Edit Content

"Acemi Kalma Ustası"

Doç. Dr. Gökhan Günaydın

İstanbul Milletvekili
CHP Grup Başkanvekili

Kamu görevlisi bir babanın sık çıkan tayinleri nedeniyle Anadolu’yu adeta karış karış dolaşan bir ailenin içinde büyüdüm. Bu bağlamda ilk, orta ve lise öğrenimimi Zile/Tokat, Sarıkamış/Kars, Tosya/Kastamonu, Aksaray/Niğde, Ereğli/Zonguldak ve Geyve/Sakarya ilçelerinde tamamladım.

İletişim

Sosyal Medya

  1. Home
  2. »
  3. TBMM
  4. »
  5. Meclis Gündemi
  6. »
  7. “Cumhuriyet Düşmanlarını Tarihin Tozlu, Karanlık Raflarına Göndereceğiz”
bu içeriği paylaşın;

“Cumhuriyet Düşmanlarını Tarihin Tozlu, Karanlık Raflarına Göndereceğiz”

27 Ekim 2023 tarihli meclis basın toplantısı
Yazı Boyutu:
14px
24px

CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın;

 

Bugün 27 Ekim 2023, yani Cumhuriyet'imizin 'üncü kuruluş yılı tarihi olan 29 Ekim 2023'ü yalnızca iki gün sonra anacağız. Ben emperyalizmin gemileri dünyanın dört bir tarafından Çanakkale'ye gelmişken, Çanakkale geçilmez iradesini dağa taşa yazan, 'a emperyalizmin gemileri demirlemişken ve İstanbul 5 yıl işgal altında kalmışken “geldikleri gibi giderler” diyen iradenin sahibi Mustafa Kemal 'ü ve yoldaşlarını; Afyon'da 14 ay süreyle Yunan karargah kurmuşken, Polatlı'dan top sesleri Meclis'ten duyulurken, katli vaciptir fetvaları İngiliz uçaklarından Anadolu'ya dağıtılırken; Amasya Tamimi'yle, ve Erzurum kongreleriyle milletin iradesini toplayan, Meclis'i kuran ve bağımsızlık savaşını bu Meclis aracılığıyla veren, yani kolektif aklı ve kolektif iradeyi Anadolu'nun taşına toprağına yazan Mustafa Kemal Atatürk'ü, İsmet İnönü'yü, silah arkadaşlarını ve Anadolu'nun dört bir tarafından gelen, şehit olan, gazi olan isimsiz kahramanlarımızı saygıyla, minnetle, şükranla anıyorum. İyi ki varlar ve biz onların sayesinde bu memlekette yaşamaya devam ediyoruz.

Ancak şunu hepimiz görüyoruz ki, Cumhuriyet'in 100'üncü yıl coşkusu maalesef iktidar partisi ve onun yandaşları tarafından hissedilemiyor, idrak edilemiyor. Bakın bugün cuma hutbesi okundu. Cuma hutbesinde 'na bir atıf yok, Mustafa Kemal Atatürk'ün adı geçmiyor. Siz ne zaman bu memlekete bu kadar düşman oldunuz? Siz ne zaman bu memlekete bu kadar yabancılaştınız?

AKP'nin hazırladığı Türkiye Yüzyılı filminde bol bol fotoğrafı var, her tarafta Erdoğan, bir tek Anıtkabir fotoğrafı yok. Tarih bilincinden bu kadar yoksunluk, bu kadar geçmişi inkar etmek ancak meczuplukla mümkündür, bunun altını özellikle çizmek istiyorum. Besteledikleri Yeni Yüzyıl marşının herhangi bir yerinde Mustafa Kemal Atatürk adı geçmiyor arkadaşlar ve yarın bir Filistin mitingi organize ettiler. Daha evvel miting yaptı, Saadet Partisi miting yaptı, iktidar partisi miting yaparak Filistin olaylarını protesto ediyor. Yani bunu yapmak yerine mesela İsrail Büyükelçisini Dışişleri Bakanlığına da mı çağıramadınız? Hayır, onu bile yapamadılar ve onlar bunu yapmadan İsrail kendi büyükelçisini güvenlik gerekçesiyle geri çekti. Yani Türkiye'de adeta sapır sapır dökülen bir iç politika, bir dış politika, bir tarih bilincinden yoksunluk ve Cumhuriyet düşmanlığı, Atatürk düşmanlığı almış başını gidiyor. Bu kadarı gerçekten yurttaşlarımıza pes dedirtiyor.

Arkadaşlar tarihi unutmamalıyız. Bu memleket kurulduğunda Türkiye'nin şekeri yoktu kendisinin ürettiği unu yoktu kendisinin ürettiği, sanayi tesisi diye sayılabilecekler birkaç tuğla fabrikasından ibaretti. 1923'te bu ülke kurulduğunda önce üç beyaza dayalı sanayileşme çerçevesinde Türkiye'nin her tarafını un fabrikalarıyla, şeker fabrikalarıyla ve dokuma fabrikalarıyla doldurdular.

Bakın, Cumhuriyet Halk Partisi'nin bu memlekette neyi var diyenlere gururla sayabileceğimiz, Türkiye'nin dört bir tarafına yapılmış fabrikalar var. Bu fabrikalar 1929'a kadar tarıma dayalı sanayilerdi ama ondan sonra, 1930'lardan sonra başlayan büyük sanayi krizi sonrasında Türkiye “bizi kriz teğet geçti” gibi ucube lafların arkasına sığınmamış ve dünyanın en büyük ağır sanayi hamlesine girişerek Türkiye'nin her tarafını sanayi fabrikaları ile donatmıştır.

1939'da 2. Dünya Savaşı bu memleketin, dünyanın her tarafının kapısını çaldığında, bu memleketi yönetenler bir tek düşman postalının bu memlekete girmesine izin vermemişlerdir ve o zor günlerde toprak reformuna, köy enstitüsüne imza atmışlardır. Demek ki bu ülkenin kurucuları yalnızca bu ülkeye bir tarih bilinci vermekle kalmamışlar, aynı zamanda bir askeri başarı ve onu tamamlayan bir iktisadi başarının da mimarı olmuşlardır.

Peki AKP ne yaptı, bir de ona bakalım. Hani Türkiye Yüzyılı filminde Anıtkabir'i göstermiyorlar ve adeta tarihi 2002'den itibaren başlatıyorlar ya; bir de onlar ne yapmış bakalım. İşte bunlar arkadaşlar Cumhuriyet'in en zor zamanlarında yapılıp da AKP tarafından satılan fabrikaların listesidir. Cumhuriyet Halk Partisi'nin bu memlekette bir dikili ağacı yok diyenlere en iyi cevabı bu iki rulo gösteriyor; kırmızıyla yazılanlar CHP'nin bu memleketteki dikili ağaçlarını, siyah puntolarla yazılanlar da bu dikili ağaçların AKP tarafından nasıl söküldüğünün, nasıl peşkeş çekildiğinin fotoğrafıdır.

1923'ten 2002'ye kadar Türkiye'nin bütün cumhuriyet hükümetleri en zor zamanlarda 779 milyar TL bütçe kullandılar. Buna karşılık 2002'den bugüne AKP, vergi gelirleri, özelleştirme gelirleri ve diğer gelirlerle beraber 4 trilyon 300 milyar TL vergi ve toplam gelir elde etti. Yani cumhuriyet hükümetlerinin 79 yıl boyunca kullandığı gelirin 6 katını AKP tek başına kullandı.

Peki söyleyelim ne yaptılar? Köprü yaptık diyorlar değil mi arkadaşlar? Türkiye'nin ilkini 1973 yılında kendi parasıyla yaptığı Köprüsü'nün 45 yıl sonra yanına iki tanesini yap-işlet-devret ile konulmasını bir büyük başarı olarak anlatıyorlar. Türkiye'deki yolları, bölünmüş yolları, otoyolları, kendilerinden 30-40 yıl evvel yapılmış yolları, yapılabilen yolları bir büyük başarı olarak anlatabiliyor. Atatürk Havalimanı'nın kırarak pistlerini yaptıkları bir havaalanını dünyanın en büyük başarısı olarak sunabiliyorlar. Oysa gerçekler ortada… 

Bakın arkadaşlar, Türkiye'yi 6 Şubat 2023 tarihinde düzeltiyorum bir büyük inanılmaz deprem vurdu. Hesaplara göre -AKP'nin kendi hesabıdır, kamunun hesabıdır- konut hasarı 56.9 milyar dolar. Arkadaşlar bugünkü kurundan çarptığımızda 1.6 trilyon TL gibi bir toplam konut zararından bahsediyoruz. Peki yalnızca KKM'ye 600 milyar TL'yi bu memleket gömmedi mi? Yani 6 Şubat'ta ortaya çıkan deprem zararının üçte birinden fazlasını siz uyguladığınız iktisat politikalarıyla yalnızca KKM'ye gömdünüz, yani depremden çok daha büyük bir zararı AKP tek başına yapıyor.

Dün Merkez Bankası faizlerini yüzde 35'e yükseltti. Arkadaşlar hafızalarımızı canlı, unutmadık; Naci Ağbal, politika faizini 17'den 19'a yükselttiği için 20 Mart 2021 tarihinde görevden alınmıştı, Lütfi Elvan hemen arkasından 2 Aralık 2021 tarihinde görevden affını dilemek zorunda kalmıştı. Peki 19'a çıkarttığı için bu faizleri bunları görevden aldınız, sonra adeta emirle ve zorla faizleri yüzde 8,5'a doğru indirdiniz. Böylece döviz fırladı, enflasyon patladı, KKM'ye 600 milyar TL'yi gömdünüz. Bu bugünkü zarar, yarına ne olacağını hep beraber göreceğiz. Enflasyon yüzde 61,5'u buldu, ev fiyatları zıpladı; bırakın ev almayı, araba almayı, insanlar ev kiralarını ödeyemez duruma geldiler.

Peki bütün bunların mimarı olan Nebati, ne yapıyor Nurettin Nebati? Nurettin Nebati herhangi bir utanç içerisinde mi? Bir özeleştiri yaptı mı? Yok, aynı gözlerime bakın edasıyla Meclis'te keyfini sürmeye devam ediyor. Peki o yüzde 10'un altına düşürülen faizlerin bir başka mimarı vardı Şahap Kavcıoğlu, Merkez Bankası Başkanı; onun herhangi bir utancı ya da özeleştirisi var mı? O da BDDK'da keyfini sürmeye devam ediyor. Ama bu memleket gıda enflasyonunda dünya birincisi, ikinci el araba alamayan vatandaşlar, kiralık ev bulamayan, kiralık evin kirasını ödeyemeyen yurttaşlarla doldu.

Yalnızca 1 yıl içerisinde arkadaşlar, 2022 den 2023'e Türkiye'nin iç borcu 1.3 trilyon TL'den 1.9 trilyon TL'ye çıktı. Bakın bu sözcükleri kolayca telaffuz ediyoruz, bunlar bir makro ekonominin yıkılışıdır, bir memleketin ekonomik anlamda iflas etmesinin görüntülerdir. Dış ç yine bir yılda 1.4 trilyon TL'den 2.1 trilyon TL'ye çıktı. Türkiye arkadaşlar, yüksek enflasyon ve işsizliğin birlikte ölçüldüğü Sefalet Endeksinde dünyanın ilk 10 ülkesi arasına girdi.

Cumhuriyet'in 100'üncü yılında biz bunları mı konuşmalıydık? Bunlardan dolayı özeleştiri yapan, üzüntü duyan, utanç içinde olan bir iktidar görüyor musunuz? Tam tersine kendisinden evvelki cumhuriyeti kötülemeye marifet sayan bir iktidar görmeye devam ediyoruz.

Sevgili arkadaşlar; evet Cumhuriyet'in 100'üncü yılı, ben bir kere daha Mustafa Kemal Atatürk'ü, İsmet İnönü'yü, onların yanında çarpışan, Cumhuriyet'i kuran, Cumhuriyet'i ilke ve devrimleriyle bugüne getiren tüm kahramanlarımızı, bu toprağın taşına, toprağına emek veren, şehit olan, gazi olan tüm büyüklerimizi rahmetle, minnetle, şükranla anıyorum. Şunu bilsinler ki, kurulduğu günkü sağlamlığı ile 2'nci yüzyıla da Cumhuriyetimiz aynı inanç ve kararlılıkla devam edecektir. Bu memleket Cumhuriyet düşmanlarının tavırlarını görüyor, o tavırları da tarihin tozlu karanlık raflarına göndermeyi bileceğiz.

Çok teşekkür ediyorum, saygılar sunuyorum.

Bu İçerik 160 Kez Görüntülendi.

Sosyal Medya Hesaplarımız

Bu Sayfayı Paylaşın

Faydalı Linkler

Abonelik

© 2024, Gökhan Günaydın. Tüm Hakları Saklıdır.