Elektrik Dağıtım Sisteminin Özelleştirilmesiyle Ortaya Çıkan Sorunlar Hakkında Araştırma Önergesi

CHP grup başkanvekillerinin imzasıyla TBMM'ye sunulan araştırma önergesinde, elektrik dağıtımının özelleştirilmesi sonrasında artan dağıtım bedelleri ve kamu kaynaklarının özel şirketlere aktarılması incelenerek tüketiciye yüklenen 1 trilyon lirayı aşan maliyetin araştırılması istendi.

Elektrik Dağıtım Sisteminin Özelleştirilmesiyle Ortaya Çıkan Sorunlar Hakkında Araştırma Önergesi
08:18
Elektrik Özelleştirmesinde 1 Trilyon Liralık Transfer İddiası: YENİ Parti'den Meclis Araştırması Önergesi

Elektrik dağıtım sektörünün özelleştirilmesinin ardından ucuz, kesintisiz ve kaliteli hizmet vaatlerinin gerçekleşmediğini belirten CHP Grubu, konunun tüm yönleriyle araştırılması için TBMM Başkanlığına Meclis Araştırması önergesi verdi. CHP Grup Başkanvekilleri Murat Emir, Gökhan Günaydın ve Ali Mahir Başarır imzasıyla sunulan önergede, AKP döneminde tamamlanan özelleştirmeler sonrası elektrik faturalarında enerji bedeli düşerken dağıtım bedellerinin fahiş oranlarda artırıldığı vurgulandı.

"DAĞITIM BEDELLERİNE YAPILAN ZAM ORANI YÜZDE 450'YE ULAŞTI"

Gerekçede, 21 dağıtım bölgesinin özel şirketler tarafından işletilmeye başlanmasıyla maliyetlerin düşeceği ve kayıp-kaçağın engelleneceği iddialarının boşa çıktığı ifade edildi. 2023 yılından bu yana dağıtım bedellerine yapılan zam oranının yüzde 450'ye ulaştığına dikkat çekilerek, EPDK kararlarıyla şirketlerin reel makul getiri oranlarının artırıldığı kaydedildi. 2021 yılında 239 kWh elektrik tüketen bir mesken abonesinin 219 TL öderken bugün aynı tüketim için 619 TL ödemek zorunda kaldığı aktarıldı.

"VATANDAŞ FATURANIN YÜZDE 72'SİNİ DAĞITIM ŞİRKETLERİNE ÖDÜYOR"

Elektrik faturalarındaki yük dağılımının tersine döndüğüne işaret edilen metinde, 2022 yılında faturanın yüzde 70'ini enerji bedeli, yüzde 19'unu dağıtım bedeli oluştururken; günümüzde faturanın yüzde 72'sinin dağıtım şirketlerine, yüzde 8'inin vergiye ve sadece yüzde 20'sinin asıl elektrik bedeline gittiği belirtildi. Son üç yılda enerji üretim maliyetleri düşmesine rağmen dağıtım bedelinin artırılması sebebiyle vatandaşın cebinden çıkan toplam dağıtım tutarının 918 milyar TL'yi bulduğu ifade edildi.

"ŞİRKETLERE 3 YILDA 1 TRİLYON LİRANIN ÜZERİNDE KAYNAK AKTARILDI"

Kamu iktisadi teşebbüsü EÜAŞ'ın piyasadan kilovatsaatini ortalama 2,2 TL'ye aldığı elektriği tedarik şirketlerine 0,5 TL'den sattığı, bu zararın vatandaşın vergileriyle karşılandığı vurgulandı. EÜAŞ üzerinden aktarılan 390 milyar TL ile dağıtım bedellerindeki artıştan kaynaklanan 668 milyar TL'lik fark birleştirildiğinde, dağıtım ve görevli tedarik şirketlerine son 3 yılda sağlanan kaynağın 1 trilyon lirayı aştığı savunuldu. YENİ Parti, TBMM'nin süreçteki denetimsizliği incelemesi ve kamu yararına önlemler alması gerektiğini belirtti.

→ Elektrik Dağıtım Sisteminin Özelleştirilmesiyle Ortaya Çıkan Sorunlar İle İlgili Araştırma Önergemiz (04.01.2026)
Elektrik Dağıtım Sisteminin Özelleştirilmesiyle Ortaya Çıkan Sorunlar - 01
Elektrik Dağıtım Sisteminin Özelleştirilmesiyle Ortaya Çıkan Sorunlar - 02




TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

Elektrik dağıtım bölgelerinin özelleştirilmesiyle birlikte, 21 dağıtım bölgesi özel şirketler tarafından işletilmeye başlandı. Bu şirketlerin denetimi Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ve EPDK'nın sorumluluğu altındadır. Özelleştirmeler sonrasında ülkemizde elektrik fiyatları hızla yükselmeye başlamış, ucuzluk getireceği iddia edilen piyasa sistemi ile enerji üretimi ve dağıtımında kamunun payı düştükçe vatandaşlarımız yükselen faturalar ile karşı karşıya kalmıştır. Son olarak 2023 yılından bugüne dağıtım şirketlerinin tahsil ettiği dağıtım bedellerine yapılan zamlarla vatandaşlarımızın cebinden çıkan milyarlar bu şirketlere transfer edilmiştir. Elektrik dağıtım sisteminin özelleştirilmesiyle ortaya çıkan sorunların saptanması, güvenli-kesintisiz-ucuz hizmet vermesini sağlayacak önlemlerin belirlenmesi, denetimden sorumlu kamu kurumlarının bu görevlerini yerine getirip getirmediklerinin tespit edilmesi, dağıtım bedellerinde yapılan zamların vatandaşlarımıza yüklediği faturanın ortaya konulması ve şirketlerin aldığı yüksek dağıtım bedellerine karşılık dağıtım sistemine ne kadar yatırım ve bakım yaptıklarının araştırılması amacıyla Anayasa'nın 98'inci, TBMM İçtüzüğü'nün 104'üncü ve 105'inci maddeleri uyarınca Meclis Araştırması açılmasını arz ve teklif ederiz.

GEREKÇE
Elektrik dağıtım sisteminin özelleştirilmesinin ardından 21 dağıtım bölgesi özel şirketler tarafından işletilmeye başlanmıştır. Özelleştirmeyle birlikte dağıtım hatlarının işletim, bakım ve iyileştirilmesi için gerekli yatırımların yapılması yükümlülüğü de ilgili özel şirketlere bırakılmıştır.

Dağıtım sistemi özelleştirilirken, dağıtım maliyetlerinin düşeceği, elektrikte kayıp-kaçağın azalacağı, yeni altyapı yatırımları ile kesintisiz hizmet sunulacağı propagandası yapılmıştır. Ancak süreç içerisinde elektrik faturalarında dağıtım bedelinin payının enerji maliyetinin üstüne çıkmasına rağmen, başlangıçtaki hedeflerin hiçbiri gerçekleşmemiştir. Kayıp-kaçak hedefleri tutturulamamış, dağıtım sistemi kaynaklı büyük kesintiler yüzünden şehirlerimiz günlerce karanlıkta kalmıştır.

Özel şirketlerin tahsil ettiği dağıtım bedellerine 2023 yılından bugüne kadar yapılan zam oranı %450'dir. 17 Aralık 2025 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan EPDK kararı ile dağıtım şirketlerinin Reel Makul Getiri Oranı 2026 için %13,11'den %14,46'ya çıkarılmıştır. Öte yandan 2021'de 239 kWh elektrik tüketen bir mesken kullanıcısının faturası 219 TL iken bugün 619 TL'dir. Yani mesken kullanıcıları için en alt tarifede yaşanan artış %182'dir. Elektrik fiyatlarına 2022 başında önce kademeli tarife, 2023'ten bu yana dağıtım bedeli zamları ve son olarak da Son Kaynak Tedarik Tarifesi ile zamlar yapılmaktadır. TÜİK verilerine göre vatandaşların elektriğe ödediği fiyata ilişkin endeks 2021-2025 arasında %233 artmıştır. Vatandaşlar temel bir kamu hizmeti olan elektriği kullanabilmek için faturada ödediği tutarın %72'sini dağıtım şirketlerine dağıtım bedeli olarak, %8'ini vergi olarak, sadece %20'sini elektrik bedeli olarak ödemektedir. Oysa bu tablo 2022 yılında %70 enerji bedeli, %19 dağıtım bedeli ve %11 oranında vergiden oluşmaktaydı. 2023-2026 arasında geçen 3 yılda enerji bedeli yaklaşık %60 düşerken, dağıtım bedeli %450 artırılmıştır.

Bu nedenle son 3 yılda dağıtım şirketlerine ödenen toplam dağıtım bedeli yaklaşık 918 milyar TL'ye ulaşmıştır. Dağıtım şirketlerinin tahsil ettiği dağıtım bedellerine zam yapılmasaydı, bu 3 yılda ödenecek toplam dağıtım bedeli 250 milyar TL olacaktı. Ayrıca enerji piyasasında işlem yapma hakkı olan EÜAŞ; piyasadan kWh'ini ortalama 2,2 liradan aldığı elektriği şirketlere 0,5 liradan satarak sadece 2024 yılında 165 milyar TL vatandaşın vergilerinden ödeme yapmıştır. Gelinen noktada dağıtım şirketlerine son 3 yılda vatandaşın cebinden yaklaşık 668 milyar TL dağıtım bedeli üzerinden, piyasadan pahalıya alınan elektriğin Görevli Tedarik Şirketlerine EÜAŞ üzerinden ucuza satılması ile vatandaşın vergilerinden yaklaşık 390 milyar TL kaynak aktarılmıştır. Dağıtım şirketleri ve ikiz kardeşleri Görevli Tedarik şirketlerinin 3 yılda vatandaşa maliyeti 1 trilyon liranın üzerindedir.

TBMM; elektrik dağıtım sisteminin güvenli, kesintisiz, kaliteli ve düşük maliyetli olarak sunulmasını sağlayacak önlemlerin alınması için devreye girmelidir.

Elektrik dağıtım sisteminin özelleştirilmesiyle ortaya çıkan sorunların saptanabilmesi, güvenli-kesintisiz-ucuz hizmet vermesini sağlayacak önlemlerin belirlenebilmesi, denetimden sorumlu kamu kurumlarının bu görevlerini yerine getirip getirmediklerinin tespit edilmesi, dağıtım bedellerinde yapılan zamların vatandaşlarımıza etkisinin belirlenmesi ve şirketlerin elde ettiği yüksek dağıtım bedellerine karşılık dağıtım sistemine ne kadar yatırım ve bakım yaptıklarının belirlenmesi amacıyla bir Meclis Araştırması açılmasını arz ve talep ederiz.
Son eklenen içerikler

Etkinlikler, Ziyaretler, Meclis Konuşmaları, Basın Toplantıları, Önergeler, Haberler