayı buradan görüyorum. Hatta öyle noktalara getiriyorlar ki bizi isim koyamamakla suçlayarak, "İsmini bile koyamayan partiyi ve ülkeyi nasıl yönetir?" demeye getiriyorlar. Zavallı söylemler. Kim söylüyor ise aynı nitelemeyi yaparım; zavallı söylemler. Bu partiyi kurduran millettir, adını koyan millettir. Daha evvel ne diyordu Anayasa Mahkemesi? Bu tip benzerliğin çok daha yakınında olan benzerliğe "iltibas yoktur" diye kararlar vermişti. Peki mevzuat ne? Mevzuat zaten diyor ki, "Adını aynen kullanma. Adını, rozetini, simgesini. İltibasa da mahal verme" diyor. Bizim açımızdan bir iltibas mahalli yok. İlgili parti şikayet etmiş. Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasa Mahkemesi'ne gitmiş. Anayasa Mahkemesi bir ay süre vermiş. Biz adımızdan memnunuz. Eğer Anayasa Mahkemesi'nden ters bir karar çıkarsa bunu düzeltmek bir dakika sürer. Dolayısıyla hiç kimse bu alanı bir sorun alanı olarak görmesin. Biz memleketin sorunlarına odaklanıyoruz. Başta basın olmak üzere herkesi de oraya davet ederiz.

Muhabir: Yarın partinizin ilk kampı yapılacak. Bu kampta programda neler var? Ayrıca Kasım ayında bir kurultay yapılması söz konusu. Tarih belirlendi mi?

Gökhan Günaydın: Evet. Biz kampımızı genel merkezde yapacağız. Beş yıldızlı otellerde kamp yapmıyoruz. Sebebi ne? Yapamaz mıyız istersek? Vatandaş bize 600 milyon lirasını emanet etti. O emanete gözümüz gibi baktığımız için genel merkezimizin imkanlarıyla bu kampı yapacağız. Ne zaman yapacağız? Yarın saat 10'da başlayacak. Genel başkanımızın yarım saatlik sunumuyla başlayacak. Saat 10'dan itibaren basına açık bölüm orası, sonra basına kapatılacak. Sırayla grup başkanvekilleri sunum yapacaklar. Üç ayrı sunum. Orada saha çalışmaları değerlendirilecek ve raporlanacak. Geçtiğimiz dönem değerlendirilecek ve önümüzdeki dönemden beklentiler ele alınacak. Bu sunum bittikten sonra bir dış politika ve milli güvenlik sunumu alacağız. Dış politika sunumu son derece önemli, güvenlik de öyle. Burada Suudiler ve Husilerin arasındaki anlaşmazlığa Türkiye'yi de dahil etmeye yönelik akıl tutulmasının da ele alınacağı bir konuşma silsilesi olacak. O da bittikten sonra üçüncü olarak da Türkiye'nin ekonomi sorunu ele alınacak. Orada da ilk iki sunumu İlhan Uzgel ve Yankı Bağcıoğlu yaptıktan sonra dış politika ve milli güvenliği, ekonomi sunumunu da Ümit Özlale yapacak. Orada da hem ekonomik makro gelişmeler değerlendirilecek hem de bu fon krizi bütün yönleriyle ele alınacak. Bu sunumlardan sonra da tüm gün boyunca akşama kadar milletvekili arkadaşlarımızın hem saha gözlemleri hem de ekonomiye, adalete, dış politikaya ilişkin değerlendirmelerini alacağız. Bu, yeni dönemde yol haritamızın belirlenmesine bir katkı sağlayacak. Saat 20'den itibaren de yine parti genel merkezimizde milletvekili arkadaşlarımızla yemeğimizi yiyeceğiz ve 1 Ekim'e hazır olacağız.

Muhabir: 1 Ekim'de genel kurula katılacaksınız. Oradaki tavrınız nasıl olacak? Cumhurbaşkanı Erdoğan'a karşı, akşam da resepsiyona katılmama kararı almıştınız.

Gökhan Günaydın: Biz İstiklal Marşı'nda ayağa kalkarız. Onun dışında Yeni Parti durması gerektiği gibi duracak. Resepsiyona katılmayacağız. Çünkü resepsiyon saatinde Yeni Parti'nin Merkez Yönetim Kurulu toplantısı yine genel merkezde yapılacak. Asıl olan 1 Ekim'de Atatürk anıtına çelenk sunulması ve arkasından Türkiye Büyük Millet Meclisi'ndeki açılış konuşmalarının yapılmasıdır. Resepsiyonda, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı'nın marifetlerine muhatap olmak isteyenler oralarda olurlar.

Muhabir: Partinizin kurultay tarihi belli mi?

Gökhan Günaydın: Kasım ayında gerçekleştirilecek kurultay. Henüz biliyorsunuz ilçe kongrelerimizi yapıyoruz. Tarihinde ilk kez, sadece kendi tarihinde değil Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ilk kez tüm üyeleriyle seçim yapan, ilçe başkanlarını seçen bir partiyiz. Arkasından Ekim ayı içerisinde il kongrelerimizi tamamlayacağız. Kasım ayı içerisinde de kurultayımızı yaparız. İl kongrelerimizi bitirelim, orayı tümüyle bitirdikten sonra kurultay tarihimizi açıklarız. Muhtemelen Kasım'ın ortası ya da üçüncü haftası gibi olabilir diye düşünüyorum.

Muhabir: Yeni Parti'den bir grup milletvekilinin ayrılarak CHP'ye geçeceği yönünde iddialar var. Bu konuyu nasıl değerlendirirsiniz?

Gökhan Günaydın: Bu iddiaları dile getirenlere bakıyorum, gülüyorum. Yani eski arkadaşlarımız tabii. Ben "öbür taraftan bize gelir" bile demeyeceğim, zaman gösterir. Ama şunu ifade edeyim: Yeni Parti'de kimler kaldı? Yeni Parti'de Erdoğan'ın şahsına değil, Erdoğan'ın kurduğu rejime 'hayır' diyenler kaldı. Her türlü tehdide rağmen konfor alanlarını terk edenler kaldı. Dolayısıyla bu taraftan öbür tarafa doğru gideceği olsaydı orada kalırdı zaten.

Muhabir: Son bir soru sormak istiyorum. Önümüzdeki dönemde mecliste en çok tartışılacak konulardan birisi de bu çerçeve yasa çıkmasının ardından kurulacak olan komisyon ve Abdullah Öcalan'ın bir kurulun başına geçeceği yönünde tartışmalar. Sizin parti olarak bu konulara bakışınız, değerlendirmeleriniz nelerdir?

Gökhan Günaydın: Vallahi bu sorunun Recep Tayyip Erdoğan'a ve Devlet Bahçeli'ye yöneltilmesi lazım. Bizim buralardaki tavrımız çok açık. Biz bu memleketin bölünmez bütünlüğünden ve Atatürk milliyetçiliğinden yanayız. Kim ev yaptırıyor, kim ne sağlıyor? Onları Devlet Bahçeli ve Recep Tayyip Erdoğan'la konuşmak lazım. Ben teşekkür ederim.

Son eklenen içerikler

Etkinlikler, Ziyaretler, Meclis Konuşmaları, Basın Toplantıları, Önergeler, Haberler