Edit Content

"Acemi Kalma Ustası"

Doç. Dr. Gökhan Günaydın

İstanbul Milletvekili
CHP Grup Başkanvekili

Kamu görevlisi bir babanın sık çıkan tayinleri nedeniyle Anadolu’yu adeta karış karış dolaşan bir ailenin içinde büyüdüm. Bu bağlamda ilk, orta ve lise öğrenimimi Zile/Tokat, Sarıkamış/Kars, Tosya/Kastamonu, Aksaray/Niğde, Ereğli/Zonguldak ve Geyve/Sakarya ilçelerinde tamamladım.

İletişim

Sosyal Medya

  1. Home
  2. »
  3. TBMM
  4. »
  5. Meclis Gündemi
  6. »
  7. Gökhan Günaydın: Adaletle Yönetmeyenin Meşruiyeti de Kalmaz
bu içeriği paylaşın;

Gökhan Günaydın: Adaletle Yönetmeyenin Meşruiyeti de Kalmaz

TBMM Genel Kurulu
Yazı Boyutu:
14px
24px

'ın; emeklilerin durumu, Can Atalay, 'na ilişkin 25 Ekim 2023 – Genel Kurulu'ndaki değerlendirmeleri.

Sayın Başkanım, değerli milletvekilleri; dün yaptığım konuşmayı tekrar edecek değilim. 100'üncü yıl haftamızda cumhuriyetin 100'üncü yılını saygıyla, onurla kutluyor ve kurucularımıza, bu yolda hayatlarını kaybeden isimsiz kahramanlara minnet ve şükran duygularımı bir kez daha ifade etmek istiyorum.

Efendim, bugün, geçen haftadan kalma bir selam borcum var, AKP ve Grubuna bir selam getirmek istiyorum. Geçen hafta çok katlı bir sitenin asansöründe bir emekliye rastladım; adı Ali Kaya, 68 yaşında, kargo taşıyıcılığı yapıyor. Biraz kilolu, elbette terler içerisinde ve bir kargoyu bilmem kaçıncı kata taşıma telaşı içerisinde. Beni tanıdı ve dedi ki: “Siz milletvekilisiniz, değil mi?” “Evet, öyleyim.” dedim. “Siz bu 7.500 lira için ne yaptınız?” dedi. “Takip etmediniz mi?” dedim. “Evet, ettik, siz yukarıya çıksın diye teklif verdiniz ama kabul etmediler. Bak, ben kendi durumumu anlatayım sana. 7.500 lira para alıyorum, 3 çocuğum var, 2 çocuğum işsiz. Biz bunlarla geçinemediğimiz için ben kargoculuk yapıyorum, bu yaşta kargoculuk yapıyorum ve şimdi Mecliste 5 bin liralık harçlık niteliğindeki bir parayı da çalıştığım için benden esirgiyorlar.

O esirgeyenlere selamımı söyle, onlar benim ne demek istediğimi anlar.” dedi. Anlıyor musunuz bilmiyorum ama emekli, 68 yaşında kargo taşıyan Ali Kaya'nın selamını ve sizlere ilişkin söyleyeceği sözleri taşıma görevini yerine getirmiş oldum.

Efendim, bu sesleri duymak zorundayız. , kalın duvarlarıyla dışarıdan kendini soyutlayan bir çalışma mekânına dönüşürse halktan kopar, saygınlığını yitirir. Biz bu sesleri duymak, bu seslere bir çare bulmak zorundayız, bunun için seçiliyoruz, bunun için bu kavuniçi renkli koltuklara oturuyoruz. Eğer bunların bir anlamı varsa çözüm merci olması gerektiği için anlamı var.

Can Atalay kararına ilişkin arkadaşlarımız değerlendirmelerde bulundular, birkaç şey söyleyeceğim. Birincisi: Beni elbette memnun etmiştir, 9'a 5 çıkmıştır bu karar. Anayasa Mahkemesinin kendisinin Gergerlioğlu ve Berberoğlu davasında verdiği kararlara ve açık içtihatlarına rağmen 9'a 5'lik bir kararla, bir çoğunlukla bu kararı verebilmesi aslında beni gerçekten bir miktar da ürkütmüştür.

Bir mahkeme düşünün ki kendi içtihadına 5 üyesi “hayır” diyor.

Bir başka önemli konu daha var: İlk derece mahkemesinden Yargıtaya kadar bu yargılama yapıldı ve bu yargılamada şakır şakır bu insanlara ceza verildi. Şimdi diyor ki: “Seçilme ve siyasi faaliyette bulunma hakkı ihlal edilmiştir, kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı ihlal edilmiştir.” O hâlde ilk derece mahkemesi, istinaf, ayrıca bunun temyiz mercisi, bu kararlar böyle geliyor ise ve ancak Anayasa Mahkemesi kararıyla bunlar düzeliyor ise Can Atalay'da düzelmesini umduğumuz bu kararın daha on binlerce mağdurunun içeride olduğunu biliyor muyuz?

Bu, Türkiye'nin yargı güvenliği açısından çok ciddi bir tehditle karşı karşıya bulunduğunu ifade etmektedir.

Ben isterdim ki Türkiye'de yargımızla övünüyoruz diyebileyim. Yıllarca burada anlattık, sizin eski bir milletvekiliniz memlekette FETÖ borsasının kurulduğunu söyledi, parayı verenin şakır şakır çıktığını söyledi; hiç umursamadınız. Biz yıllarca eleştiri getirdik, duymazdan geldiniz. Şimdi, bir cumhuriyet başsavcısı diyor ki: “ baronları içeride yatmıyorlar, bunun tarifesi var derhâl tahliye ediliyorlar. Yurt dışı yasağını kaldırmak mı istiyorsun bunun da tarifesi var, bunları da derhâl kaldırıyorlar, bunu yapan da bu adam.” diyorlar. Şimdi, saygın bir devlette buna ilişkin derhâl ve etkin bir soruşturma beklenir değil mi? Yapılan ne arkadaşlar, yapılan erişim engeli kararları. Bunu daha büyük bir skandala imza atarak söylüyorlar Cumhuriyet Halk Partisinin yani bu memleketin ana muhalefet partisinin Genel Başkanı bunu grupta dile getirdiği için erişim engeline bu da takılıyor.

Dün bir arkadaşımız Meclis kürsüsünden bu konuşmayı tekrar etti, hadi gelin bunu da Meclis tutanaklarından çıkartın, böylece görevinizi tam olarak yapmış olursunuz.

Bir konuya daha dikkat çekerek bitireceğim. Anayasa Mahkemesi bir iptal kararı verdi, bu karar da 19 Ekim tarihli Resmî Gazete'de yayımlandı. Dikkat buyurunuz “Sigortacılık ve Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurulunda yönetim kurulu üyeliği sona erenler, hangi nedenle olursa olsun sona erenler iki yıl daha o kurumdan aylık ve ödeme almaya devam ediyorlar.” Ya bunun adaletle, vicdanla, hakkaniyetle bağdaşır bir tarafı var mı? Biz bunu yapmayın dedik, götürdük, Anayasa Mahkemesi iptal etti ama daha önemli bir şey var siz bunu daha evvel üç ay süreyle alabilsin diye çıkarmıştınız.

Üç ay süreyle çıkardığınızı Anayasa Mahkemesi iptal etti ve bu sefer üç aylık süreyi iki yıla çıkardınız, iki yıl süreyle alsın dediniz, bunu Anayasa Mahkemesine CHP götürdü, bunu da iptal ettirdik. Şimdi, AKP grubuna düşen bir görev var, bu iki yıl da yetmez bunu beş yıl yapın, Anayasa Mahkemesine de biz bir daha götürelim.

Arkadaşlar, bu devlet böyle yönetilmez; adaletle yönetmeyenin meşruiyeti de kalmaz.

Ben Türkiye Büyük Millet Meclisinin saygınlığının ve halk nezdindeki itibarının korunması açısından çok daha dikkatli ve etkin bir yasama faaliyetinin zorunlu olduğunu ifade ediyor ve hem milletvekillerini hem de bizi izleyen tüm yurttaşlarımı saygıyla selamlıyorum.

Bu İçerik 167 Kez Görüntülendi.

Sosyal Medya Hesaplarımız

Bu Sayfayı Paylaşın

Faydalı Linkler

Abonelik

© 2024, Gökhan Günaydın. Tüm Hakları Saklıdır.