YENİ Parti'den Rize'deki Balık Çiftliği Projesine Sert Tepki: "Tasınızı Tarağınızı Toplayın ve Burayı Terk Edin"
Rize'nin Pazar ilçesine bağlı Balıkçı köyündeki Zelek Limanı'nda, kıyıya kurulması planlanan sanayi tipi kafes balık çiftliklerine karşı bölge sakini kadın balıkçıların öncülük ettiği direniş 57'nci gününe girdi. AKP iktidarının onay verdiği ÇED sürecindeki usulsüzlüklere, deniz ekosistemine verilecek zarara ve Rize-Artvin Havalimanı uçuş güvenliği risklerine dikkat çeken bölge halkını ziyaret eden YENİ Parti Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, eylem alanında incelemelerde bulunarak projede ısrar eden yetkililere ve firmalara sert tepki gösterdi.
"KAFES BALIĞI UYGUN KOŞULLARDA VE UYGUN YERLERDE YAPILIRSA KARŞI ÇIKTIĞIMIZ BİR ŞEY DEĞİL"
Rize Pazar'da nöbet tutan balıkçıların taleplerini dinleyen YENİ Parti Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, Türkiye'nin dengeli ve sağlıklı beslenme konusunda ciddi kriz yaşadığını belirtti. Türkiye'deki yıllık deniz ürünleri tüketiminin komşu ülke Yunanistan'ın üçte biri seviyesinde kaldığına dikkat çeken Günaydın, prensip olarak kafes balıkçılığına tümüyle karşı olmadıklarını ancak yer seçiminin son derece yanlış olduğunu vurguladı. Vatandaşın mutfağındaki çayın ve kıyısındaki balığın elinden alınması halinde yaşam alanlarının yok olacağını ifade eden Günaydın, Karadenizli köylülerin 23 bin liralık yetersiz emekli maaşları karşısında geçimlerini doğrudan denizden sağladıklarını hatırlattı.
"YALNIZCA BALIKÇILIK BİTMEYECEK, ÇEVRE KİRLİLİĞİ VE UÇUŞ GÜVENLİĞİ RİSKİ YARATACAK"
Kıyıdan sadece bin metre mesafede 21 adedi yan yana, ardında da üçerli setler halinde kurulması planlanan dev balık kafeslerinin üç büyük felakete yol açacağını söyleyen Günaydın, projenin yaratacağı tehlikeleri sıraladı. Yoğun yapılaşma nedeniyle kıyı balıkçılığının fiilen imkansız hale geleceğini belirten Günaydın, Karadeniz'in derinliklerindeki hidrojen sülfür oranına dikkat çekerek bölgenin balıkçılık açısından en elverişli alan olduğunu vurguladı. Çevre kirliliğinin kaçınılmaz olduğunu, halkın denize girme ve kıyıya erişim hakkının gasp edildiğini belirten Günaydın; kafeslerin bölgeye çekeceği kuş popülasyonunun Rize-Artvin Havalimanı'na iniş kalkış yapan uçaklar için de ciddi bir uçuş güvenliği riski doğuracağını belirtti.
"SEN VATANDAŞTAN DAHA ÖNDE VE DAHA KIYMETLİ DEĞİLSİN"
Bölge halkının ısrarlı itirazlarına rağmen projenin zorlanmasının arkasındaki rant hırsını eleştiren Gökhan Günaydın, projeyi yürüten çevrelere uyarılarda bulundu. Kim olursa olsun hiçbir gücün vatandaştan ve doğadan daha değerli olmadığını belirten Günaydın, "Ne yapıyorsan tasını tarağını topla, burayı terk et. Burayı kirletme" diyerek tepkisini dile getirdi. Köylü direnişinin geri adım atmayacağını vurgulayan Günaydın, geçmişte oy vermemiş olsalar dahi haklı mücadelelerinde Rize halkının ve kadın balıkçıların sonuna kadar yanında olacaklarını açıkladı.
💬 YENİ Parti Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın'ın konuşması;
Türkiye dengeli ve sağlıklı beslenemeyen bir memleket haline geliyor. Biz Türkiye'de bir Yunanistan vatandaşının yılda tükettiği balık miktarının, deniz ürünleri miktarının üçte birini tüketiyoruz. Orada da durumumuz hiç de iç açıcı değil. Kafes balığı uygun koşullarda ve uygun yerlerde yapılırsa bizim karşı çıktığımız bir şey değil.
Burada çayı alırsan vatandaşın evinden, bir de balığı alırsan vatandaşın evinden geriye bir şey kalmıyor. Ya burada bakalım bu köylerin işte yüzü denize dönük. İnsanlar buradan geçimini sağlıyor ve burada yaşamaya devam ediyorlar. Yoksa 23.000 liralık emekli maaşıyla kimse geçinemez. Bu çok açık ortada.
Şurada bir 1000 metre önümüzde 21 tane yan yana, onun da peşine üçerli bir set halinde bir şey kurarsan, kafes balıkçılığı kurarsan üç tane çok açık sebep yaratacak. Bir; bu kadar engellemenin üzerinden balıkçılık faaliyetinin yürütülebilmesi mümkün olmayacak. Bu çok açık. Biraz Karadeniz'de siz söylediniz, onun ötesinde zaten hidrojen sülfür üzerinden şey yapamıyorsun. Yani en elverişli balıkçılık yerleri bu taraflar.
İki; bunun bir çevre kirliliği yaratmama ihtimali yok. Kim ne anlatırsa anlatsın, karnımız tok. İkincisi, çevre kirliliği yaratmama ihtimali yok. Ve bu insanlar yalnızca balıkçılık yapmıyorlar. Aynı zamanda siz de söylüyorsunuz değil mi? Kendimizi yüzdürüyor, çocuklarımızı yüzdürüyoruz. Buradaki insanın denize erişimi engellenemez.
Ve üçüncüsü; yani hepimiz bu uçaklarla buralara geliyoruz, gidiyoruz. Resmen bir kuş popülasyonu üzerinden ciddi bir uçuş güvenliği sorunu yaratıyorsun. Son söyleyeceğim bu.
Buranın halkı bu kadar ısrarla "hayır" demesine rağmen bu projeye devam etmek için neden bu kadar çalışıyorlar? Bunların arkasında kim var kardeşim? Bunun arkasında Ahmet var, Mehmet var, en üstteki adam var, ortadaki adam var... Kim olursa olsun buradan sesleniyoruz: Sen vatandaştan daha önde ve daha kıymetli değilsin. Ne yapıyorsan tasını, tarağını topla, burayı terk et! Burayı kirletme. Burayı da kendi başına asla başa çıkamayacağın bir bela olarak alma. Çünkü köylü mücadelesi başka bir şeye benzemez.
Biz de kendi adımıza söyleyelim: Her şeyimizle yanınızda olmaya devam edeceğiz. Arkadaşlar söyledi; bugüne kadar bize oy vermemiş olabilirsiniz, belki bundan sonra da bize oy vermeyebilirsiniz. Bu sizin haklı olmanız gerçeğini değiştirmiyor. Biz haklı olanın yanında olmaya devam edeceğiz. Siz de kendi hakkınızı bilinçle koruyun. Benim söyleyeceğim budur. Sizin hakkınızı elinizden almaya çalışanlardan hak beklemeyin. Olmaz bu, göreceksiniz ileride, siz de bunu anlayacaksınız.
Dolayısıyla bir kere daha söylüyorum; üretim için, buralardaki insanların yaşamı için, çevre için, uçuş güvenliği için biz de doğru bir noktada duracağız ve yalnızca sizle beraber mücadele edeceğiz. Bugüne kadar da bu mücadelede destek veren hem milletvekilimize hem örgütümüze huzurlarınızda teşekkür ederim.