CHP, adalet ve demokrasi sorunlarını karşılıklı değerlendirmek amacıyla TBMM’de siyasi parti turlarına başladı. Ziyaretlerde Cumhuriyet Halk Partisi Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın ile birlikte Genel Başkan Yardımcıları Gül Çiftci ve Serkan Özcan; Yeni Yol Partisi, İYİ Parti ve DEM Parti gruplarını ziyaret ederek gündemdeki sıcak başlıkları değerlendirdi.
MUHALEFETİN KIRMIZI ÇİZGİSİ: EMEKLİ MAAŞLARI
Görüşmelerin en önemli maddesi ekonomideki daralma ve emeklilerin durumu oldu. Ziyaretler sonrası açıklama yapan Gökhan Günaydın, emekli maaşlarının derhal açlık sınırının üzerine çıkarılması gerektiğini savundu. Günaydın, TBMM’nin trafik kanunu gibi tali konular yerine, kan ağlayan 16 milyon emeklinin sorunlarına odaklanması gerektiğini belirtti. Muhalefet kanadının, emekli maaşları konusunda ortak bir tutum sergileme ve birlikte hareket etme eğiliminde olduğu vurgulandı.
“YARGI ARAÇSALLAŞTIRILARAK SİYASET DİZAYN EDİLİYOR”
Gökhan Günaydın’ın dikkat çektiği ikinci kritik başlık ise demokrasi ve hukuk güvenliğiydi. Yargının siyaset üzerinde bir baskı aracı olarak kullanılmasına sert tepki gösteren Günaydın, rakiplerin yargı yoluyla siyaset sahnesinden silinmeye çalışılmasını “zavallı bir çaba” olarak nitelendirdi. Adalet mekanizmasındaki sorunların sadece belirli bir partiyi değil, tüm ülkenin hukuk güvenliğini tehdit ettiğinin altı çizildi.
Yeni Yol Partisi ziyaretinin ardından açıklama yapan CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, şunları dile getirdi:
“Birincisi, biliyorsunuz bu emekli arkadaşlarımıza, kardeşlerimize yönelik insan onuruna aykırı maaş düzenlemesinin kabul edilebilir bir tarafı yoktur. Muhalefet bir bütün halinde burada birlikte davranıyor. Trafik Kanunu’yla ilgili düzenlemelerin ne zamanıdır ne de esas olarak memlekete bir hizmeti vardır. Cezayı arttırmaya yönelik bir düzenleme, trafik güvenliğini sağlama amacından da uzaktır. 16 milyon emeklimiz kan ağlarken, Meclisin Türkiye’nin gündemiyle, insanımızın gündemiyle meşgul olması gerekir. Yeni Yol Partimizin Grup Başkanı, Grup Başkanvekili ve milletvekili arkadaşımızla yaptığımız değerlendirmelerde bu konuda muhalefetin birlikte davranma düşüncesini perçinlemiş bulunuyoruz.
İkinci ana temamız, Türkiye’nin demokrasi ve adalet sorunlarıdır. Bu memleket geçmişten bu yana siyasal partilerin kapatılması, kongrelerinin, kurultaylarının yok sayılması, yargının araçsallaştırılması üzerinden siyasetin dizayn edilmesi çabalarına tanık olmuştur. Siyasal partiler, demokratik yaşamın vazgeçilmez unsurlarıdır. Yakasına rozet takmış, araçsallaştırılmış yargı üzerinden siyasal partileri kapatmaya kalkışmak, onların içişlerine karışmaya kalkışmak kimsenin haddine değildir ve memlekete de yarar sağlamaz. Ayrıca rakiplerinizi yargı üzerinden siyasi sahnenin dışına itme çabasının da ben zavallı bir çaba olarak değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum.
Bu konuların tamamını birlikte değerlendirdik. Yeni Yol Partimize, Sayın Grup Başkanımıza, Başkan Vekilimize ve sevgili milletvekili arkadaşımıza nazik kabulleri, misafirperverlikleri ve sohbetleri için, değerlendirmeleri için çok teşekkür ediyorum. Meclis içinde ve dışında dayanışmamız sürecek.”
CHP heyetinin İYİ Parti ziyaretinin ardından da açıklama yapan CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, şunları ifade etti:
“Nazik misafirperverlikleri ve kabulleri için İYİ Parti Grup Başkan Vekilimiz kıymetli Sayın Turan Çömez Başkanımıza ve Genel Başkan Yardımcısı Sayın Hakan Olgun Başkanımıza çok teşekkür ediyoruz. İki ana başlık ele alındı heyetler arasında.
Birincisi, 16,5 milyon emekçimize reva görülen açlık düzeyinin altında, insan onuruna aykırı aylık ve maaş düzeni. Bu, bir siyasal parti meselesi olmaktan çok öte vatanından, milletinden, emeklisinden, emekçisinden yana olan herkesin ortak davasıdır. Bugün Türkiye Büyük Millet Meclisi bu Gazi Mecliste Trafik Kanunu görüşülüyor. Trafik güvenliğini sağlama gerekçesi altında aslında “cezaları nasıl artırırız?” diye Türkiye Büyük Millet Meclisini meşgul ediyorlar. Oysa bunun yerine memleketin ve milletin gerçek sorunlarına eğilen bir Meclis yapısını kurmak ve buna göre burayı işletmek zorundayız. Bu çerçevede diyoruz ki, derhal açlık sınırına geçen bir emeklilik, maaş ve aylık düzenini hem asgarisinden hem de asgari aylığın üzerinde olanları da buna paralel olarak artırmak suretiyle bir düzenlemeyi Meclise getirin. Getirmediğiniz müddetçe muhalefet birlikte davranmaya devam edecek ve her türlü çabayı birlikte organize edecek. Biz bu çerçevede İYİ Parti ile tam bir mutabakat içerisinde olduğumuzu gördük. Bunu görmekten de büyük memnuniyet duyuyoruz. Heyetim adına bunu da teşekkür ederek ifade etmek isterim.
İkinci konu, tabii Türkiye’nin genelini ve 86 milyonu ilgilendiren adalet ve demokrasi sorunları. Türkiye’de bugün araçsallaştırılmış yargı üzerinden demokratik siyasetin vazgeçilmez unsurları olan siyasal partilere yönelik açık saldırı ve kumpas girişimleri var. Cumhuriyet Halk Partisi’nin kongreleri, kurultayları iptal edilmeye çalışılıyor, il başkanlıklarında paralel yapılar kurulmaya gayret ediliyor ve yakasına rozet takmış olan araçsallaştırılmış yargı mensupları, Cumhuriyet Halk Partisi’nin kapatılmasından söz edebiliyorlar, buna yönelik fezleke düzenleyebiliyorlar. Bütün bunlar sadece Cumhuriyet Halk Partisi’ne yönelik değil, demokrasiye yönelik bir tehdittir. Bugün bizim başımızdadır, geçmişte başka birçok siyasal partinin başına da bu tip şeyler gelmiştir. Ekrem İmamoğlu’nun nerede bir duruşması ve davası varsa orada hakim değiştirilmektedir. Örneğin diploma ceza davasına bakan hakim dava ve duruşmalar arasında sürülmektedir, diploma idare davasına bakan heyet değiştirilmektedir. Ahmak davasının ortasında hakim sürmektedir. O hakim “hem bana baskı yaptılar, hem istinaf süreci ayarlandı” demesine rağmen Hakimler Savcılar Kurulu burada herhangi bir işlem yapma gereği duymamaktadır. Örnekleri çoğaltmak mümkün. Ancak bütün bunlar Türkiye’de adil yargılanma hakkının dahi ortadan nasıl kaldırıldığına ilişkin örneklerdir. Dolayısıyla burada da bir demokratik dayanışmanın yalnızca Cumhuriyet Halk Partisi’ne ve mensuplarına destek verme anlamına değil, demokrasiye ve adalete destek verme anlamına geleceğini düşünüyoruz. Biz bu çerçevedeki görüşlerimizi İYİ Parti’nin Sayın Grup Başkanvekiline ve Sayın Genel Başkan Yardımcısına aktardık, değerlendirmelerimizi karşılıklı yaptık. Bir kere daha hem nazik kabulleri hem de sağlıklı ve nitelikli değerlendirmeleri için kendilerine huzurlarınıza teşekkür ediyoruz.”
CHP’li Günaydın, DEM Parti ziyaretinden sonra yaptığı açıklamada da şu değerlendirmede bulundu:
“Üç ana mesele ele aldık Türkiye’yi, bölgeyi ve dünyayı ilgilendiren: Bunlardan birincisi, Suriye’de, Halep’te ortaya çıkan gelişmeler ve saldırılar. Büyük bir kaygıyla izliyoruz. Bu bir demokrasi sorunudur, bu bir insan hakları sorunudur. Meseleyi doğru açıdan ele almak, insanların can güvenliğini sağlamak, demokrasiyi ve barışı o bölgede tesis etmek son derece önemli. Oradaki gelişmelerin tamamının Türkiye’yi ilgilendirdiği ve Türkiye’ye de yansıyacağını bilerek tüm kesimleri sorumlu davranmaya davet ettiğimizi burada ifade etmek isterim.
İkincisi, emeklilerimizi ilgilendiren konu. Bu memlekette 16,5 milyon emekliyi açlık sınırının altında yaşamaya mahkum eden bir düzen var. Para yok iddialarının ne kadar geçersiz olduğunu defalarca dile getirdik, burada yeniden temellendirmeyi tümüyle gereksiz görüyorum. Türkiye Büyük Millet Meclisinin bu meseleyi hızlı ve acil bir yasal düzenlemeyle ele alması ve çözmesi gerekirken, trafik güvenliği adı altında trafik cezalarını arttırmaya yönelik bir düzenleme çabasını iktidar partisi grubundan görüyoruz ve bundan büyük üzüntü duyuyoruz.
Şu ana kadar salı ve çarşamba günü Meclisi çalıştıramamış bir iktidar grubu var. Bugün perşembe. 36 maddelik Trafik Kanunu’nun ilk 3 maddesi görüşülebildi. Biz çağrı yapıyoruz: Derhal bu kanunun görüşmelerini durdurun. Tek maddelik bir düzenleme ile emeklilere insan onuruna yakışır bir düzenlemeyi, maaş ve aylık düzenlemesini getirin, size destek olalım. Eğer bunu yapmayacaksanız da muhalefet birlik içerisinde bu konuda beraber davranmaya devam edecek. DEM Parti’nin de bu konuda kesin tavrını görmek bizim açımızdan hem memnuniyet verici hem de sürpriz değil. Kendileri zaten bu konuda gerekli açıklamayı yapacaklardır.
Üçüncü ana konumuz ise hem Gül Başkanımız hem de Serkan Başkanımızın da ifade ettiği ve diğer siyasal parti gruplarımıza da birer dosya ile rapor ile aktardığımız görüşlerimizdir. Türkiye’de demokrasi, barış ve adalet ciddi risk altındadır. Bu ülkede demokratik, meşru, yarışmacı siyaseti elemine etmeye çalışan, rakiplerini araçsallaştırılmış yargı üzerinden tasfiye etmeye çalışan ve burada o kadar ileri gidişi var ki, artık hakimleri, savcıları dava arasında değiştirmekten de çekinmeyen bir zorbalık ile karşı karşıyayız. Bu bazen İstanbul İl Kongresi’ne, bazen Cumhuriyet Halk Partisi’nin kurultayına, bazen 102 yıllık partinin kurumsal kimliğine açık saldırı niteliğine dönüşebiliyor.
Bütün bunlardan yönelik, bütün bunlara karşı herhangi bir korku ya da çekince içerisinde değiliz. Mesele Cumhuriyet Halk Partisi meselesi değil, mesele Türkiye’de demokratik siyaseti koruma meselesidir. Bu ilk kez bizim başımıza gelmiyor. Ancak DEM Parti ziyaretinde söyleyeyim ki, DEM Parti’nin yetkilileri arasında biz burayı biraz ihtiyatlı konuşmakta fayda görüyoruz. DEM bu konuda yıllarca zulüm görmüş bir partidir, yıllarca baskılara karşı ayakta durmuş bir partidir. Başka siyasal partilerde var. Burada demokratik bir dayanışmayı sağlamanın da son derece önemli olduğunu düşünüyoruz.
Bu çerçevede görüşlerimizi DEM Parti Grubu’na aktardık. Ben bir kere daha hem nazik kabulleri hem de değerli sohbetleri için her iki kıymetli Grup Başkanvekilimize de huzurlarınızda çok teşekkür ediyorum.”






















Sosyal Medya Hesaplarımız