TBMM Genel Kurulu’nda söz alan CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, İzmir İktisat Kongresi’nin 103. yıl dönümünde Cumhuriyetin kurucu iktisadi vizyonu ile bugünkü ekonomik tabloyu çarpıcı verilerle kıyasladı. İktidarın trilyonlarca dolar vergi toplamasına rağmen Ankara-İzmir Hızlı Tren Hattı gibi kritik projeleri yılan hikayesine döndürdüğünü belirten Günaydın, 2026 bütçesindeki devasa açığa ve vergi yükünün dar gelirliye yıkılmasına isyan etti. Zonguldak’ta maden göçüğünde hayatını kaybeden 60 yaşındaki işçiyi hatırlatarak emeklileri çalışmak zorunda bırakan sistemi “iş cinayeti” düzeni olarak niteleyen Günaydın, büyük müteahhitlere sağlanan vergi muafiyetleri ile siftah yapamayan esnafa kesilen cezalar arasındaki uçuruma dikkat çekti ve muhalefete gönderilen fezlekelere “Ağababalarınız gelse bizi susturamaz, milletin hakkını savunmaya devam edeceğiz” sözleriyle rest çekti.
CUMHURİYETİN İKTİSADİ MİRASI VE BUGÜNKÜ EKONOMİK TABLO
CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada İzmir İktisat Kongresi’nin 103. yıl dönümüne atıfta bulunarak sözlerine başladı. Günaydın, Cumhuriyetin ilk yıllarında Osmanlı borçlarının ödendiğini, ülkenin demir ağlarla örüldüğünü ve Büyük Buhran döneminde dahi sanayi atılımlarının yapıldığını hatırlattı. Günaydın, mevcut iktidarın ise 3,5 trilyon dolar vergi toplamasına rağmen, Kamu İhale Kanunu’ndaki değişiklikler ve yolsuzluk iddiaları nedeniyle bu kaynağın yatırıma dönüşmediğini savundu.
ANKARA-İZMİR HIZLI TREN HATTI VE TAMAMLANAMAYAN PROJELER
Hükümetin yatırım politikalarını eleştiren Günaydın, Ankara-İzmir Hızlı Tren Hattı projesini örnek gösterdi. 2011 yılında ihalesi yapılan ve 4,3 milyar TL’ye tamamlanması öngörülen projenin bugün 101 milyar TL harcanmasına rağmen sadece %53 seviyesine gelebildiğini belirten Günaydın, “2011’den 2026’ya kadar yarısını bitirebilmişsiniz, kalanını iki yılda mı bitireceksiniz? Büyüklere masallardan vazgeçin” ifadelerini kullandı.
MADEN FACİALARI VE EMEKLİNİN ÇALIŞMA ZORUNLULUĞU
Zonguldak’ta meydana gelen maden göçüğünde hayatını kaybeden 60 yaşındaki işçiyi gündeme getiren Günaydın, emeklilerin geçinemediği için çalışmak zorunda kaldığı bir düzenin sorgulanması gerektiğini vurguladı. İliç maden faciasını da “iş cinayeti” olarak niteleyen Günaydın, CHP heyetlerinin hem Zonguldak’ta hem de İliç’teki dava süreçlerinde mağdur ailelerin yanında olduğunu ve sorumluların peşini bırakmayacaklarını ifade etti.
VERGİ ADALETSİZLİĞİ VE ESNAFIN İSYANI
2026 yılının ilk ayında bütçenin 215 milyar TL açık verdiğini açıklayan Günaydın, vatandaşın günde 38 milyar TL vergi ödediğine dikkat çekti. Dolaylı vergilerin payının %67’ye ulaştığını belirten Günaydın, dar gelirli kesimlere yüklenilirken, büyük müteahhitlere vergi muafiyetleri sağlandığını iddia etti. Çorum’da siftah yapamadan vergi cezası yiyen ve isyan ettiği için yargılanan esnaf Murat Kırcı’nın davasını bizzat takip edeceğini duyurdu.
FEZLEKE RESTİ: “BİZİ KORKUTAMAZSINIZ”
Konuşmasının sonunda muhalefet milletvekillerine gönderilen fezlekelere değinen Gökhan Günaydın, iktidara meydan okudu. “Ağababalarınız gelsin, memleketin hakkını savunmaya devam edeceğiz” diyen Günaydın, baskıların kendilerini susturamayacağını belirterek sözlerini tamamladı.
CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın’ın konuşmasının tam metni;
Değerli milletvekili arkadaşlarım, bugün 17 Şubat 2026; bundan tam yüz üç yıl evvel, bu memleket henüz cumhuriyet ilan edilmeden İzmir İktisat Kongresi’ni topladı. Lozan dağılmıştı çünkü Lozan’da emperyalist ülkeler asla kabul edemeyeceğimiz koşulları bize dayatmaya çalışıyorlardı; Mustafa Kemal Atatürk İsmet İnönü’yü geri çağırdı, kurulacak devletin tarımını, sanayisini, iktisadını, maliyesini konuştular, karara bağladılar. Sonra geri dönüldü, o Lozan Konferansı’nda Türkiye Cumhuriyeti’nin temelleri atıldı, 29 Ekim 1923’te cumhuriyetimiz ilan edildi. İşte, o cumhuriyet, Osmanlı’nın borçlarının yüzde 80’ini ödedi, Türkiye’yi demir ağlarla ördü, hem tarımını ayağa kaldırdı hem de 1930’larda Büyük Dünya Ekonomik Buhranı’nda Türkiye’nin hâlâ yaşayabileceği en önemli sanayi atılımını yaptı. Neden “en önemli sanayi atılımı” diyorum? Çünkü gayrisafi millî hasıla içerisinde sanayinin payının en hızla yükseldiği dönem o dönemdir.
Şimdi, İzmir İktisat Kongresi’ne yönelik olumlu sözler elbette hepimiz tarafından olgunlukla karşılanır, memnuniyetle karşılanır ancak eğer İzmir İktisat Kongresi’ne övgü düzüyorsanız onun takipçisi olmanız lazım. Örneğin, bugüne kadar 3,5 trilyon dolar civarında vergi topladınız, o sizden evvelki bütün cumhuriyet hükûmetlerinin topladığı verginin 6,5 katıdır ve yalnızca 500 milyar dolar yatırıma para harcadınız, o 500 milyar dolar da yatırıma gitmedi çünkü Kamu İhale Kanunu’nu 200 küsur kere değiştirdiniz; aslında yolsuzluk hikâyeleri içerisinde o paralar kayboldu.
Bakın, bir örnek, Ankara-İzmir Hızlı Tren Hattı, ihalesi 2011 yılında yapıldı, yapımına 2013 yılında başlandı ve 4,3 milyar TL’ye tamamlanacağı söyleniyordu. Bugün itibarıyla 101 milyar liranın harcandığı söyleniyor ve gerçekleşme oranı yalnızca yüzde 53. Tabii, bir taraftan da Ulaştırma Bakanı “2028’de bitecek.” diyor. Yani, 2011’den 2026’ya kadar yarısını bitirebilmişsiniz ancak bundan sonraki iki yıl içerisinde geriye kalan yarısını bitireceksiniz, öyle mi? Büyüklere masallardan vazgeçin, gerçeklerle tanışın. İzmir İktisat Kongresi’nin devamını izlemek sözle, lafla olmaz; yaşama geçirdiğiniz gerçek iktisadi başarılarla olabilir.
Evet, bugün 17 Şubat dedik, bundan tam yüz yıl evvel de Türk Medeni Kanunu’nu kabul edildi. Kadının çalışma yaşamında, evlilikte, adalet önünde, mirasta erkekle eşitliği kabul edildi ve topluma etkin bir birey olarak katılan, yurttaş olarak katılan kadın kimliği öne çıktı. Ben, bu büyük devrimi, biraz evvel söylediğim iktisadi devrimleri sosyal devrimlerle tamamlayan kurucu önderimiz Mustafa Kemal Atatürk ve yoldaşlarını saygıyla, sevgiyle ve minnetle anıyorum.
Bugün, Zonguldak’ta meydana gelen bir maden faciasında, bir göçükte 2 yurttaşımız hayatını kaybetti. Ne kadar basit söylüyoruz değil mi? 2 yurttaş hayatını kaybediverdi. Evet, o arkadaşlarımızdan bir tanesi, bugün cansız bedeni göçükten çıkarılan kardeşlerimizden biri 60 yaşındaydı, 60 yaşında maden işçisi olarak çalışan bir yurttaş; bu düzeni nasıl yarattınız, önce bunun bir hesabını vereceksiniz. Emekli aylığıyla pekâlâ geçinmesi gereken insanlar geçinemedikleri için maden işçiliği yapıyorlar, bundan da utanmıyorsanız neyden utanacaksınız; bunun bir hesabını verin önce.
İliç’te bir kaza meydana gelmişti. “Kaza” diyoruz, biz buna diyelim ki iş cinayeti, bir başka facia. Orada 9 kardeşimiz yaşamını kaybetmişti, tıpkı Zonguldak’ta o arkadaşlarımızın cenaze törenlerine katılan genel başkan yardımcılarımız ve milletvekillerimiz olduğu gibi bugün de İliç’teki duruşmaya genel başkan yardımcılarımız ve milletvekillerimizle katılıyoruz. Sonuna kadar süreçleri takip edeceğiz, hiç kimseyi cezasızlık algısıyla baş başa bırakmayacağız. O çocukların hesabını sorumlularından sonuna kadar soracağız, bundan herkes emin olsun.
Evet, yılın ilk ayı bütçe gerçekleşmesi belli oldu; gider 1,6 trilyon TL, gelir 1,4 trilyon TL yani ilk ayın açığı 215 milyar TL. İlk ayda ödenen vergi 1 trilyon 181 milyar TL yani vatandaş günde 38 milyar TL vergi ödüyor. Bunun içerisinde dolaylı vergilerin payı yüzde 67. Bütçe görüşmelerinde söyledik, bu, daha fazla yurttaşa, daha fazla yoksula, daha fazla sıradan hayatını geçirmeye çalışan vatandaşa yüklenme anlamına gelir. Başka bir şey daha yaptınız, kimler vergi veriyor biliyor musunuz? Dolaylı vergi verenlerin dışında, ayrıca siz yine utanmadan burada bir vergi yasası getirdiniz ve toplumun en yoksul kesimlerine bir kere daha yüklendiniz. Hadi “Yalan.” deyin. Siz tarım orman işçilerinin, siz gebe kadınların siz evlere temizliğe gidenlerin, siz taksi ve dolmuş şoförlerinin, siz kapıcıların borçlanma ve prim oranlarını artırdınız. Ya, bundan daha fazla utanmazlık olabilir mi arkadaşlar? Zaten vergisini ödeyen, doktora, diş hekimine, veteriner hekime, emlakçıya harç değil, haraç gönderdiniz.
Peki, ben soruyorum: Toplumun bu kesimlere yükleniyorsunuz. Siz vergi sildiniz mi? Yine bu kürsülerden ne yalanlar duyduk. “Vergi silinmez.” yalan söylüyorsunuz. Rakam veriyorum: 2013-2024 yılları arasında 2 milyar 882 milyon TL vergi aslı, 6 milyar 27 milyon TL vergi cezası olmak üzere 8 milyar TL vergi borcunu aslını ve cezasını bir kalemde sildiniz. Daha önemlisi, vergi harcaması adı altında istisna, muafiyet ve indirimlerle 3 trilyon 597 milyar lirayı yalnızca 2026 bütçesinde buharlaştırdınız.
Dünyada en çok kamu ihalesi alan ilk 10 müteahhitten 5’i sizin semirtmenizdir, 5’i bu topraklarda yaşıyor. Bunlara hiç vergi memuru gönderildiğini gördünüz mü? Gördünüz mü Mehmet Şimşek’in 5’li çeteye vergi memur gönderdiğini gördünüz mü? Ama Mehmet Şimşek kime gönderiyor biliyor musunuz? Bakın, Murat Kırcı, Çorum’da bir esnaf diyor ki: “Saat 13.00, saat kulesinin önündeyim daha siftah yapmadım ama dükkanlarımızdan vergi memurları çıkmıyor, fiş kesmediniz diye bizden ceza kesiyorlar.”
Ne yaptınız biliyor musunuz? O esnafı dinlemek yerine o esnafa önce soruşturma açtınız, sonra iddianame düzenlediniz ve arkasından da ceza davası açtınız. 15 Nisanda Murat Kırcı’yı Çorum’da yargılayacaksınız. Ben söylüyorum: Ben 15 Nisanda Çorum’da o esnafın yanındayım. Hadi göreceğiz!
Şimdi tabii, şunu söyleyeyim: Her pazartesi, her salı sabahı bir alt yazı geçiyor: Cumhuriyet Halk Partisi milletvekillerine, Grup Başkan Vekillerine fezleke. Bana da bu sabah bir fezleke daha gelmiş. Bakın, böyle güler yüzle konuşuyorum, hiç sinirlenmeden konuşuyorum. Siz bize fezleke göndererek bizi korkutabileceğinizi, bizi susturabileceğinizi mi sanıyorsunuz? Şunu söyleyeyim size: Ağababalarınız gelsin, memleketin, milletin hakkını savunmaya dibine kadar devam edeceğiz. Bugün bir söylüyorsam, yarın beş söyleyeceğim; Halep oradaysa arşın buradadır.























Sosyal Medya Hesaplarımız