Köprüleri Kaç Paraya Peşkeş Çekmeyi Planlıyorsunuz?

YENİ Parti Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, TBMM'deki ilk basın toplantısında partinin ilk anket sonuçlarını, belediyelere yönelik operasyonları ve köprü özelleştirmelerini değerlendirdi.

YouTube
13:58

YENİ Parti Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde gerçekleştirdiği ilk basın toplantısında ülke gündemine ve parti çalışmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Lozan’ın 103. yıl dönümünde kurulan YENİ Parti'nin oy oranlarından muhalefet belediyelerine yönelik baskı ve operasyonlara kadar birçok kritik başlığa değinen Günaydın, iktidarın ekonomi ve yerel yönetim politikalarını sert bir dille eleştirdi.

"İLK GÜNDEN BİRİNCİ PARTİ KOLTUĞUNA OTURDU"

Konuşmasına partinin kuruluş sürecine ilişkin verileri paylaşarak başlayan Gökhan Günaydın, Gündemar şirketinin yaptığı son araştırmaya dikkat çekti. Halkın %87’sinin YENİ Parti’nin kuruluşundan haberdar olduğunu belirten Günaydın, partinin %30’un üzerinde bir oy potansiyeline ulaştığını ve kurulduğu ilk gün itibarıyla birinci parti konumuna yerleştiğini ifade etti. Olağanüstü koşullarda ve zorlu süreçlerden geçilerek kurulan partinin millet tarafından hızla sahiplenildiğini vurguladı.

"VATANDAŞ SİZİ SAHADA BEKLİYOR"

TBMM’nin Temmuz ayı sonuna kadar çalıştırılmasını ve meclis gündemini de eleştiren Günaydın, halkın ağır bir yoksullukla mücadele ettiğini belirtti. En düşük emekli aylığının yetersizliğine ve bölgesel asgari ücret tartışmalarına tepki gösteren Günaydın, iktidar milletvekillerine seslenerek meclise kapanmak yerine sahaya inip vatandaşın durumunu bizzat görmeleri gerektiğini söyledi. Partinin kongre ve kurultay takviminin hızla ilerlediğini ekleyen Günaydın, olası bir baskın seçim dâhil her türlü seçim senaryosuna hazır olduklarını belirtti.

"YA BİZE KATIL YA İÇERİYE ATIL"

Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş’ın gözaltına alınmasına tepki gösteren Günaydın, muhalefet belediyelerine yönelik operasyonların sistematik bir hal aldığını savundu. 31 Mart 2024 seçimlerinden bu yana CHP’li belediyelere onlarca operasyon yapıldığını, buna karşın AKP yönetimindeki tek bir belediyeye dokunulmadığını vurguladı. İktidarın belediye başkanlarını partilerine geçmeye zorladığını belirten Günaydın, muhalefet belediyeleri üzerindeki yargı baskısını sert bir dille eleştirdi.

"KÖPRÜLERİ HANGİ FİYATLA PEŞKEŞ ÇEKECEKSİNİZ?"

Kamuya ait köprülerin özelleştirilmesi konusundaki belirsizliklere de değinen Günaydın, uluslararası basında yer alan haberlere işaret etti. Fransa merkezli bir şirketin söz konusu ihalelerle ilgilendiğini belirten Günaydın, kamu yararı gözetilen stratejik yatırımların kâr-zarar eksenine çekilerek vatandaşa ek yük getireceğini ve kötü yönetimin faturasının millete kesildiğini ifade etti.

💬 YENİ Parti Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın'ın konuşması;

YENİ Parti'nin grup başkanvekili olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi'ndeki ilk basın toplantısını gerçekleştirmemizin heyecanını taşıdığımı baştan ifade edeyim. 91 kurucu milletvekili arkadaşımızla beraber Lozan'ın 103. yıl dönümünde kurduğumuz YENİ Parti'ye ilişkin ilk veriler gelmeye başladı. Gündemar adlı şirket partinin kuruluşundan sonraki ilk 3 gün içerisinde; 25, 26 ve 27 Temmuz tarihlerinde yaptığı araştırmayı kamuoyuyla paylaştı. Öne çıkan veriler şunlar: Halkımızın %87'si YENİ Parti'nin kuruluşundan haberdar. 3 günlük zaman dilimi için bunun son derece önemli bir veri olduğunu ifade etmek isteriz. İkincisi de an itibarıyla %30'un üzerinde bir oy potansiyeline sahip olduğu ve yalnızca ana muhalefet partisi değil, kurulduğu gün 1. parti olan ve böylelikle Türkiye'nin Cumhuriyet tarihindeki ilk siyasi niteliğini kazanan bir parti olduğunu da ifade etmek istiyorum. Peki nedir? Madem kurulduğunda birinci partiydi, neden kuruluşu böylesine sancılı oldu? Çünkü olağanüstü koşullarda doğdu. Çünkü Türkiye'de bir partiye çökülmesi sonrasında kurulmak zorunda kalınan bir partiye dönüştü. Ancak milletimizin kurduğu ve sahiplendiği bir partinin hızla ve ilk günden birinci parti koltuğuna oturmuş olması bizleri hem heyecanlandırıyor hem de geleceğe ilişkin sorumluluğumuzu açıkça artırıyor.

Bugün itibarıyla ifade etmek isterim ki arkadaşlar, 200'ün üzerinde belediye başkanı YENİ Parti'ye katılmak amacıyla istifa etmiş bulunuyor. Partiye üyelik koşullarını hızla hazırlıyoruz. Bu hafta içerisinde bütün bu paneller açılmış olacak ve belediye başkanlarımızın da kahir ekseriyetinin, bizim "daha temkinli olmanızda bir sakınca yok" dememize rağmen YENİ Parti'ye üye olmak için büyük bir hazırlık ve adeta acele içerisinde olduklarını görmekten de büyük memnuniyet duyduğumuzu ifade edelim.

Bu arada parti hızla örgütlenmesini tamamlıyor. Türkiye Büyük Millet Meclisi, Temmuz'un 28'inde aslında anayasal olarak ve içtüzük uyarınca 1 Temmuz'da kapanması gerektiği halde, Temmuz'un 28'inde hâlâ memleketin gündeminden kopuk bir yasal çerçeve çalışmaları ile karşı karşıyayız. Söyleyelim ki Türkiye'de hızla bir yoksullaşma varken devletin sosyal güvenlik primi ödeyicilerinin arasından çıkartılmasına ilişkin bir gündemi konuşuyoruz. Yine söyleyelim ki en düşük emekli aylığı 20.000 TL ile hiç kimse geçinemezken, bunun 23.552 liraya çıkartılmasıyla övünen bir iktidar bloğu ile karşı karşıyayız. Yani "yoksulluğunuzdan bize ne" diyen bir iktidar bloğu var karşımızda. 28.000 liralık asgari ücret yıl boyunca kimseye yetmezken, hiç utanmadan bölgesel asgari ücret tartışmalarını alevlendirebiliyorlar. Yani diyorlar ki "28.000 TL size çok, bazı bölgelerde ev kirası ve domates daha ucuz. Dolayısıyla size daha az asgari ücret verebilir miyiz, bunun yollarını araştıracağız" diyorlar. Biz de diyoruz ki bütün kış boyunca Meclis'i çalıştıramayanların, yaz geldiği anda milletvekillerinin sahada çalışmak için inmesi gerektiği zamanlarda milletvekillerini Meclis'e hapsetmelerinin kendilerine sağlayabileceği bir fayda yoktur. Vatandaş sizi sahada bekliyor. Bir inin bakalım, yakanıza mı yapışacak, sırtınızı mı sıvazlayacak? Bunu hep beraber göreceğiz.

Bu arada YENİ Parti ilçe ve il örgütlenmelerini tamamlıyor. Biz Ağustos ve Eylül ayları içerisinde kongrelerimizi yapacağız. Muhtemelen Ekim ayı içerisinde kurultayımızı yapacağız ve kurultaydan sonra da hızla partimizi seçime girmeye yeterli olan partiler arasına sokacağız. Ama şunu da ifade edeyim ki hiç kimse burada bir endişeye kapılmasın; baskın seçim dahil olmak üzere her türlü seçim modeline biz varız. Çeşitli stratejiler ve planlarla buralarda olacağız. Milletin egemenliğini devralmaya çalışanların hayalleri boşa düşecektir, bunu ifade edelim.

Evet arkadaşlar, bu sabah saat 06.02'de telefonlarımıza düşen bir başka haber ile uyandık. Üsküdar Belediye Başkanımız sevgili Sinem Dedetaş arkadaşımız gözaltına alındı. Üsküdar'ın kazanılmasında bir İstanbul milletvekili olarak benim de payım olmuştur. Üsküdar'ı adım adım dolaştık. Sinem Dedetaş daha evvel İstanbul Büyükşehir Belediyesi bünyesinde Deniz Şehir Hatları İşletmelerinde çok başarıyla bir genel müdürlük yaptı. Adeta çürüyen tersaneleri yeniden ayağa kaldırdı. Hem İBB'nin hem de özel sektörün gemilerini onardı, bütçeyi düzenledi. Şu anda Marmara Denizi'nde dolaşmakta olan İstanbul Büyükşehir'e ait taksileri tersanelerinde bizzat yaptı ve arkasından da başarılı bir belediye başkan adayı olarak Üsküdar'ı yıllar sonra kazandı. Recep Tayyip Erdoğan'ın konutunun bulunduğu Üsküdar Belediyesi, 31 Mart 2024'te Sinem Dedetaş öncülüğünde arkadaşlarıyla beraber halkın belediyeciliğini kurdu.

 Şimdi arkadaşlar, 31 Mart 2024'ten bu yana 2 yıl 4 ay geçti. Yani toplam 28 ay geçti. Neydi sonuçlar? Bir hatırlayalım: Ekrem İmamoğlu %51,14 oy almıştı, şu anda Silivri'de. Murat Kurum %35,59 oy almıştı, şu anda bakan. Peki belediyelerde sonuçlar neydi? 39 ilçe belediyesinden 26'sını biz kazanmıştık. Yani her 3 ilçe belediyesinden 2'sini biz kazanmıştık ve AKP'nin yalnızca 13 belediyesi kalmıştı. Üzerinden 28 ay geçmiş, rakamlara bakalım. Bu 27 belediye başkanımızdan (Büyükşehir dahil olmak üzere) 16'sına operasyon yapılmış. Peki kimlere asla operasyon yapılmamış? Efendim, 2019 öncesinde bizim kazandığımız ve 2019 öncesinde AKP ile yönetilen bir tek belediyeye operasyon yok. 2024'te bizim kazandığımız ve 2024 öncesinde AKP'ye ait olan bir tek belediyeye de operasyon yok. Halen AKP tarafından yönetilen 13 belediyeden herhangi birisine de operasyon yok. Sonra geliyorlar bize hukuk muk diye bir şeyler sıralayıp duruyorlar. Geçiniz. Ne yapmaya çalıştığınızın farkındayız. Sadece biz değil, halk da farkında.

Türkiye genelinde CHP'li belediyelere 41 operasyon yapılmış. Bu çerçevede 28 belediye başkanımız tutuklu. Peki AKP'den mevcut halen görevde olan bir tek belediye başkanına operasyon yapılmış mı? Tutuklu var mı? Yok. Tablo işte bu kadar basit. Gözaltı ve tutuksuz yargılama var. Örneğin Zeydan Karalar, örneğin Ahmet Özer tutuksuz yargılanıyorlar. Abdurrahman Tutdere, Onur Yiğit, İnan Güney, Kadir Aydar tutuksuz yargılanıyorlar. O halde soralım: Zeydan Karalar'ı neden hâlâ göreve iade etmediniz? Ahmet Özer'i neden hâlâ göreve iade etmediniz? Bu tutuksuz yargıladığınız belediye başkanlarından kaçan herhangi birisi var mı? Delilleri karartmaya yeltenen herhangi birisi var mı? O halde neden 28 arkadaşımız tutuklu olmaya devam ediyorlar? Hâlâ 3 eski belediye başkanımız; sevgili Tunç Soyer, sevgili Şükrü Sözen, sevgili Turgay Erdem halen tutuklu. Bu arkadaşlarımıza yaptığınız operasyonlar aslında Türkiye'de rejimi değiştirmeye yönelik çabalarınızın yalnızca bir parçası. 13 belediyede kayyum var bu memlekette. Bir taraftan barış diyorsun, demokrasi diyorsun, komisyonlar kuruyorsun; 10'u DEM'li, 3'ü CHP'li olmak üzere 13 belediyede halen kayyum var. Şişli Belediyemiz, Esenyurt Belediyemiz ve Ovacık Belediyemiz kayyum altında milletin iradesinden uzak bir şekilde yönetilmeye çalışılıyorlar.

İki kadın belediye başkanımız; İzmit Belediye Başkanımız Fatma Kaplan Hürriyet tutuklu, Üsküdar Belediye Başkanımız Sinem Dedetaş gözaltında. Onlara "bize geçin" diye ne tür baskılar yaptığınızı onların sözcükleriyle, onların anlatımıyla biliyorum. Ama bu baskılar sonucunda sizinle beraber olan ve size geçen Aydın Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu belediye başkanlığı yapmaya devam ediyor. Afyon Belediye Başkanı Burcu Köksal görevinin başında. Yani "ya bize katıl ya içeriye atıl" metaforu içerisinde belediye başkanlarını görevlerde kalmak ya da Silivri'ye gitmek arasında bir seçime zorluyorsunuz. Biz hiç şüphesiz ki Fatma Kaplan Hürriyet arkadaşımızın, Sinem Dedetaş arkadaşımızın, yaşamlarını onurla tamamlama konusunda ısrarcı olan arkadaşlarımızın yanındayız.

31 Mart 2024'ten bu yana, yani 28 ay boyunca kaç tane belediye başkanını transfer etmiş AKP? 79 belediye başkanını transfer etmiş. Yeniden Refah'tan 33, CHP'den 25, İYİ Parti'den 8, bağımsızlardan 8, DEVA Partisi'nden 2, Saadet Partisi'nden 1, Demokrat Parti'den 2 olmak üzere toplam 79 belediye başkanlığı başka partilerden seçilmesine rağmen AKP'ye transfer edilmiş. İcbar etmişsiniz, zorlamışsınız ve en sonunda başarmışsınız. Yani ay başına 2'den fazla belediye başkanı transferi. Millet size 28 ay evvel "AKP'ye güvenmiyorum" demiş, oy vermemiş, başka partiye oy vermiş ve onun belediye başkanını zorla kendi partinize geçirmişsiniz. Siz bununla siyaset yapacağınıza inanıyorsunuz, öyle mi? Türkiye bu tip oyunları geçmişte gördü. Bu tip oyunları yapanlara millet çok büyük bir şamarı, çok büyük bir tokadı zamanı gelince attı. Size de benzer bir tokadı atacak.

Son olarak bir de köprülerin özelleştirilmesi konusunda yeni çıkan bir veriyi paylaşayım. İki tane köprü var, köprülere bağlı yollar var. Özelleştirecek misiniz, özelleştirmeyecek misiniz? Araştırma önergesi veriyoruz, kürsüye çıkan AKP'li hatibin ne dediği belli olmuyor. "Evet" diyor, hayır mı diyorsun evet mi diyorsun arkadaş? Özelleştirecek misin, satacak mısın, satmayacak mısın? Ortadan bir konuşma yapıyor, iniyor. Hâlâ ne dediği belli değil. Bakın, bugün inkâr ettiklerini Bloomberg haberleştirdi ve dedi ki: "Fransa'daki Meridiam SAS adlı bir altyapı şirketi kamuya ait söz konusu iki köprünün özelleştirilmesiyle, ihalesiyle ilgilendiğini söylüyor." Ortada ihale yoksa bu firma neyle ilgileniyormuş? Olmayan bir şeyle mi ilgileniyor? Erdoğan ne demişti? 2013 yılında "bu iki köprüyü 5,7 milyar dolar gibi bir rakamla özelleştirmek vatana ihanettir" demişti. E şimdi sen bu stratejik iki köprünün işletme hakkını 25 yıllığına özelleştireceksin. Söyle bakalım, kaç paraya özelleştirmeyi ya da peşkeş çekmeyi planlıyorsun? Bu köprüler kamu yararı ekseninden çıkıp kâr-zarar eksenine göre çalıştığı zaman, şu anda 2.000-3.000 TL para verilen köprüler daha farklı fiyatlarla mı geçişlere sahne olacak? Daha başka fahiş zamlarla mı vatandaş yüz yüze gelecek? Bunların hepsinin cevabını göreceğiz. Ama şu çok açıktır ki Türkiye Cumhuriyeti, 103 yıllık bu ülke, bu koca memleket, dünyanın ilk 20 büyük ekonomisi içerisinde olan bu ülke yönetilemiyor, savruluyor. Bütün bu kötü yönetimin, bütün bu anti-demokratik teşebbüslerin, demokrasiyi ilga edip yerine yeni bir meşrutiyet rejimi getirmeye çalışanların dersini vatandaş verecektir. Vatandaşın vereceği dersten de kimse kaçamayacaktır. Çok teşekkür ederim.

Kendisiyle hiçbir iletişim yok. Nereden seçildiği belli, İzmir halkının tavrı, tutumu da belli. O tavra, tutuma uyumlu davrananlar siyasete devam edebilirler. "O tutum beni ilgilendirmez, ben istediğim gibi davranırım" diyenler de halktan gerekli reaksiyonu er ya da geç görürler. Biz İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı'nın İzmir halkının taleplerine uygun bir davranış içerisinde olmasını kendisinden bekleriz. Kişisel bir iletişim olmamıştır.

Duydunuz mu Mansur Yavaş'tan böyle bir şey? Teşekkür ederim. Büyükşehir belediye başkanlarımızın daha dikkatli bir tutum içerisinde olmaları gerekiyor. Çünkü büyükşehir belediye meclisleri biliyorsunuz kendi meclislerinden oluşmuyor, ilçe belediyelerinden gelen meclislerden oluşuyor. Dolayısıyla oradaki meclis dengelerinin tutturulması gerekiyor. Ama hemen hemen tamamıyla ben kişisel bir iletişim içerisindeyim, partinin de iletişimi gayet doğaldır. Buradaki formülümüzü bir kere daha söyleyelim: Kendisinin açık ifadesiyle "ben YENİ Parti ile yol yürüyeceğim" demiyor ise o bizimle yol yürüyor demektir.

Türkiye'nin dört bir tarafında benzer işler yapılıyor. Bu hafta içerisinde hemen hemen tüm il ve ilçe teşkilatlarımızda istifalar oluyor. Örneğin İstanbul'da 39 ilçe yönetim kurulu üyesinin 38'i istifa etti. 39 ilçe başkanlığının 36'sı YENİ Parti'ye geçeceğini ifade etti. Ankara'da da benzer durumlar var. Bu hafta yoğun olarak istifaların yaşanacağı ve YENİ Parti'nin örgütlenmesinin hızla tamamlanacağı bir dönem olacak. Bir hafta içerisinde 81 ilin bitmesi söz konusu değil. Daha hızlı davranacağımız iller var, daha dikkatli ve kapsamlı çalışmalar yürüteceğimiz iller var. Dolayısıyla yaz ayları örgütlenmenin her safhada devam edeceği bir zaman dilimi olacaktır.

Meclis Başkanı'nın bu konudaki tavrını biliyoruz, sözleriyle biliyoruz. Parti kurulduğu zaman Özgür Bey'i de ziyaret edeceğim demişti. 91 milletvekilinin tutumunun önemli olduğu çok açık. Herhalde bu hafta içerisinde böyle bir program yapılır diye düşünüyoruz. CHP'nin halen 375 belediye başkanı kaldı maalesef. Biraz evvel operasyon rakamlarını verdim. Parti cuma günü kuruldu, bugün günlerden çarşamba; 200'ün üzerinde bir rakamdan söz ediyoruz. Bu herhalde Cumhuriyet tarihinde görülmemiş bir hız ve ivmedir. Devamının nasıl geleceğini yaşayacağız, göreceğiz. Ben erken konuşmak istemem bu işlerde. Evet, teşekkür ederim arkadaşlar. Kolay gelsin.

Haber Galeri:

Son eklenen içerikler

Etkinlikler, Ziyaretler, Meclis Konuşmaları, Basın Toplantıları, Önergeler, Haberler