Karpuz Bizde Sapı Sizde Kaldı!

YENİ Parti Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, İzmir Çiğli İlçe Binası açılışında yaptığı konuşmada iktidarın muhalefete yönelik baskılarını eleştirerek partilerinin kısa sürede ulaştığı üye ve bağış rakamlarını duyurdu.

YouTube
18:28
Gökhan Günaydın Çiğli'de İktidara Seslendi: Karpuz Bizde Sapı Sizde Kaldı
YENİ Parti Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, İzmir'in Çiğli ilçesinde düzenlenen ilçe binası açılış töreninde vatandaşlara seslendi. Konuşmasına Malazgirt Zaferi ve Büyük Taarruz'un yıl dönümlerini hatırlatarak başlayan Günaydın, Türkiye'nin bağımsızlık mücadelesinden bugüne uzanan tarihsel sürecine vurgu yaptı. Muhalefet belediyeleri ve siyasi partiler üzerindeki hukuki ve idari baskılara değinen Günaydın, AKP iktidarının izlediği politikalara sert tepki gösterdi. Partisinin yaşadığı hukuki engellere rağmen halkın desteğiyle yoluna devam ettiğini ifade eden Günaydın, kısa süre içerisinde ulaşılan üye sayısı ve bağış miktarlarını açıklayarak iktidara meydan okudu.

"HEDEFİNİZ AKDENİZDİR İLERİ"

Konuşmasında 1071 Malazgirt Zaferi ve 26 Ağustos 1922 Büyük Taarruz başlangıcının önemine dikkat çeken Gökhan Günaydın, Anadolu'yu vatan kılan ruhun Atatürk ve silah arkadaşları tarafından yürütülen kurtuluş mücadelesi olduğunu belirtti. Kocatepe yürüyüşünden örnekler veren Günaydın, cumhuriyetin değerlerine ve demokrasiye sahip çıkmaya devam edeceklerini, bu tarihsel mirası ayakta tutmak adına mücadeleyi sürdüreceklerini vurguladı.

"SAP SİZDE KALDI KARPUZ BİZDE"

31 Mart yerel seçimlerinin ardından muhalefet üzerindeki baskıların arttığını öne süren Günaydın, Ekrem İmamoğlu'na yönelik hukuki süreçleri ve parti binalarına yönelik müdahaleleri eleştirdi. AKP iktidarının muhalefeti bölme çabalarına değinen Günaydın, Genel Başkan Özgür Özel'in sözlerine atıfta bulunarak, yapılan müdahalelerin amacına ulaşmadığını ve halk desteğinin kendi yanlarında olduğunu ifade etti.

"BİZE BANKLAR YETER OTOBÜSLER SİZİN OLSUN"

Parti otobüslerine ve olanaklarına el konulmasına tepki gösteren Günaydın, halkla göz hizasında siyaset yapmanın esas olduğunu söyledi. Hazine yardımı olmadan yola devam ettiklerini belirten Günaydın, 24 Temmuz'daki kuruluştan bu yana kısa bir süre geçmesine rağmen YENİ Parti'nin üye sayısının 600 bini aştığını ve toplanan bağış miktarının 500 milyon TL'ye ulaştığını açıkladı. Çiğli ilçe binasının açılışıyla birlikte İzmir'deki örgütlenme çalışmalarının kararlılıkla süreceğini belirtti.

💬 YENİ Parti Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın'ın konuşması;

Gökhan Günaydın: Evet, önemli bir haftadayız. İlçe binamızın açılışına ilişkin düşüncelerimi paylaşmaya geçmeden evvel iki memleket için, bu ülke için, bu topraklar için iki çok önemli tarihi, bildiğiniz iki tarihi hatırlatmak isterim. İkisi de Anadolu'yu vatan yapan tarihler, vatan yapan dönemeçlerdir. Bunlardan birincisi 1071 Malazgirt Zaferi. Üzerinden 955 yıl geçti. O zafer sayesinde Anadolu'ya girdik.

Sonra bizi Anadolu'dan atmaya çalıştılar. Ta Afyon'a kadar geldiler. Orada karargah kurdular. Antep'i, Antalya'yı işgal ettiler. İstanbul'a, İzmir'e girdiler. Top sesleri Polatlı'dan duyuldu. İşte tam da bu ortamda yine il başkanımızın söylediği gibi "Umutsuz durumlar yoktur, umutsuz insanlar vardır" diyen o sarışın bir kurda benzeyen Gazi Mustafa Kemal vatandaşı örgütledi ve karşılarına çıktı.

Birazdan kordonda olacak bir törende anlatacağım ama burada da söylemezsem eksik kalır. 25 Ağustos'u 26 Ağustos'a bağlayan gece karanlık. Afyon'un Şuhut ilçesinin Büyük Kalecik köyü. O köyden 50'nin üzerinde subay ve erat hareket etmektedir. Atlarının nalları paçavralarla bağlıdır. Kim vardır o kafilede? Başkomutan Mustafa Kemal Paşa, Genelkurmay Başkanı Fevzi Paşa, Batı Cephesi Komutanı İsmet Paşa, 1. Ordu Komutanı Nurettin Paşa, toplam 12 subay ve 35 er. 17 kilometre yürüdüler o karanlık yolda. Aynı yolu, Mustafa Kemal Paşa'nın yolunu birkaç yıl evvel aynı saatlerde biz de geçtik. Gece 10'da başladık. Sabaha karşı 03.00'te Kocatepe'deydik.

Biz o 17 kilometrelik yolu o gece yarısı yürüyünce dizlerimizde derman kalmamıştı. Oysa onlar için saat 03.00 aslında Büyük Taarruz'un başladığı saatlerdi. Yani o karargah 17 kilometreyi saatlerce yürüdükten sonra sarışın bir kurda benzeyen ve gözleri mavi çakmak çakmak olan Mustafa Kemal Paşa, Anadolu'nun isimsiz kahramanlarına "Hedefiniz Akdeniz'dir, ileri!" dedi ve o sabah Büyük Taarruz başladı. O sabahtan 4 gün sonra, 30 Ağustos'ta bu memleketten emperyalizm kovulmuştu. İşte şimdi biz bugün burada eğer onun izinden gidiyorsak ve bizi onun izinden ayırmaya çalışan herkese meydan okuyorsak bu şükranımızdan ve bu minnetimizdendir. Mustafa Kemal Atatürk'e ve yoldaşlarına şükranlarımızı, minnetlerimizi sunuyoruz buradan hep beraber.

Evet değerli dostlar, bu memleket cumhuriyetle tanıştı. Bu memleket çok partili demokrasiyle tanıştı. Bu memleket İsviçre'den, Fransa'dan evvel kadınlara seçme ve seçilme hakkı verdi, Medeni Kanunu'nu yaptı. Bu memleket dört bir tarafı demir ağlarla döşedi; madenlerini kurdu, fabrikalarını kurdu ve bu memleket çok kısa zaman içerisinde savaş meydanlarında sağladığı başarıyı aynı zamanda siyaseten de sağladı. Fakat bunu bir rövanş olarak görenler hiç unutmadılar. Zorda kaldıkları zaman Mustafa Kemal Atatürk'ün arkasına sığınıp fırsat buldukları zaman onlara "iki ayyaş" demekten çekinmeyenler var. Biliyoruz değil mi arkadaşlar? Bunları biliyoruz.

Onlar bu topraklarda yenilmeye mahkumdurlar. İşte bir kadro çıktı, dedi ki: Sizin bu memlekete meydan okumanıza artık son vereceğiz. 31 Mart 2024 tarihinde %38 oyla bu memleketin birinci partisi olduk. Bu memleketin bütün önemli belediyelerini kazandık ve görüldü ki ilk seçimde genel iktidarı da tıpkı yerelde olduğu gibi kazanacağız ve bu seçimi taçlandıracağız.

O tarihten sonra önümüze konulmamış kumpas kalmadı. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız Ekrem İmamoğlu'nu tutukladılar. Pazar günü kendisini ziyaret ettim. Birkaç gün evvel İzmir'e geleceğimi söyledim, Çiğli'ye geleceğimi söyledim. Hepinize selamları var. Biz de buradan o 16 metrekareye selam söyleyelim.

Tabii Ekrem Başkanın selamını söyleyince, hafta sonunu Rize'de ve Trabzon'da geçiren, yarın Kocaeli'nde, ertesi gün Kayseri'de olacağımız hareketimizin lideri Genel Başkanımız Özgür Özel'in de sizlere çok selamları var. O selamı da sizlere şimdiden ileteyim.

Bu yürüyüşü durdurmak için her şeyi yaptılar. Başkanlarımızı tutukladılar. Sonra bir gün dediler ki "Mutlak Butlan geldi." O neymiş ki? Mutlak Butlan neymiş? Siyasi Partiler Yasası'nda var mı? Yok. Kim icat etti? "Biz icat ettik." Niye? "Sizi karpuz gibi ikiye bölmemiz lazım. Çünkü o karpuz bir ve bütün olarak durursa bizi yeneceksiniz. Onun için o karpuz ikiye bölünecek." Uğraştılar. 21 Mayıs günü o partiye mutlak butlan kararını sanki bir bağımsız yargı kararıymış gibi ilettiler. Bu basbayağı araçsallaştırılmış yargının bir kararıydı. 24 Mayıs günü partimize biber gazıyla, plastik mermiyle girdiler. Bu yalnızca Türkiye için değil, dünya demokrasi tarihi için bir utanç günüydü. Kınıyoruz, kınıyoruz, kınıyoruz.

Sandılar ki butlan kararı verirsek, arkasından partilerini işgal edersek, sonra önümüze geleni de ihraç edersek bu karpuzu ikiye böleriz. Vallahi Genel Başkanın övülecek çok tarafı var; vefalı adamdır, çalışkan adamdır. Ama bir meseleyi güzel ve kısa anlatmasına bayılırım. O dedi ki: "O karpuzu elinize aldınız, bıçakla giriştiniz. Sapı sizde kaldı, karpuz bizde." Karpuz bizde arkadaşlar, karpuz bizde.

Niye bizde biliyor musunuz? Çünkü sokaklar gerçeğin farkında. Sokaklar mevcut iktidarın kimi tehdit ettiğinin farkında. Her gün bizi tehdit ediyorlar. Neyle? Açıkça şunu söylüyorlar: "Siz eğer iktidar olacağız diye bağırırsanız, mahalle mahalle, sokak sokak, il il dolaşırsanız, miting yaparsanız, eylem yaparsanız, yoldaşlarımızı betonda terk etmeyeceğiz derseniz; yani iktidarı ararsanız Silivri yazın sıcak, kışın soğuk, fezlekeler de geliyor zaten" dediler, bizi tehdit ettiler. Biz ne dedik? Elinden geleni ardına koyma. Halep oradaysa arşın burada. Elinden geleni ardına koyma.

Neye güveniyoruz? Bir tek güvenimiz ve bir tek güvencemiz var, o da milletin kendisidir. Niye? Çünkü elimizi, kolumuzu sallaya sallaya memleketin sokaklarında dolaşıyoruz. Daha geçen hafta Rize, Trabzon, Artvin'deydik. Tokat'taydık, Yozgat'taydık, Muğla'daydık, İzmir'deydik. Yarın Kocaeli, sonra Kayseri. Yanımızda koruma falan olmadan dolaşıyoruz. Allah kimseyi yanında 3.000 koruma olmadan dışarıya çıkamaz hale düşürmesin. Allah kimseyi salonlardan çıkamaz hale de düşürmesin. Vatandaşın göz hizasından, yürek yüreğe siyaset yapabiliyorsan doğru yoldasın demektir. Ve bize sokaklar diyor ki: Sakın bırakmayın, sakın bırakmayın.

Sandılar ki bunların paralarına el koyarsak, genel merkezlerine el koyarsak, otobüslerine el koyarsak bunları paralize ederiz, bunlar hareket edemezler. Bilmiyorlar ki her sokakta bir bank var. Bankın üstüne çıktı mı çok tatlı oluyor. Vatandaş da seni bağrına basıyor. Bize banklar yeter, otobüsler sizin olsun. Otobüsler sizin olsun.

Hazine yardımımız olmayacakmış, parasız ne yapacakmışız? Tokat'ın Çevrecik beldesinde bir vatandaş çevirdi beni. Dedi ki: "Gökhan Başkan, paramız yok diye bir adım geri atarsanız, bir yapacağınızı eksik yaparsanız iki elim yakanızdadır. Sizin için tosun besliyorum ben" dedi. Anadolu'da bizim için tosun besleyenler oldukça bu cumhuriyeti kimse yıkamaz, yıkamayacak.

Bir ortamda YENİ Parti'yi kurduk. Partimize çöktükleri için bu partiyi kurduk. Bu partiyi millet kurmasaydı ilerletemezdik. Ne zaman bu partiye çöktüler? 21 Mayıs. Ne zaman polisle girdiler? 24 Mayıs. Biz ne zaman YENİ Parti'yi kurduk? Lozan'ın 103. kuruluş yıl dönümünde, 24 Temmuz'da kurduk. Yani 2 ay sonra kurduk, yalnızca 2 ay sonra.

Demek ki bugün 27 Ağustos, parti kurulduktan bu yana bir ay geçmiş. Bağış toplamak için gerekli prosedürler ya da üyelik yapmak için gerekli prosedürler biraz gecikti. Dolayısıyla bunları toparlayabilmek ancak 15 gün içinde olabildi. Demek ki 15 gündür bağış topluyoruz, 15 gündür üye yapıyoruz. Bugün itibarıyla YENİ Parti'nin üye sayısı 600.000'i aşmıştır. Hayırlı uğurlu olsun. 600.000 yeni üye, 600.000 yeni yürek.

Daha da gelecek laflarını duyuyorum, hiç şüphe yok. Çok kısa süre içerisinde herkesin tahayyül edemeyeceği rakamlara ulaşacağız. Arkadaşlar, an itibarıyla YENİ Parti'ye yapılan bağış miktarı 500 milyon TL'ye ulaşmıştır. Emekli maaşından bize para gönderen, onu emanet eden herkesi yüreklerinden öpüyorum. İşte budur dayanışma, işte budur samimiyet. Bu nedenle biz bu dayanışmayı, bu samimiyeti gördükçe diyoruz ki: En son YENİ Parti'li ayakta kaldığı sürece bu bayrağı kimse düşüremeyecek. Bu bayrak kimin bayrağı? YENİ Parti'nin bayrağı değil mi? YENİ Parti'nin bayrağı dalgalanıyor arkadaşlar. Ben size söyleyeyim, bu yalnızca bir parti bayrağı değildir. Bu yalnızca bir parti mücadelesi asla değildir. Bu bir memleket mücadelesidir ve yalnızca sosyal demokratları değil, bu memlekette demokrasiye ve cumhuriyete inanan kim varsa herkesi bu bayrak altında toplanmaya davet ediyorum. Çünkü bu bayrak memleketin bayrağıdır.

Birilerinin aklına kötü kötü şeyler geliyor, görüyorum. "Şu sandığa bir tekmeliği versek ne güzel olur. Şu sandığı bir kaçırıversek. Milleti korkutsak, sandığa götürmesek. Sandığa giren oyla çıkan oy arasında allem etsek, kallem etsek, bazı farklar yaratsak..." Ben şöyle söyleyeyim, bir bakın şuraya. Şu anda 34-35 derece sıcaklık var değil mi arkadaşlar? Herhangi birinizi bir otobüs, bir minibüs buraya getirdi mi? Kendiniz mi geldiniz? Size döner dağıtan var mı? Sandviç dağıtan var mı?

Bakın arkadaşlar, Türkiye'de bir hafta içerisinde 65 ilde örgütlendik. İstesek 81 ilde örgütlenirdik. Daha sağlam bir örgütlenme için bazı yerlerde ilave inceleme yapıyoruz. 980 ilçe var, bu 980 ilçenin neredeyse tamamında ilçe binaları kuruldu. Bu ilçe binaları yalnızca parasal olanaklarla kurulmuyor. Bu ilçe binaları yürek ve kararlılıkla, cumhuriyete olan inançla kuruluyor. İnançla. Bunun için bizi bastıramıyorlar.

Söyleyeyim, biz bu memlekette 86 milyon yurttaşı ayırmadan, kimsenin bize bağırma hadsizliğine düşmemesini sağlayarak, refahı eşit paylaşarak, yoksulluğu tüketerek, adaleti tesis ederek bir yeni yolculuğun tam da başındayız. Bu yolculukta bugüne kadar başımıza çok şey ördüler, başımıza yeni çoraplar da örebilirler. Sizden şu iki şey konusunda kararlılık ve söz bekliyorum:

Bir; bizim başımıza ne gelirse gelsin bilin ki o bayrak düşmeyecek. O bayrak memleketin bayrağı, milletin bayrağı. Bunu bilin ve buna inanın.

İki; 104 yıl evvel o 17 kilometreyi yürüdükten sonra bıraksalar Kocatepe'den Afyon ovasına bir yıldız gibi atlayacak o mavi gözleri çakmak çakmak adamı ve onunla beraber şehit olan Anadolu'nun isimsiz evlatlarını asla unutmayacağız. Bu memleket, bu cumhuriyet bize emanet. Biz bugün onu koruyacağız ve çocuklarımıza mutlaka teslim edeceğiz. Eğer bu memlekette saltanat özleyen varsa, "Bugün ben, yarın oğlum burada devam etsin" diyen varsa ona söyleyeyim: Birader, biz saltanatı kaldıralı çok oldu. Heveslenme, heveslenme, heveslenme! Türkiye demokrasiyle yönetilecek.

Evet, Çiğli ilçe binamızın açılışını yapıyoruz. YENİ Parti'nin Çiğli ilçe binası... İlçe başkanım çok güzel bir şey söyledi: Samimiyetle giren herkesin kendisini yalnız hissetmeden çıkacağı bir yer olacak. Oraya gerçekten samimiyetle girelim, oraya gelen herkesi bağrımıza basalım ve oradan büyük bir yürüyüş gerçekleştirelim. Şunu bilin ki İzmir bizim için her zaman çok kıymetlidir. İzmir'den başlayan yürüyüşler ya da İzmir'de son bulan büyük mücadeleler her zaman cumhuriyetin onuru olmuştur. Bu çerçeve içerisinde ben il başkanımızı, ilçe başkanlarımızı, bu büyük mücadeleye katkı veren milletvekili arkadaşlarımızı, beraber parlamentoda görev yapmaktan onur duyduğum sevgili Deniz arkadaşımı ve sizleri sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. YENİ Partimizin ilçe binası hayırlı olsun. Dostlukla, dayanışmayla hep beraber yürümeye devam edelim. Sağ olun, var olun.

Haber Galerisi · 4 Fotoğraf

Son eklenen içerikler

Etkinlikler, Ziyaretler, Meclis Konuşmaları, Basın Toplantıları, Önergeler, Haberler