"Acemi Kalma Ustası"

Doç. Dr. Gökhan Günaydın

CHP İstanbul Milletvekili

Kamu görevlisi bir babanın sık çıkan tayinleri nedeniyle Anadolu’yu adeta karış karış dolaşan bir ailenin içinde büyüdüm. Bu bağlamda ilk, orta ve lise öğrenimimi Zile/Tokat, Sarıkamış/Kars, Tosya/Kastamonu, Aksaray/Niğde, Ereğli/Zonguldak ve Geyve/Sakarya ilçelerinde tamamladım.

İletişim

Sosyal Medya

  1. Home
  2. »
  3. TBMM
  4. »
  5. Meclis Gündemi
  6. »
  7. Durduğunuz Her Dakika Memleketin Geleceğine Zarardır
bu içeriği paylaşın;

Durduğunuz Her Dakika Memleketin Geleceğine Zarardır

CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, TBMM Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada darbe girişiminin üzerinden 10 yıl geçmesine rağmen araştırma komisyonu raporunun neden açıklanmadığını, Hulusi Akar ve Hakan Fidan'ın neden dinlenmediğini sordu. Ekonomik buhrana, artan enflasyona, işsizliğe ve bütçe harcamalarına dikkat çeken Günaydın, AKP'ye "Burada durduğunuz her dakika memleketin geleceğine zarardır" sözleriyle yüklendi.
Yazı Boyutu:
12px
32px

CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın’dan TBMM’de Tarihi Çıkış: “Siyasi Ayağı Neden Açıklamıyorsunuz?”

CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada 15 Temmuz darbe girişiminin karanlıkta kalan noktalarını gündeme taşırken, ülkenin içinde bulunduğu derin ekonomik krize ve hatalı bütçe harcamalarına dikkat çekerek AKP iktidarına sert eleştirilerde bulundu.

“YAPILMAMIŞ İŞLERİN ALTINI ÇİZELİM”

Günaydın, 15 Temmuz darbe girişiminin üzerinden 10 yıl geçmesine rağmen meclis araştırma komisyonu raporunun hâlâ kamuoyuna açıklanmamasını eleştirdi. Dönemin Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar ve MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ın komisyona neden çağrılamadığını soran Günaydın, komisyon başkanının dahi FETÖ bağlantılı olduğunu belirtti. CHP’nin her yıl sunduğu araştırma önergelerinin AKP oylarıyla reddedildiğini hatırlatan Günaydın, darbenin asıl siyasi ayağının ortaya çıkarılmadığını ve halktan gizlendiğini savundu.

“MEMLEKET 8 YILDIR KESİNTİSİZ BİR KRİZİN İÇERİSİNDE”

Ekonomik verilere değinen Günaydın, yanlış ekonomi politikaları nedeniyle Türkiye’nin gıda ve genel enflasyonda dünya beşincisi olduğunu söyledi. Vatandaşların artık ev sahibi olmayı bir kenara bırakıp kiralarını bile ödeyemediğini belirten Günaydın, geniş tanımlı işsiz sayısının 12 milyon 670 bine ulaştığını vurguladı. Vatandaşın geçinebilmek için kredi kartı borçlarıyla yaşamak zorunda kaldığını ve icralık olan insan sayısının 4,5 milyonu bulduğunu belirten Günaydın, meclisin yaz aylarında açık tutulmasına rağmen halkın bu yakıcı sorunlarına hiçbir çözüm üretilmediğini ifade etti.

“BURADA DURDUĞUNUZ HER DAKİKA MEMLEKETİN GELECEĞİNE ZARARDIR”

Tekstil sektöründeki büyük çöküşe ve istihdam kayıplarına dikkat çeken Günaydın, devletin bütçeyi halk için kullanmak yerine teslim alınamayan F-35’lere, ambalajında bekletilen S-400’lere ve uluslararası tahkim cezalarına harcadığını belirtti. AKP iktidarının getirdiği yeni ekonomik paketlerin krizi çözmek yerine daha da derinleştireceğini ifade eden Günaydın, iktidarın ilk seçimde halk tarafından sandıkta gönderileceğini söyleyerek konuşmasını tamamladı

💬 CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın’ın konuşması;

Gökhan Günaydın: Evet, bugün 16 Temmuz 2026. Dün Türkiye’de 15 Temmuz 2016’da meydana gelen darbenin 10. yıl dönümüydü. 15 Temmuz hakkında bu gökyüzü altında ve bu parlamentonun atmosferi içerisinde söylenmedik hiçbir söz kalmadı. Ancak yapılmamış işler var. Hamaseti ve hamasi nutukları bir tarafa bıraktığımızda yapılmamış işlerin altını çizelim. Şimdi bir kere daha buradan soruyoruz: 15 Temmuz Araştırma Komisyonu’na dönemin Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar ve dönemin MİT Başkanı Hakan Fidan ifade vermeye neden çağrılamamıştır?

Bu konuda bugüne kadar bir şey duyduk mu biz iktidar partisinden? Evet, güzel konuşmalar yapıyorsunuz. O konuşmaların bir yerine de “Hulusi Akar’ı ve Hakan Fidan’ı bu nedenle çağıramadık” deseniz ya, biz de bir öğrenelim. İkinci ve çok önemli bir soru: O komisyona FETÖ’cü olmayan bir başkan bulamadınız mı kardeşim? 15 Temmuz darbesini araştırma komisyonu kuruyorsunuz, komisyonun başkanı FETÖ’cü oluyor be birader! Bundan sonra da ben 15 Temmuz’la ve darbeyle mücadele ediyorum diyorsunuz.

Bir şey daha var; üzerinden 10 yıl geçti. O komisyon bir rapor hazırladı. O komisyonun iyi kötü bir raporu var. O raporu açıklayamamaktan utanmıyor musunuz arkadaş? Üzerinden 10 yıl geçmiş. Memleketin demokrasisine, geleceğine büyük bir darbe ortaya çıkmış. Parlamento çalışmış, bir rapor hazırlamış. O raporu saklıyorsunuz. Cumhuriyet Halk Partisi’nin dört ayrı araştırma önergesi var, her yıl tekrar ediyoruz bunu. Buna rağmen burayı bir sessizlikle geçirebiliyorsunuz. Bu her grubun yapabileceği bir şey değildir. Gerçekten o turuncu koltuklar, sizin bölümünüz kan ağlıyor. Bunun altını çizelim.

Ve en önemli soru: Siyasi ayağı kimdir? Birçok yazan çizen oldu. Bylock’çu bakanlar, Bylock’çu milletvekilleri. Altını çizerek soruyorum: Anadolu’da sıvacı, boyacı FETÖ’cü çıktı da hiç milletvekili, bakan yok mu? Bunun bir siyasi ayağı yok mu? Bir tanesini bile ortaya çıkartıp koyabildiniz mi? Demek ki bunları yapamadan gerçek bir 15 Temmuz’la yüzleşmenin söz konusu dahi olamayacağını ifade edelim ve bir kere daha en azından o raporu açıklayabilme cesaretiniz olsun. Bunu da kamuoyuyla paylaşalım.

Efendim, Temmuz ayında Türkiye Büyük Millet Meclisi çalışıyor. Anayasa diyor ki, 1 Temmuz’da meclis kapanır, 1 Eylül’e kadar kapalı kalır. Burada parlamenterleri tatile göndermek için yazmıyor anayasa. Anayasa ve iç tüzük, bu tarihlerde milletvekillerinin yerele gidip halkla beraber halkın sorunlarını araştırması ve mesaisini ona ayırması için bunu yazıyor. Peki, yapılması gereken işler var ve bu nedenle mecliste yasama faaliyetimizi yapalım, arta kalan zamanlarımızda bölgelerimize gidelim. Buna da kabul. Yeter ki memleketin sorunlarına çözüm bulmak için çalışan bir parlamento dinamiği yaratalım.

Bakın, ben size bir parlamentonun Türkiye Cumhuriyeti’nde çözmesi gereken sorunları söyleyeyim. Kendi elinizde bir kriz yarattınız. “Faiz sebep, enflasyon sonuçtur” diye bağırdınız. “Gözlerime bak gözlerime” diye garip garip laflar ettiniz. Memleket 8 yıldır kesintisiz bir krizin içerisinde ve memlekette 30 milyondan fazla insan açlık sınırının altında yaşıyor. Enflasyonda Türkiye dünya beşincisi yüzde 32 ile, gıda enflasyonunda Türkiye dünya beşincisi yüzde 34’le.

Peki kiralar ne? Barınmalar ne? Haziran ayında yalnızca bir aylık kira enflasyonu yüzde 2.66 ve yıllık enflasyon yüzde 47.9’a ulaşmış. Sayenizde Türkiye Cumhuriyeti’nde yurttaşlarımız… Eskiden 10 yıllık kredilerle bu memlekette ev alınırdı, ben de evimi böyle almıştım. Şimdi insanlar evlerinin kirasını ödeyemiyorlar sayenizde. Büyük bir işsizlik var. Geniş tanımlı işsizlik rakamı 12 milyon 670 bini bulmuş. Ne eğitimde ne istihdamda olan gençlerin sayısı 6 milyon 789 bini bulmuş. Tüketicilerin bankalara borcu 7 trilyon 140 milyar lira. Bunun yarısı, 3 trilyon 547 milyar lirası kredi kartı borcu. Yani adam geçinemediği için, mutfağında çorbasını kaynatamadığı için kredi kartına takla attırıyor. 3 trilyon, 3,5 trilyon kredi kartı borcu var. Varlık şirketlerinin ve bankaların icraya verdiği vatandaş sayısı 4,5 milyon.

Ben şimdi soruyorum: Parlamento Temmuz’da çalışsın, yetmez Ağustos’ta çalışsın, yetmez Eylül’de çalışsın, 30 Eylül’de çalışsın, 1 Ekim’de yeniden açılsın. Peki bunlara ilişkin bir tek çare var mı getirdiğiniz? Var mı bir tane çare? Asgari ücret bir yıldan bu yana 28 bin TL. Ocak başından bu yana 28 bin TL. Bugüne kadar 5 bin liralık satın alma gücü kaybı olmuş. Enflasyonun yüzde 33 olduğu bir ortamda asgari ücret için diyorsunuz ki “Size yapacağım hiçbir şey yok, sürünmeye devam edeceksiniz.” Bu parlamento yılın ikinci yarısı için bir asgari ücret zammı getirebiliyor mu buraya? İktidar partisi bloku, getirebiliyor musunuz? O halde nedir meclisi açık tutmanın anlamı?

Efendim, en düşük memur maaşı 20 bin TL. Haftaya zam yapacaksınız. Ne kadar zam yapacaksınız? 23 bin 200 olacak, öyle mi? Yani 20 bin lirayla geçinemeyen adam 23 bin 552 lirayla geçinecek, öyle mi? Bunun için mi bu parlamentoyu açık tutuyorsunuz kardeşim? Tekstilde, bakın rakam rakam veriyorum, son 3 yılda 403 bin kişi işini kaybetti. 10 bin 476 iş yeri kapandı. Tekstil Mısır’a uçuyor. Türkiye’nin en köklü sanayisini bu topraklarda tutamıyorsunuz bile. İstihdamı desteklemek için yaptığınız bir şey var mı? Ne yapıyorsunuz biliyor musunuz? Haftaya bir ekonomik paket getireceksiniz, devletin SGK’ya yaptığı devlet katkısını kaldırmayı burada öngörüyorsunuz. Yani bırakın krizin sonuçlarını hafifletmeyi, daha da krizi artıracak işler yapıyorsunuz.

Peki vatandaşın suçu ne? Vatandaş vergi veriyor. Bu bütçenin yüzde 89’u vatandaşın vergilerinden oluşuyor. Siz bu vergileri vatandaşa geri döndürmek üzere çalışmak yerine 2.4 milyar dolarını gözünüzü kırpmadan S-400’lere veriyorsunuz. Sonra da onları ambalajından çıkartacak cesaretiniz olmuyor, ambalajda kalıyor. 2.4 milyar dolar! 1,5 milyar doları F-35’e veriyorsunuz, parasını ödediğiniz uçakları alamyorsunuz. Bunun utancıyla yaşamaya devam ediyorsunuz. Paris Ceza Mahkemesi’nde 1.4 milyar dolar ceza ödemeye mahkum oluyorsunuz. Bunu dile getiren muhalefeti de hamaset yapmakla suçluyorsunuz. Ben söyleyeyim; burada ve bu tarafta durduğunuz her dakika memleketin geleceğine zarardır. İlk sandıkta oraları boşaltacaksınız. Çok teşekkür ediyorum.

Haber Galeri:

Bu İçerik 12 Kez Görüntülendi.

Sosyal Medya Hesaplarımız

Bu Sayfayı Paylaşın

Faydalı Linkler

Sosyal Medya

Abonelik