Edit Content

"Acemi Kalma Ustası"

Doç. Dr. Gökhan Günaydın

İstanbul Milletvekili
CHP Grup Başkanvekili

Kamu görevlisi bir babanın sık çıkan tayinleri nedeniyle Anadolu’yu adeta karış karış dolaşan bir ailenin içinde büyüdüm. Bu bağlamda ilk, orta ve lise öğrenimimi Zile/Tokat, Sarıkamış/Kars, Tosya/Kastamonu, Aksaray/Niğde, Ereğli/Zonguldak ve Geyve/Sakarya ilçelerinde tamamladım.

İletişim

Sosyal Medya

  1. Home
  2. »
  3. TBMM
  4. »
  5. AYM Başvuruları
  6. »
  7. Vakıflar Kanunu Neden İptal Edilmeli?
bu içeriği paylaşın;

Vakıflar Kanunu Neden İptal Edilmeli?

CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, Vakıflar Kanunu’ndaki tartışmalı maddelerin iptali ve yürütmesinin durdurulması talebiyle Anayasa Mahkemesi’ne başvurduklarını duyurdu.
Yazı Boyutu:
12px
32px

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, Anayasa Mahkemesi (AYM) önünde düzenlediği basın toplantısıyla, Vakıflar Kanunu’nda yapılan değişikliklere karşı hukuk mücadelesi başlattıklarını açıkladı. Günaydın, düzenlemenin mülkiyet hakkından ifade özgürlüğüne kadar pek çok anayasal ilkeyi ihlal ettiğini savundu.

BAKANLIĞIN İNTERNETTEN İÇERİK KALDIRMA YETKİSİNE İTİRAZ

Günaydın’ın dikkat çektiği ilk madde, Turizm Bakanlığı’na tanınan internetten içerik çıkarma yetkisi oldu. Mahkeme kararı olmaksızın tesislerin içeriklerinin kaldırılabileceğine vurgu yapan Günaydın, “Eğer bir bakan seyahat acentesi sahibiyse ve rakip tesislerin içeriklerini mahkeme kararı olmadan sildirebiliyorsa burada kamu yararı değil, ticari çıkar vardır. Bu ifade özgürlüğüne vurulmuş bir darbedir” ifadelerini kullandı.

TARİHİ YAPILARIN BELEDİYELERDEN ALINMASI: PARTİZANLIK SUÇLAMASI

Haberin en dikkat çekici kısımlarından biri ise İBB ve diğer belediyelerin mülkiyetindeki tarihi yapıların Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne devredilmesi oldu. Galata Kulesi, Yerebatan Sarnıcı ve Sirkeci Garı gibi sembol yapıların CHP’li belediyelere geçtikten sonra devralınmak istenmesini “partizanlık” olarak niteleyen Günaydın, “Belediye AKP’deyken gayet güzel kullanılıyordu da CHP’ye geçince mi mülkiyet sorunu çıktı? Bu siyasi bir operasyondur” dedi.

GELİBOLU VE ULUDAĞ’DA DOĞAL SİT ALANLARI TEHLİKEDE

Gelibolu Tarihi Alanı ve Uludağ bölgesindeki yetki devirlerine de değinen Günaydın, kimlerden oluşacağı belli olmayan komisyonlara “Doğal SİT alanlarını belirleme ve kaldırma” yetkisi verilmesinin hukuki belirlilik ilkesine aykırı olduğunu söyledi. Günaydın, bu düzenlemelerin doğa koruma yükümlülüğünü ortadan kaldırdığını belirtti.

“DEVLETİ ARPALIK HALİNE GETİRDİNİZ”

Türk Arkeoloji ve Kültürel Mirası Vakfı gibi yeni kurulan yapılarda mütevelli heyetinin kendi maaşlarını belirlemesini de eleştiren Günaydın, “Yeni arpalıklar mı oluşturmaya çalışıyorsunuz?” sorusunu yönelterek AYM’nin bir an evvel yürütmeyi durdurma kararı vermesi gerektiğini vurguladı.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın’ın konuşmasının tam metni;

Basın mensupları aracılığıyla tüm halkımıza selam ve saygılarımızı iletiyoruz. 

Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak Vakıflar Kanunu’nun yürürlüğünün durdurulması ve iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine taşıdık. Hangi hükümlere yönelik taleplerimiz var? Kısaca sizlerle paylaşmak isterim:

Birincisi bakanlığa bazı turizm şirketlerinin ve konaklama tesislerinin internetten içeriklerinin çıkartılmasına yetki tanınıyor. Şimdi diyeceksiniz ki bunda ne var? Eğer bakan bir seyahat acentesi sahibiyse ve seyahat acentesi sahibi bazı otellerle çalışıyor ve bazı otellerle çalışmıyor ise, burada elbette kamu yararından öte orta yere ticari ilişkiler giriyor ve siz o bakana bazı otellerin ve tesislerin internetteki içeriklerini mahkeme kararı olmaksızın çıkartma yetkisi tanıyorsunuz. Bunun Anayasa’ya aykırı olduğu açık. İfade özgürlüğünü ihlal ediyor ve iptalini talep ediyoruz.

Milli parklarda, kıyılarda bulunan ve tabiat parklarında bulunan bazı tesisleri 29 ya da 49 yıllığına üçüncü şahıslara kiraya vermişler. 2017 yılında bir yasa çıkıyor ve bunlara deniyor ki: “Bir ay içerisinde başvurun, bu 49 yıllık sürelerinizi uzatın.” Başvurmuyorlar bile… Şimdi aradan 8 yıl geçmiş, bunlara bir hak daha tanınıyor.

Yani özetini şöyle yapayım: 1980’de milli parkın içerisinde belki onlarca dekar bir alanı turizm tesisi yapmak için bir firmaya, şirkete vermişsiniz, o 2029’da biten süresini şimdi ona ikinci bir hak daha tanıyarak 2028’e kadar uzatıyorsunuz. Ya bunu 49 yıllığına yapacağınıza tamamen devredin. Asıl amacının da bu olduğu anlaşılıyor. Dolayısıyla sorun ortadan kalksın.

Yine Hazine Belediye ve İl Özel İdaresi Genel Müdürlüğünde bulunan bazı tüzel kişiliklerin idari ve mali özerkliğe sahip olan tesisleri şimdi Vakıflar Genel Müdürlüğüne alıyorlar. Ben söyleyeyim; eğer Vakıflar Genel Müdürlüğü bu vakıflara, bu vakıf mallarına zamanında bakabiliyor idiyse neden bakmadı? Ya da 2019 öncesi Bu belediyeler AKP’deyken bunları Vakıflar Genel Müdürlüğüne alma ihtiyacını niye hissetmedi? Tüm belediyeleri CHP kazandıktan sonra şimdi vakıf izi bulunduğunu iddia ettiği tüm tesisleri Vakıflar Genel Müdürlüğünün uhdesine alıyor, mülkiyetine alıyor. 

Nedir mesela bunlar? Ben söyleyeyim size: İBB’nin restore ettiği Anadolu Hisarı, Rumeli Hisarı, Yerebatan ve Şerefiye Sarnıçları, Feshane, Müze Gazhane, Yedikule Gazhanesi, Tekfur Sarayı Müzesi, Bukoleon Sarayı, Metro Han, Haliç Tersanesi, Emirgan ve Yıldız korularındaki köşkler, Moda, Kadıköy ve Beşiktaş iskeleleri, Hıdiv Kasrı, Galata Kulesi, Ragıp Paşa kütüphanesi, Pierre Loti ahşap yapı, Sirkeci Tren Garı.

Ben şimdi soruyorum: Örneğin Galata Kulesi, İstanbul Büyükşehir Belediyesi AKP’deyken belediye tarafından gayet güzel kullanılıyordu da niye CHP’ye geçince kullanılamasın? Bu kadar büyük bir partizanlığı bir kanun hükmü haline getirmeye utanmıyor musunuz?

Ayrıca bu belediyelerle sınırlı değil. Örneğin İstanbul Üniversitesi Beyazıt Kampüsü, Galatasaray Üniversitesi Ortaköy Yerleşkesi, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, İstanbul Teknik Üniversitesi’nin Taşkışla ve Maçka kampüsleri, Marmara Üniversitesi Haydarpaşa Kampüsü, Galatasaray Lisesi, İstanbul Erkek Lisesi, Vefa Lisesi, PTT’nin Sirkeci Büyük Postanesi, Sirkeci Garı, Haydarpaşa Garı, Yedikule Hisarı, tarihi istasyonlar, hatta İstanbul valisinin oturduğu bina… Bütün bunları Vakıflar Genel Müdürlüğünün uhdesine ve mülkiyetine alınca daha iyi bakabilecek misiniz? Daha iyi bakabiliyordunuz da neden İstanbul Büyükşehir Belediyesi CHP tarafından alındığı andan itibaren İstanbul Miras, İBB Miras bunlara el attı ve bunları restore etti? Neden siz daha evvel restore etmediniz? Bu partizanlığınıza bu kanunları alet etmekten utanmıyor musunuz?

Şimdi bir taraftan belediyelerin, il özel idarelerinin ve Hazine’nin elindeki vakıf mallarını almaya çalışacaksın, diğer taraftan da vakıfların mülkiyetinde olmasına rağmen işgal altındaki arazi ve tesislere yönelik af niteliğinde düzenleme getireceksin.

30 Haziran 2025 tarihinden itibaren işgal altında bulunan bu tip yapılar ve tesislere ve arazilere 5 yıl daha bir kira sözleşmesi yapma hakkı tanıyorsunuz. Bunun akılla, kamu yararı ile, rekabet hukukuyla ya da hukukun belirliliği ilkesiyle açıklanabilir bir tarafı var mı?

Gelibolu Tarihi Alanı Kültür ve Tabiat Varlıkları Komisyonu kuruyorsunuz. Güzel… Bu komisyonun nasıl oluşacağı belli mi? Kimlerden oluşacağı belli mi? Değil ama siz bu komisyona doğal SİT’leri yeniden belirleme yetkisi tanıyorsunuz. Yani kimlerden oluşacağı belli olmayan bir komisyon, Gelibolu’daki böylesine Türkiye’nin tarihi açısından, Cumhuriyetimizin tarihi açısından önemli olan bir bölgede doğal SİT alanlarını yeniden belirleme ve mevcut SİT alanlarını SİT özelliğinden çıkartma yetkisi tanıyorsunuz. Bunun herhalde hukuki belirlilik ile, devletin tarih ve kültür varlıklarını koruma yükümlülüğü ile açıklanabilir bir tarafı yoktur.

Benzer bir şekilde Uludağ alanını da doğal SİT ve tabiat varlıkları ile ilgili yetkili kılıyorsunuz. Böylece bakanlığın elindeki tüm yetkiyi bir bölge alan başkanlığına terk etmiş oluyorsunuz. Bunun da herhalde mülkiyet hakkıyla ve tabiat varlıklarını koruma hakkıyla bir alakası yok.

Nihayet Türk Arkeoloji ve Kültürel Mirası Vakfında görevlendirilenlere ödenecek ücret ve harcırahları mütevelli heyetinin belirlemesine bırakıyorsunuz. Yani buralarda kimler çalışacaklar ve ne kadar para alacaklar? Bu mütevelli heyeti karar verecek. Yetmedi mi kardeşim memleketi ve devleti arpalık haline getirdiğiniz? Yeni arpalıklar mı oluşturmaya çalışıyorsunuz?

Cumhuriyet Halk Partisi ne kendi kurumsal kimliği için ne de içinde çalışan herhangi bir siyasetçinin kişisel yararı için burada değil. Cumhuriyet Halk Partisi her zaman olduğu gibi memleketin hakkını, hukukunu korumak için Anayasa Mahkemesi önüne düzenli aralıklarla geliyor. On küsur yıldır vermediği yürütmeyi durdurma kararını bu yasalar için, bu düzenlemeler için vermesini, bir an evvel toplanarak iptal kararını vermesini ve böylesine önemli düzenlemelerin kamu yararının aleyhine hüküm doğurmasının önüne geçmesini Anayasa Mahkemesinin binasının önünde üyelerinden ve tüm çalışanlarından talep ediyoruz. 

Çok teşekkür ederim. Cumhuriyet Halk Partisi adına milletvekili arkadaşlarımla beraber bizi dinleyen tüm yurttaşlarımıza selamlarımızı saygılarımızı sunuyoruz. 

Haber Galeri:

Bu İçerik 3 Kez Görüntülendi.

Sosyal Medya Hesaplarımız

Bu Sayfayı Paylaşın