YENİ Parti Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın İzmir'de Gündemi Değerlendirdi
YENİ Parti Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, İzmir İl Başkanlığı binasında düzenlediği basın toplantısıyla gündeme dair kritik açıklamalarda bulundu. Zafer Haftası kutlamaları kapsamında İzmir'de yerel basın mensuplarıyla bir araya gelen Günaydın, partisinin kuruluş sürecinden Türkiye'deki ekonomik problemlere, yargı kararlarından erken seçim tartışmalarına kadar pek çok başlıkta iktidara ve kamuoyuna çarpıcı mesajlar verdi.
"1922'DE DÜŞMANDAN TEMİZLENDİ, CUMHURİYET KURULDU"
Konuşmasına 30 Ağustos Zafer Haftası'nın tarihi önemini hatırlatarak başlayan Gökhan Günaydın, Büyük Taarruz'un emperyalizme karşı verilen en büyük mücadele adımı olduğunu vurguladı. Cumhuriyetin 103. yılına yaklaşılırken ülkenin ciddi adalet ve ekonomi krizleriyle boğuştuğuna dikkat çeken Günaydın, toplumun adalete olan güveninin yüzde 18 seviyelerine gerilediğini ve 30 milyon yurttaşın açlık sınırının altında yaşadığını ifade etti.
"KURULDUĞU GÜN BİRİNCİ PARTİ OLAN BİR HAREKET"
Partinin kuruluş sürecinde yaşanan baskılara ve hukuki engellere değinen Günaydın, YENİ Parti'nin kısa sürede kırdığı üye ve bağış rekorlarını paylaştı. Yaklaşık iki ay gibi kısa bir sürede kurulan partinin 600 bini aşkın üyeye ulaştığını ve 450 milyon liraya yakın yurttaş bağışı topladığını söyleyen Günaydın, bu başarının doğrudan yurttaşın güveninden kaynaklandığını belirtti.
"SANDIĞI TEKMELEMEYİ AKLINIZIN UCUNDAN GEÇİRMEYİN"
Erken seçim ve kongre takvimiyle ilgili soruları yanıtlayan Günaydın, tüm kademelerde seçimlerin artık delegelerle değil doğrudan üyelerle yapılacağını açıkladı. İktidarın meclisteki ve sokaktaki tutumunu da eleştiren Günaydın, AKP ve MHP milletvekillerinin sahada olmadığını iddia ederek araçsallaştırılmış yargı üzerinden siyasetin dizayn edilmeye çalışıldığını ifade etti. Günaydın, sandık güvenliğine dair uyarılarını yineleyerek cumhuriyet değerlerine bağlı tüm yurttaşları YENİ Parti çatısı altında birleşmeye davet etti.
💬 YENİ Parti Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın'ın konuşması;
Değerli arkadaşlar, ben de hepinizi saygıyla selamlıyorum. Her gelişimde çok güçlü ve çok dinamik bulduğum İzmir'in yerel basını aracılığıyla da İzmir'de yaşayan tüm yurttaşlarımıza YENİ Parti adına sevgilerimizi ve saygılarımızı aracılığınızla iletiyoruz.
Evet, sevgili başkanımızın da ifade ettiği gibi Zafer Haftası kutlamaları ve etkinlikleri çerçevesinde İzmir'deyim. Zafer Haftası diyoruz bugün, 27 Ağustos. Bundan tam 104 yıl önce, 25 Ağustos'u 26 Ağustos'a bağlayan gece yarısı Karargah Başkomutanı Mustafa Kemal Paşa, Genelkurmay Başkanı, Ege Orduları Komutanı, 1. Ordu Komutanı dahil olmak üzere 35 subay ve asker Afyon'un Şuhut ilçesinden bütün gece Kocatepe'ye yürüyerek ve intikal ederek 26 Ağustos sabahı Büyük Taarruz'u başlattılar ve yalnızca 4 gün sonra Türkiye emperyalizmden kurtuldu. Bu, 1922 tarihinde Anadolu'yu yeniden vatan yapan çok büyük bir etkinliğin en önemli savaş adımıydı. Dolayısıyla biz Mustafa Kemal Atatürk'ü, silah arkadaşlarını, isimsiz kahramanları saygıyla ve minnetle anıyoruz. Onların sayesinde bu memleket cumhuriyetle beraber yaşamaya devam ediyor.
Evet, 1922'de düşmandan temizlendi. 29 Ekim 1923'te Cumhuriyet kuruldu ve 103. yılını kutluyoruz cumhuriyetin. Ancak büyük sorunlarla karşı karşıyayız, bunu hepimiz biliyoruz. Türkiye adalet liginde artık Afrika ülkeleriyle beraber anılan bir noktada. %18, toplumun adalete olan toplam güveni. Diğer taraftan dünyanın 17. büyük ekonomisi olmasına rağmen 30 milyon yurttaşımızın açlık sınırının altında yaşadığı bir ülkeden söz ediyoruz. Bu ülkede rıza ile iktidarını sürdüremeyenler ceberrut olanaklarını kullanarak zor yolları ile burada bir iktidar yolu döşemeye çalışıyorlar.
YENİ Parti neden kuruldu? YENİ Parti'nin kuruluşunda neler oldu? Yaşadık ama kısaca hatırlatmakta fayda var. Bu sene 2026'da, 21 Mayıs'ta güdümlü yargının bir mutlak butlan kararı ile Cumhuriyet Halk Partisi'nin seçilmiş yöneticileri görevden uzaklaştırıldı ve yerine atanmışlar göreve başladı. 24 Mayıs tarihinde arkadaşlar, bu memleketin kurucu partisi ve bu memleketin birinci partisine polis biber gazıyla ve plastik mermiyle girdi. Yalnızca Türkiye demokrasisi adına değil, dünya demokrasi tarihi adına utanç günüdür.
Sandılar ki bütün bu hareketlerle bizi bölecekler, milletin yürüyüşünü durduracaklar. Bunu başaramadılar ama büyük bir mücadele başladı. Bugün ortaya çıkan bazı gelişmelerle bağlantılı olan bazı olgulara dikkatinizi çekmek isterim. Evet, bir mutlak butlan kararı istinaf mahkemesinden geldi. Anımsayalım, ilk derece mahkemesi reddetmişti bu iddiaları ama istinaf mahkemesi bir tedbir kararı vermişti. Bu tedbir kararına yönelik temyiz başvuruları yapılmıştı ve bu temyiz başvuruları istinaftan Yargıtay'a tam 2 ay boyunca gönderilmedi. Ta ki adli tatilin başlamasından bir gün öncesine kadar. Böylece Yargıtay'ın incelemesinden dosya kaçırılmaya çalışıldı. Bugün ne yapılıyor? Bugün bir taraftan Parti Meclisi'nde bulunan seçilmiş arkadaşlarımız partiden ihraç ediliyor, diğer taraftan da Yargıtay'daki temyiz başvuruları çekiliyor. Niye temyiz başvuruları çekiliyor? Bir kere daha Yargıtay incelemesinden kaçırmaya çalışıyorlar. Ya bırakın, hani böyle ilk derece ve istinaf karar vermiş, bir kararı Yargıtay versin, ne vereceğini görelim. Neden korkuyorsunuz da bunu çekiyorsunuz? Neden kararı çektiğiniz gün insanları ihraç ediyorsunuz? Bütün bu soruların bir vicdan muhasebesi içerisinde sorulması ve yanıtlarının aranması lazım. Ama şunu açıkça ifade edeyim ki ne bugün, ne dün, ne de yarın kavganın ve çatışmanın tarafı olmadık ve olmayacağız. Bizim bir tek mücadele alanımız var; bu mücadele alanı da Türkiye'yi geriye götürmeye adeta ant içmiş olan mevcut cumhur iktidarı blokunu iktidardan uzaklaştırmaktır. Amacımız ve çabamız buna yöneliktir.
Evet, 21 Mayıs'ta butlan kararı, 24 Mayıs'ta partinin işgali, vatandaşın "Parti kurun, parti kurun" diye seslenmeleri ve yalnızca 2 ay sonra, 24 Temmuz tarihinde partinin kurulması. Demek ki 2 ayda kurulan bir parti. Bu 2 aylık zamanın ve 2 aydan bugüne kadar geçen zamanın bir özelliği var. 24 Temmuz'da partiyi kurmuşuz, bugün 27 Ağustos. Evet, partiyi kurduk ama partiyi kurduktan sonra üyelik kayıtlarının başlanabilmesi 15-20 günlük bir zaman dilimi içerisinde ancak olabildi. Bazı bürokratik sorunlar nedeniyle geç başlayabildik. Aynı şekilde bir bağış kaydına da, bağış almaya da geç başlayabildik. Bunları niye söylüyorum? YENİ Parti'nin tarihte görülmemiş bazı rekorları var. Kurulduğu gün ana muhalefet partisi olan değil, kurulduğu gün birinci parti olan bir partiden söz ediyoruz. Kurulduğu gün 1. parti! Bu parti 20 gün içerisinde 600.000'den fazla insanı üye yapabilen bir parti. Bu partinin başarısı değil, yurttaşın başarısıdır. Yurttaş, "Ben seninle beraber bu yolu, bu mücadeleyi yürütmek istiyorum" diyor. 450 milyon liraya yakın bağışı bir ay bile olmadan toplayabilen bir partidir. Bazı partilerin yıllık hazine yardımı 600 küsur milyon lira iken, biz neredeyse bu rakama yakın bir rakamı bir ay içerisinde yurttaşın bağışları ile topladık. Bu, yurttaşın YENİ Parti'ye ve YENİ Parti'nin kadrolarına duyduğu güveni ve aynı zamanda memleketin bu partiye duyduğu ihtiyacı ortaya koyması açısından son derece anlamlıdır. Bugün itibarıyla da 244 belediye başkanımız saflarımıza katılacaktır. Hep beraber çalışmaya devam ediyoruz.
Sevgili arkadaşlar, şunu çok açık ifade edeyim: YENİ Parti sadece bir parti olmaktan öte memlekette, demokrasiye, cumhuriyete, Atatürk ilkelerine inanan toplumun tamamını temsil etme iradesindedir. Zaten üye yapısından da bunu görüyoruz. Şu gün itibarıyla bize üye olan 600.000 yurttaşımızın %30'u daha evvel bir başka partiye üye olmamış, ilk kez bir siyasal parti ile üyelik anlamında bir bağ kuran yurttaşlardan oluşuyor. Bu, YENİ Parti'nin gerçekten toplumda yarattığı yeni heyecanı ortaya koyabilmesi açısından da son derece kıymetlidir. Önümüzde bir kongreler süreci var. Evet, partimizi kurduk. İlçe kongrelerimizi, il kongrelerimizi ve kurultayımızı yapacağız. Yine tarihte bir ilk olarak aldığımız bir kararı sizlerle paylaşmak istiyorum: Artık bu partinin ilçe başkanlığı, il başkanlığı ve genel başkanlığı delegeler değil, üyeler seçecek. Kendine güvenmeyen kadroların böyle kararlar alabilmesi mümkün değildir. Genel başkanlığı bugün 600.000, yarın kaç milyon olacaksa o kadar insan sandığa giderek oy kullanarak seçecek. Artık kapalı kapılar ardında ya da mahkemelerden medet umarak parti genel başkanlığını kendine kariyer planı olarak yapma şansın yok. Eğer bu partiye genel başkan olacaksan, bu yalnızca toplumun, üyenin sana duyduğu güvenle mümkün olacak. Aynı şekilde il başkanı için, ilçe başkanı için de bu söz konusu. Peki neden böyle bir takvimi mümkün olduğunca hızlandırmaya gayret ediyoruz? Çünkü Siyasi Partiler Kanunu uyarınca seçimlere girebilmeniz için kurultayınızı yaptığınız tarihten itibaren 6 ay gün saymanız lazım. Özetle biz ekim sonunda kurultayımızı yapabilirsek ki yapacağız, bu takdirde 2027'nin Nisan sonunda yapılacak bir seçime parti her şeyiyle hazır durumda olacak. An itibarıyla 65 ilde örgütlenmiş durumdayız. İstesek 81 ilde örgütlenebilirdik ama bazı illerde örgütlenme gücünü daha da artırabilmek için ilave çalışmalar, saha çalışmaları yapıyoruz. Kısa süre içerisinde bunlar da tamamlanacak. Şöyle bir soru gelebilir: Bir baskın seçim olursa ne yapacaksınız? Eğer Recep Tayyip Erdoğan bir baskın seçime cesaret edebiliyorsa yarın yapsın, bir ay sonra yapsın. Daha henüz partimiz seçime girebilecek durumda değil ama bu meydan okumayı buna rağmen yapıyoruz. Eğer seçim yapabilecek gücün varsa ve bunu hissediyorsan sandığı yarın getir. Peki nasıl olacak buna diyebilirsiniz. Her türlü alternatifi düşünen bir siyasal partiyiz. YENİ Parti'miz olduğu gibi yedek partimiz de var, dost partilerimiz de var. Bu milleti asla seçeneksiz bırakmayacağız.
Son olarak da iktidar sahiplerine seslenmek isterim. Bu memlekette sandık cumhuriyetle beraber başladı. Türkiye'deki ilk yerel seçimler 1934 tarihinde oldu. 1946'dan itibaren çok partili demokratik yaşam başladı ve sandık bu memleketin adeta bir toplumsal namusu haline geldi. Kimse sandığı tekmelemeyi aklının ucundan geçirmesin. Kimse sandığa giren oyu etkilemeyi, sandıktan giren oyun doğru sayılmasını manipüle edebilecek yollara düşmeyi aklının ucundan bile geçirmesin. Hiç kimse tehditle ve şantajla siyaseti dizayn etmeye kalkışmasın. Siyaset siyasetçi tarafından yapılır. Biz İzmir sokaklarında AKP'li, MHP'li milletvekili görmüyoruz. Oysa sokaklarda onlarla beraber dolaşmak ve vatandaşın her birimize yönelik tepkisini, reaksiyonunu, olumlulamasını her neyse birlikte görmek isteriz. Ama bunu yapmazsanız araçsallaştırılmış yargı üzerinden siyaseti dizayn etmeye çalışıyorsunuz. Bu geçmişte de yapıldı. Bu kumpas davalar hep kuranların elinde patlamıştır, gene böyle patlayacaktır.
Bitirirken şunu ifade etmek isterim: YENİ Parti henüz bir aylık bir partidir ama YENİ Parti'nin kökeni Kuvayımilliye'ye dayanır. YENİ Parti, Atatürk milliyetçiliğine bağlı kapsayıcı, kuşatıcı bir anlayışla yönetilir. Dolayısıyla bu memlekette cumhuriyet için "ben de varım", demokrasi için "ben de varım", cumhuriyetin ilkelerine bağlılığım konusunda tereddüdüm yok diyen herkesi bu partinin çatısı altında birlikte çalışmaya çağırıyoruz. Çünkü kurulmaya çalışılan şey YENİ Parti iktidarı değildir; kurulmaya çalışılan şey halkın iktidarıdır ve öyle olacaktır. Ben bu düşüncelerle demokrasinin beşiği İzmir'den tüm Türkiye'ye YENİ Parti adına selamlarımı ve saygılarımı iletiyorum. İçinde bulunduğumuz il başkanlığında son derece etkin çalışmalarıyla öne çıkan il başkanımıza, ilçe başkanlarımıza ve tüm örgütümüze de huzurlarınızda teşekkür ediyorum. Köylerde çoban ateşi yanmaya devam ettiği sürece cumhuriyet de ilelebet var olacaktır.