"Acemi Kalma Ustası"

Doç. Dr. Gökhan Günaydın

CHP İstanbul Milletvekili

Kamu görevlisi bir babanın sık çıkan tayinleri nedeniyle Anadolu’yu adeta karış karış dolaşan bir ailenin içinde büyüdüm. Bu bağlamda ilk, orta ve lise öğrenimimi Zile/Tokat, Sarıkamış/Kars, Tosya/Kastamonu, Aksaray/Niğde, Ereğli/Zonguldak ve Geyve/Sakarya ilçelerinde tamamladım.

İletişim

Sosyal Medya

  1. Home
  2. »
  3. TBMM
  4. »
  5. AYM Başvuruları
  6. »
  7. Sosyal Medyaya Bant Daraltma ve Fişleme: Torba Kanunu AYM’ye Taşıdık
bu içeriği paylaşın;

Sosyal Medyaya Bant Daraltma ve Fişleme: Torba Kanunu AYM’ye Taşıdık

CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, sosyal medyaya yüzde 90'a varan bant daraltması ve 15 yaş altına yasak getiren torba kanunun iptali için Anayasa Mahkemesi'ne başvurduklarını açıkladı.
Yazı Boyutu:
12px
32px

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), kamuoyunda büyük tartışmalara yol açan ve içinde dijital mecralardan sosyal hizmetlere kadar pek çok farklı alanı barındran torba kanunun iptali ve yürürlüğünün durdurulması talebiyle Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) resmi başvurusunu yaptı. Başvurunun ardından Sağlık Komisyonu üyesi milletvekilleriyle birlikte basına açıklamalarda bulunan CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, söz konusu yasanın teknik bir düzenleme olmanın çok ötesinde ciddi siyasal sonuçlar doğuracağını savundu. Günaydın, antidemokratik maddelere karşı tüm kamuoyunu ve AYM’yi duyarlı olmaya davet etti.

“TAM BİR ÇORBA, TORBA BÖYLE BİR KANUN”

Günaydın, Sosyal Sigortalar Kanununda değişiklik öngören yasanın içerisine internet, oyun siteleri, ulaşım politikaları ve koruyucu ailelere yönelik maddelerin doldurulmasını sert sözlerle eleştirdi. Meclis ihtisas komisyonlarının bilinçli olarak devre dışı bırakıldığını söyleyen Günaydın, internet ve oyuna ilişkin çok kritik dijital düzenlemelerin Dijital Mecralar Komisyonu yerine Sağlık Komisyonunda görüşülmesini “başlı başına absürt bir durum” şeklinde nitelendirdi.

“SOSYAL MEDYAYA YÜZDE 90’A KADAR BANT DARALTMASI GETİRİYOR”

Yasanın, çocukları koruma kalkanı adı altında aslında geniş çaplı bir sansür mekanizması kurduğunu ifade eden Günaydın, düzenlemenin hayata geçmesiyle sosyal medyaya %90, oyun sitelerine ise %50 oranında bant daraltması uygulanabileceğini açıkladı. İçerik çıkarma ve erişim engelleme süreçlerinin keyfileştirildiğini belirten Günaydın, 15 yaş altındaki çocuklara yönelik getirilen sosyal medya yasağının ve bu süreçte kullanılacak olan belirsiz yüz tanıma sisteminin açık bir “fişleme operasyonu” işareti taşıdığını iddia etti.

“KANUNİ ÖLÇÜTLÜLÜK İLKESİNİ HİÇE SAYAN VE İHLAL EDEN DÜZENLEMELER VAR”

Torba kanunla bakanlıklara ucu açık ve denetimsiz yetkiler verildiğini belirten CHP Grup Başkanvekili; belediye otobüslerinden indirimli yararlanan vatandaşlar için yapılan hazine katkısının, koruyucu ailelere verilen ekonomik desteklerin ve yurtlarda büyüyen çocukların kamuda istihdam edilme şartlarının tamamen bakanlıkların inisiyatifine bırakılmasına tepki gösterdi. Günaydın, yurtlarda yetişen üniversite mezunu gençlerin artık sadece bir sınav şartıyla işe alınacağını, AKP dönemindeki mevcut sınav uygulamaları göz önüne alındığında bunun yeni bir ayrımcılık ve kayırmacılık kapısı aralayacağını vurguladı.

💬 CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın’ın konuşması;

Gökhan Günaydın: Bugün Cumhuriyet Halk Partisi grubu olarak sağlık komisyonu üyesi arkadaşlarımızla birlikte Anayasa Mahkemesi’ne bir başvurumuzu daha yapmış bulunuyoruz. Bu Sosyal Sigortalar Kanununda değişiklik yapılmasına ilişkin bir kanun. Ancak içinde internet ve oyun düzenlemeleri var. İçinde ulaşım politikasına ilişkin hükümler var. İçinde koruyucu aileler ve bakıma ihtiyaç duyan çocuklara ilişkin düzenlemeler var. Dolayısıyla tam bir, biz diyelim çorba siz deyin torba, böyle bir kanun.

Peki Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde nasıl görüşüldü bu? Önemli bir bölümü internet ve oyuna ilişkin düzenlemeler. Ancak bu Dijital Mecralar Komisyonu yerine sağlık komisyonunda görüşüldü. Özel bir düzenleme olarak ele alınmadığı ve burada bulunan komisyon üyesi milletvekili arkadaşlarımızın bütün itirazlarına rağmen dijital mecralar komisyonuna sevk edilmedi. Neden bunu talep ettik? Çünkü bu alan özel bilgi gerektiren, uluslararası küresel yansımaları olan son derece önemli bir ihtisas alanı. Buna karşılık Sağlık Bakanlığı, Aile ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bürokratlarının katkısıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne getirildi ve geçirildi. Bu zaten başlı başına absürt bir durum.

Peki ne getiriyor bu düzenlemeler? Değerli arkadaşlar çok açık söyleyeyim. İnternet alanına bir düzenleme getirmek, çocuklara bir koruma kalkanı sağlamak adı altında kapsamı içerisinde aslında sosyal medyaya %90’a kadar bant daraltması, oyun sitelerine %50’ye kadar bant daraltması getiriyor. İçeriğin çıkartılması ve erişim engellemesi meselesi kolaylaştırılıyor. Böylece sosyal medyanın özgürlük alanı daha da kısıtlanıyor. 6, 12, 15 ve 18 yaş gibi dilimlerle çocuklara yaklaşılması gerekirken tek başına 15 yaş düzenlemesi getiriliyor ve 15 yaşın altında çocukların sosyal medyaya girişi yasaklanıyor. Ve bunu sağlamak için de bir yüz tanıma sistemini de içeren aslında tam olarak ne olduğu da belli olmayan bir düzenleme getiriliyor. Bununla aynı zamanda bir fişleme operasyonunun da çeşitli işaretleri verilmiş oluyor.

Dolayısıyla sosyal medyayı ve oyun sitelerini böylesine önemli ölçüde etkileyen, çocuklarımıza, ifade özgürlüğü alanına böylesine katı düzenlemeler ve istismara açık düzenlemeler getiren bir yasayı hem iptali hem de yürürlüğünün durdurulması için Anayasa Mahkemesine taşımış bulunuyoruz. Bütün kamuoyu da uyarıyoruz. Bu teknik bir düzenlemeden çok daha öte siyasal sonuçlar yaratabilecek bir düzenlemedir. Kamuoyunun da duyarlılığını, Anayasa Mahkemesi’nin de duyarlılığını talep ediyoruz.

Bir başka konu arkadaşlar, belediye otobüslerinden ücretsiz yararlanan ya da indirimli yararlanan yurttaşlarımız var. Merkezi hükümet bu çerçevede yerel yönetimlere bir katkı sağlıyor. Bu katkının hangi kapsamda ve hangi nitelik, nicelikte verileceğini bakanlığa bırakıyor. Bakanlıkların bu yetkilerini keyfi kullandığına ilişkin yüzlerce, binlerce örnek yok mu bu memlekette? Oysa bir kanuni ölçüt olmalı ve yasa bu ölçütleri ortaya koymalı. Bunu da getirmiyorlar.

Bir başka konu bakıma muhtaç, bakıma ihtiyaç duyan çocuklar ve koruyucu ailelere ekonomik ve sosyal destek verilmesi yine bakanlığın takdir yetkisi altında ucu açık keyfi denetimine serbest bırakılıyor. Oysa burada da bir kanuni ölçüt getirilmelidir. Ve nihayet bakıma ihtiyaç duyan ve yurtlarda kalan çocuklarımız üniversiteyi de bitirirlerse artık ancak bir sınav sonrasında kamuda işe başlatılabilecekler. Dolayısıyla çok sayıda çocuğumuz artık kamuya giremeyecek. Üstelik de bu sınavların nasıl yapıldığını bu memlekette çok iyi bildiğimiz için bu da başka bir ayrımcılık ve keyfilik kaynağı olacak.

Gördüğünüz gibi bu torba kanunun içerisinde çocuklarımızdan ailelere kadar, ifade özgürlüğünden yerel yönetimlere kadar kanuni ölçütlülük ilkesini hiçe sayan ve ihlal eden çok sayıda düzenleme var. Anayasa Mahkemesinin 13 yıldır vermediği yürütmeyi durdurma kararını hiç olmazsa burada bir kere daha düşünmesini ve vermesini hem bu yasa için hem de daha evvel getirdiğimiz ve benzer önem taşıyan yasalar için iptal kararını bir an evvel vermesini ve anayasal devlet sınırları içerisinde ülkemizin kalmasına Anayasa Mahkemesinin katkı sunmasını beklediğimizi ifade ediyor ve kamuoyunu komisyon üyesi milletvekili arkadaşlarımla beraber saygıyla selamlıyoruz.

Haber Galeri:

Bu İçerik 6 Kez Görüntülendi.

Sosyal Medya Hesaplarımız

Bu Sayfayı Paylaşın

Faydalı Linkler

Sosyal Medya

Abonelik