CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, Türkiye’nin 1 Nisan 2026 itibarıyla geçtiği 5G teknolojisinin halk nezdindeki gerçekliğini ve ekonomik maliyetlerini masaya yatırdı. OECD ülkeleri arasında 5G’ye en son geçen ülkenin Türkiye olduğunu vurgulayan Günaydın, teknolojik altyapıdaki yetersizliklere ve vatandaşın cebini yakan vergi adaletsizliğine dikkat çekti. Konuşmasının devamında askeri ve sivil havacılıkta yaşanan, henüz aydınlatılamamış kazaları hatırlatan Günaydın, hükümeti şeffaf olmaya davet etti.
“HER DÖRT MOBİL CİHAZ SAHİBİNDEN 3’Ü 5G TEKNOLOJİSİNİ KULLANAMAYACAK”
Türkiye’nin 5G’ye geçişinin görkemli törenlerle kutlanmasına rağmen acı gerçeklerin farklı olduğunu belirten Günaydın, dünyada 100 ülkenin bu teknolojiyi halihazırda kullandığını ifade etti. Türkiye’de 85 milyon mobil cihaz sahibi bulunmasına rağmen, bu cihazlardan sadece 22 milyonunun 5G uyumlu olduğunu vurgulayan Günaydın, kapsama alanı sağlansa dahi vatandaşların büyük çoğunluğunun cihaz yetersizliği nedeniyle bu hizmetten yararlanamayacağını söyledi. Ayrıca fiber altyapı yetersizliğine de değinen Günaydın, OECD’de fiber payı yüzde 47 iken Türkiye’de bu oranın yüzde 39’da kaldığını belirtti.
“SENİN KADAR VERGİ ALAN HİÇ KİMSE YOK”
Cep telefonu fiyatlarındaki fahiş vergilere dikkat çeken Günaydın, bir akıllı telefonun Türkiye satış fiyatının yarısına yakınının vergiden oluştuğunu örneklerle açıkladı . iPhone 17 Pro modelinin Türkiye fiyatının 143.999 TL olduğunu, bunun 60 bin lirasının vergi olduğunu belirten Günaydın, aynı parayla Amerika’da bir vatandaşın telefonun yanı sıra tablet, saat ve kulaklık alabildiğini dile getirdi. IMEI kayıt ücretlerinin 2026 yılında 54 bin liraya yükseldiğini hatırlatarak, haberleşme hakkının bir cezalandırmaya dönüştüğünü savundu.
“SON BEŞ AYDA SON DERECE ŞÜPHELİ 3 TANE KAZA”
Konuşmasının son bölümünde son beş ayda yaşanan gizemli kazaları gündeme getiren Günaydın, kamuoyunun yeterince aydınlatılmadığını ifade etti. Gürcistan üzerinde düşen ve 20 askerin şehit olduğu C-130 nakliye uçağı, Haymana’da Libya Genelkurmay Başkanının da içinde olduğu uçak kazası ve Katar’da düşen helikopterde şehit olan 2 ASELSAN teknisyeni hakkındaki raporların açıklanmamasını eleştirdi. Bu kazaların şüpheli olduğunu belirten Günaydın, hükümeti sorumluluk almaya ve gerçekleri açıklamaya çağırdı.
CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın’ın konuşması;
Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Değerli milletvekilleri, Türkiye 1 Nisan tarihiyle “5G ile İletişimde Güçlü Türkiye” kampanyası üzerinden anlı şanlı törenlerle 5G teknolojisine geçti. Törenler öylesine can alıcı, öylesine çok para harcanmış, öylesine çok şova dönüktü ki sanırsınız Türkiye bu alanda dünyada lider ve öncü ülke. Peki, gerçek ne arkadaşlar? 38 OECD ülkesinden 37’si 2024 itibarıyla 5G teknolojisine geçmişti. Geriye kalan ülke hangisiydi? Bilin bakalım, hangisiydi? Türkiye’ydi. Peki, OECD ülkelerinin dışında diğer ülkelerde durum ne? Dünyada 100 ülke 5G’ye geçmişti ve bunlara Türkiye ancak 2026’nın 1 Nisanında eklenebildi.
Peki, bunu söyleyelim, an itibarıyla Türkiye’de 85 milyon mobil cihaz sahibi yurttaş 5G teknolojisini kullanabiliyor mu? Öyle mi sanıyorsunuz? İki tane temel kısıt var: Birincisi, kent merkezlerinde 5G’ye geçildi, kırsal alan için iki yıllık bir geçiş dönemi öngörüyorlar. Bir başka iş daha var, daha da önemlisi; Türkiye’de 85 milyon mobil cihaz sahibi yurttaştan sahip olduğu cep telefonunun 5G teknolojisini kaldırabileceği yurttaş sayısı ancak 22 milyon. Yani, her dört mobil cihaz sahibinden 3’ü kapsama alanı içerisinde olsa dahi telefonunun eski olması nedeniyle 5G teknolojisini kullanamayacak. Demek ki hani Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının söylediği gibi, “2030’a kadar 100 milyar dolar katkı” “1,5 milyon istihdam” palavralarını bırakın da gerçeği paylaşın, gerçekle tanışın. Daha bu memlekette baz istasyonu üzerinden normal iletişimi çekmeyen telefonlar var, bölgeler var. Fiber altyapı yetersizliği nedeniyle geniş bant aboneliklerinde OECD’de fiberin payı yüzde 47 iken Türkiye’de ancak yüzde 39. Peki, bir de şunu söyleyeyim: Hani cep telefonları, özellikle 2020’den öncekiler 5G’yle uyumlu değil ya, bu bir sınıfsal sorun mu? Evet, tam olarak sınıfsal sorun. Hani diyorsunuz ya dayılar, yolda çeviriyorsunuz çocukları, çocuklar Hükûmeti eleştirince “Göster bakalım telefonunu…” Asgari ücretle çalışan adam canını dişine takıp bir tane düzgün telefon almış, onu da çok görüyorsunuz, diyorsunuz ki: “Sen sürünmelisin, senin modern cep telefonu ne haddine ne hakkına.” diyorsun. Peki, söyleyelim arkadaşlar, bunu söylüyorsunuz da acaba dünyadaki durumunuz ne? Bakın, iPhone 17 Pro 1 terabayt bir telefonun fiyatı kaç para Türkiye’de biliyor musunuz? 143.999 TL. Peki, bunun ne kadarı telefon fiyatı? Telefon fiyatı ancak 84 bin lira. 60 bin lira ne? Vergi alıyorsunuz, vergi. Peki, Amerika’da aynı parayla, aşağı yukarı 3.203-3.300 dolarla vatandaş, bir Amerikalı ne alabiliyor? Bir tane bu telefondan alıyor, yanına bir tane iPad Pro alıyor, bir tane Apple Watch alıyor, bir tane de AirPods Pro alıyor. “Coğrafya kader.” diyorlar ya, aslında coğrafya kader değil, Hükûmetiniz kadere dönüştü, Türkiye’nin kötü kaderinde dönüştünüz; bunları değiştireceğiz.
Ha, söyleyeyim size: Vergi alıyorsunuz değil mi? Ya, başka ülkeler vergi almayı bilmiyor mu kardeşim? Gene aynı, iPhone 17 Pro Max 1 terabayttan bahsedeyim size: Sen 3.200-3.300 bin dolara satıyorsun bunu, Amerika’da bu 1.500 dolar. Örneğin, Brezilya’da 2.800 dolar, Meksika’da 2.200 dolar. Senin kadar vergi alan hiç kimse yok. Bir şey daha söyleyeyim artık ezberledik sizi canım, diyeceksiniz ki: “Gökhan Günaydın en pahalı telefondan örnek veriyor.” Daha ucuzundan söyleyeyim: iPhone 16, 128 gigabayt; fiyatta dünyada birincisiniz, birinci. Ne kadar biliyor musunuz? 2.182 dolar. Peki, aynı telefon Allah’ın Mısır’ında ne kadar? Mısır’da 1.500 dolar yani sizden 700 dolar daha aşağıya. Peki, hani, Yunanistan’ı her koşulda geçiyorsunuz değil mi! Yahu, Yunanistan’da yaşayan vatandaş buna bin dolar daha az para veriyor yani 1.283 dolar verdiği zaman 128 gigabayt bir iPhone 16 Pro alabiliyor.
Senin bu haksız, adaletsiz yüksek vergilerinden kaçabilmek için vatandaş dışarıdan telefon alıyor, bunu getiriyor Türkiye’ye. Ya, kaçırır mısınız siz, kaçırır mısınız; bu kez de devreye IMEI kayıt ve harç ücretleri giriyor. Rakam neymiş biliyor musunuz? 2015’te 131 liraymış -rakamla 131- sonra 2016’da 138 lira; gelmiş, gelmiş, gelmiş, 2019’da 1.500 lira; 2023’ün Ocağında 6 bin lira, sonra Temmuzda 20 bin lira; 2024’te 32 bin lira; 2025’te 45.000 lira; bununla da doymamışsınız, 2026’da 54 bin lira. Allah gözünüzü doyursun yani diyorsunuz ki vatandaşa “Ya bana şakır şakır bu vergiyi vereceksin.ya da dışarıdan bunu getirmeye mi kalktın, ben seni gümrükte yakalarım, bu sefer de harcını orada alırım!” Bakın arkadaşlar, IMEI kayıt ücretlerinin bir hizmet bedeli olmaktan çıkıp cezalandırıcı bir vergiye dönüşmesi dijitalleşen dünyada en temel haklardan biri olan haberleşme ve bilgiye erişim hakkının da sınıfsal bir lükse dönüştürülmesi ve adeta cezalandırılması anlamına gelmektedir. Yani gençlerle, dijital telefon kullananlarla derdiniz var, Türkiye’de kim hayatını bir miktar rahat nefes alarak yaşamaya çalışıyorsa tepesine biniyorsunuz. Tepesine bindikleriniz de gün sayıyor, sizin tepenize binmek için.
Şimdi, hepimiz için, içimizi ağrıtan, içimizi acıtan 3 tane kaza yaşadık. Kasım 2025’te -hepsi son beş ayda- C-130 nakliye uçağımız…Türk Hava Kuvvetlerine ait C-130 nakliye, askerî nakliye uçağımız Azerbaycan’dan havalandı, Gürcistan hava sahası üzerinde düştü, 20 askerimiz şehit oldu. Ya, bunun kara kutusu bulunmadı mı, ne oldu? Bir kaza kırım raporu da mı açıklayamazsınız? Bu şehitlerimize ne oldu? Birileri füzeyle mi vurdular, bir kaza mı oldu? Bunu dahi açıklayamayan bir Hükûmet durumuna düştünüz, yazıklar olsun! Haymana’da bir kaza oldu, değil mi? Bu kez Aralık 2025’te. Türkiye’de devlet yetkilileriyle görüşmekten çıkan Libya Genelkurmay Başkanının da bulunduğu 8 kişi yine bir gizemli uçak kazasında hayatlarını kaybetti. Sizin misafirinizdi bunlar, ülkemizin misafiriydi. Çıktılar, Haymana’ya gitmeden düştüler mi, düşürüldüler mi? Ya, bir tane rapor yok mu, bir tane açıklamanız yok mu? Ne oldu?
En son Katar’da bir helikopterimiz düştü, burada da 2 ASELSAN teknisyeni kardeşimiz hayatını kaybetti. Son beş ayda sebebinin hâlâ bilinmediği, bence son derece şüpheli 3 tane kaza…
Bütün bunların bir an evvel kamuoyunu tatmin edecek şekilde açıklanması ve Türkiye’nin gerçeklerle yüzleştirilmesi gerekmektedir. Bu konuda da AKP’yi açıklama yapmaya, sorumlulukla davranmaya davet ediyorum.
Teşekkür ederim.






















Sosyal Medya Hesaplarımız