YENİ Parti'den İki Yeni Kanun İçin AYM'ye İptal Başvurusu: "Halkın Hakları ve Ekonomik Denge Hedef Alınıyor"
YENİ Parti Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, kamuoyunda 12. Yargı Paketi ve Emekli Paketi olarak adlandırılan düzenlemelerin Anayasa'ya aykırı maddeler içerdiğini belirterek, Anayasa Mahkemesi önünde yaptığı açıklamada yasaların ekonomi, kamu çalışanı hakları ve yargı bağımsızlığı üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekti. Günaydın, düzenlemelerin yabancı sermayeye ayrıcalık tanırken vatandaşa ek vergi ve hak kayıpları getirdiğini ifade etti.
Doç. Dr. Gökhan Günaydın, Anayasa Mahkemesi önünde yaptığı açıklamada 7589 sayılı 12. Yargı Paketi ile 7590 sayılı Emekli Paketi'nin iptalini istediklerini söyledi. Yasaların detaylarına değinen Günaydın, nükleer şirketlere 2050 yılına kadar KDV iadesi hakkı tanınırken, alt segment araçlarda ÖTV'yi 10 katına kadar artırma yetkisinin Cumhurbaşkanına verildiğini dile getirdi.
"ŞİRKETLERE VERGİ İSTİSNASI GETİRİLİRKEN VATANDAŞIN BİNDİĞİ ARAÇ PAHALANDIRILIYOR"
İşsizlik Sigortası Fonu'nun amacının dışına çıkarılarak patronların kullanımına sunulduğunu iddia eden Günaydın, prim ödemelerindeki %25'lik devlet katkısının da kaldırıldığını söyledi. Ayrıca kamu ihalelerinde yerli firmalara sağlanan avantajların AB üyesi ülke vatandaşlarına verilmesi yetkisinin Cumhurbaşkanına devredilmesini kapitülasyon benzeri bir uygulama olarak nitelendirdi.
"PTT ÇALIŞANLARI VE ATANAMAYAN ÖĞRETMENLER HAK KAYBINA UĞRUYOR"
PTT personelinin statü değişiklikleriyle emeklilik ve özlük haklarında kayıplar yaşayacağını savunan Günaydın, özel kurumlarda çalışan öğretmenler ile hakim ve savcı yardımcılığı alımlarındaki mülakat sisteminin liyakati zedelediğini ifade etti.
"ERİŞİM ENGELİ KARARLARI SİBER GÜVENLİK BAŞKANLIĞINA DEVREDİLİYOR"
Siber güvenlik alanındaki düzenlemeleri de eleştiren Günaydın, içerik çıkarma ve erişim engelleme yetkisinin mahkemelerden alınarak Cumhurbaşkanlığına bağlı Siber Güvenlik Başkanlığına verilmesinin hukuka aykırı olduğunu söyledi. Belediyelerin genel aydınlatma giderlerindeki payının artırılmasını ise muhalefet belediyelerine yönelik bir mali baskı olarak değerlendirdi.
💬 YENİ Parti Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın'ın konuşması;
Evet arkadaşlar, iyi günler diliyoruz. Bugün YENİ Parti grubu olarak iki yasayı Anayasa Mahkemesi'ne öncelikle yürütmelerinin durdurulmaları, sonra da iptalleri istemiyle götürmüş bulunuyoruz. Nedir bu yasalar? 7589 sayılı kamuoyunda 12. Yargı Paketi diye bilinen yasa ve 7590 sayılı kamuoyunda Emekli Paketi diye bilinen yasa. Bunların içeriklerine baktığımızda AKP'nin nasıl bir özellikle yabancı sermaye sevici ve yerli piyasayı tüketmeye yönelik her türlü çabanın içerisinde olduğunu göreceğiz. Ayrıca zaten zor durumdaki vatandaş ve emekçilere yönelik yeni olumsuz düzenlemeleri nasıl getirdiğini sizlere aktaracağım. Bunların da yanında açıkça bir partizanlığın yasalardaki işaretlerini de sizlerle paylaşmış olacağım.
Şimdi bakınız, getirilen yasayla 2050 yılına kadar nükleer alanda çalışan şirketlere KDV iadesi yapılması hakkı tanınıyor. Başka bir deyişle bu şirketler 2050 yılına kadar KDV ödemiyorlar. Sebebi ne? Neden nükleer şirketler, çoğu yabancı olan bu şirketler katma değer vergisi ödemiyor? Sen bunu yapıyorsun. Hemen karşısında da şunu yapıyorsun: Alt segment araçlarda özel tüketim vergisinin 10 katına kadar artırılma yetkisini Cumhurbaşkanına veriyorsun. Bir taraftan vatandaşın bindiği alt segment aracı daha da pahalandırırken, diğer taraftan şirketlere vergi istisnası yapıp getiriyorsun. Hani "Yaparsa AKP yapar" diyorlar ya, gerçekten bu kadarını yaparsa AKP yapar.
8 yıldır istisnasız bir kriz var, aralıksız bir kriz. Yurttaş giderek daha fazla zorlanıyor. Bu dönemde sen yurttaşa katkı sağlaman lazım, değil mi? Tam tersini yapıyorlar. İşsizlik Sigortası Fonu'nun özellikle imalat sektöründe ve turizm sektöründe amaç dışı kullanılması için yeni düzenlemeler getiriyorlar. Yani İşsizlik Sigortası Fonu'nu işsize değil de patrona hizmet edecek biçime dönüştürüyorlar. Yaparsa AKP yapar.
Prim ödemelerinde devlet katkısı kaldırılıyor. Neydi bugüne kadar? İşçi ve işverenin ödediği prim toplamının %25'ine kadar olan kısmını devlet katkı olarak öder idi. Şimdi bu devlet katkısını krizin en çok yükseldiği, yoksulluğun en çok arttığı dönemde kaldırıyorlar. Bunu da yaparsa AKP yapar.
Yine çok ibretlik bir durum; kamu ihalelerinde yerli kişilere ya da yerli malı teklif eden insanlara hak ve avantaj sağlayan düzenlemelerin tamamından AB üyesi olan, o uyruğa sahip olan vatandaşların da yararlanması yetkisini Cumhurbaşkanına veriyorlar. Ya siz kapitülasyonları geri mi getirmek istiyorsunuz? Yerli vatandaşa tanınan, yerli şirkete tanınan yetkiyi neden Avrupa Birliği üyesi şirketlere ve vatandaşlara tanıyorsunuz? Onlar size ne ayrıcalık getiriyor ki siz onlara bu ayrıcalıkları getiriyorsunuz?
Aynı zamanda kamu emekçisine düşmanlar. Bakın, PTT çalışanları... Kimisi 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ve diğer KHK'lara, kimisi 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'na bağlı olarak çalışıyordu. Dediler ki onlara: "Hayır, bundan sonra böyle çalışmayacaksınız. Hepinizi Genel İdari Hizmetler sınıfına alacağım." Böylece bu insanlar hem çalışırken hem de emekliliklerinde önemli hak kayıplarına uğruyorlar. Bununla da yetinmiyorlar, diyorlar ki: "PTT çalışanlarının yarısını havuza alacağım ve onları diğer kamu kurumlarına aktaracağım." Yani bunun herhalde hakla, adaletle açıklanabilir bir tarafı yoktur.
Özel kurumlarda çalışan öğretmenler... 1 milyona yakın öğretmen atanamıyor. Onlar özel kurumlarda çalışarak karınlarını doyurmaya çalışıyorlar. Orada da aranan nitelikleri kanuna koymuyorsun, idarenin keyfiyetine bırakıyorsun ve böylece o çocukların arasında da ayrımcılık yapmaya utanmadan çalışıyorsun.
Hakim ve savcı yardımcılıklarına, yeniden bizim daha evvel Anayasa Mahkemesi'ne iptal ettirdiğimiz hükmü bu kez yasaya koyarak yeniden mülakat getiriyorlar. Yani diyorlar ki: "Sen yazılı sınavda istediğin notu al, mülakatta ben istediğimi bırakırım, istediğimi geçiririm." Onlarca örneğini kamuoyuyla paylaştık. Bundan utanmıyorlar ve vazgeçmiyorlar. Yazıklar olsun.
Bir başka önemli husus; artık bu memlekette siber güvenlik kalmamıştır. Bu alanda bir adalet de kalmamıştır. İçeriğin çıkarılması, erişimin engellenmesi... Buna kim karar vermeli? Mahkemeler karar vermeli. "Hayır" diyorlar, mahkemeler karar vermeyecek. Peki kim karar verecek? Siber Güvenlik Başkanlığı. Siber Güvenlik Başkanlığı kime bağlı arkadaşlar? Cumhurbaşkanlığına. Cumhurbaşkanı hangi partinin genel başkanı? AKP'nin genel başkanı. Yani AKP'nin genel başkanı hangi içeriğin engelleneceğine, hangi erişimin yasaklanacağına karar verecek. Yazıklar olsun. Böyle bir adalet olabilir mi?
Bir başka husus; bugüne kadar genel aydınlatma giderlerine belediyeler katkı verirlerdi. Şimdi o katkıyı iki katına çıkartıyor. Diyor ki: "Büyükşehirsen %30, diğer belediyelersen %15 civarında genel aydınlatma giderlerinin parasını senden alacağım." Peki eskiden nasıldı? Büyükşehirler %15'ti, diğerleri %10'du. Ne oldu? Belediyeleri kaybettin, belediyeler bize geçti. Şimdi mi aklına genel aydınlatma giderlerinin payının belediyelere daha yüksek oranda ödettirilmesi geliyor? Bu büyük bir partizanlıktır, ayrımcılıktır. Aslında AKP demenin partizanlık demek olduğunu burada bir kez daha anlıyoruz.
Bunun yanında Noterlik Kanunu'na getirilen düzenlemelerle aslında Kişisel Verilerin Korunması Kanunu, angarya yasağı gibi düzenlemeler defalarca ihlal ediliyor. Bütün bu düzenlemelere karşı Anayasa Mahkemesi'ne başvurduk. Biz bir kere daha arkamızda bulunan Anayasa Mahkemesi'nin yargıçlarına sesleniyoruz: 13 yıldır vermediğiniz yürütmeyi durdurma kararlarını verin. Bu memleketin aleyhine olan bu düzenlemelerin, Anayasa'ya aykırı olan bu düzenlemelerin bir süre dahi olsa hukuk aleminde hayat şansı bulmasına izin vermeyin. Sadece YENİ Parti grubu olarak değil, bütün yurttaşlar olarak sizlere sesleniyoruz. Biz bu düşüncelerle her zaman vatandaşın ve memleketin hakkını, hukukunu savunmaya yönelik çalışmalarımızı yapacağımıza söz veriyor ve kamuoyunu saygıyla selamlıyoruz.