Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, 11 Mart 2026 Çarşamba günü Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada iktidarın ekonomi ve adalet politikalarına yönelik çok sert eleştirilerde bulundu. Emeklilere verilen bayram ikramiyelerinin bir “müjde” olarak sunulmasına tepki gösteren Günaydın, açlık sınırının 33 bin lira olduğu bir ortamda iktidarın faize ayırdığı bütçe ile emekliye reva gördüğü rakamları kıyasladı. Konuşmasında Silivri’de devam eden yargılamalara, tüm tahlilleri temiz çıkmasına rağmen tutukluluğu süren Ali Kaya dosyasına ve Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan ile İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı’nın tutukluluk süreçlerine de değinen Günaydın, iktidarı yargıyı siyasallaştırmakla suçladı.
“SİYASAL İLETİŞİMİN BU BAŞARISINA ANCAK PES DENİR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın emekli ikramiyelerinin bayramdan önce ödeneceğine dair açıklamasını eleştiren Günaydın, yıllarca “kaynak yok” denilerek verilmeyen ikramiyelerin CHP’nin baskısıyla kabul edildiğini hatırlattı. Günaydın, “Bugün en düşük emekli aylığı 20 bin lira, ortalama emekli aylığı 24 bin lira; açlık sınırı 33 bin lira. Bunun utancını yaşamak yerine diyorsunuz ki: ‘Maaşları erken ödeyeceğiz.’ Siz, bu sene, bütün yıl boyunca faize 2 trilyon 770 milyar TL veriyorsunuz. Yani faize verdiğiniz paranın yüzde 1,5’unu bile emekliye vermiyorsunuz.” diyerek iktidarın ekonomi tercihlerini hedef aldı.
“AYNI İŞ YENİDEN SİLİVRİ’DE TEZGÂHLANMAYA BAŞLADI”
Silivri’deki yargılamaları geçmişteki kumpas davalarına benzeten Günaydın, mahkeme heyetlerinin liyakatini ve bağımsızlığını sorguladı. Adalet Bakanı’nın “Orası siyaset arenası değil” sözlerine yanıt veren Günaydın, “Orada bağsız olarak getirilmek zorunda olan arkadaşlarımızın etrafına 20 jandarmayı oturtmak marifet değil, CMK’ye de aykırı. Bütün o iddianameyi, Cumhurbaşkanlığı adaylığını önlemek için neler yaptığınızı bu memleket çok açık biliyor.” ifadelerini kullandı.
“GERİYE ADALETSİZ BİR ÜLKE BIRAKMANIZA İZİN VERMEYECEĞİZ”
Kamuoyunda tartışma yaratan Ali Kaya davasına da değinen Günaydın, uyuşturucu kullandığı iddiasıyla tutuklanan Kaya’nın kan, idrar, saç ve tırnak testlerinin tamamının temiz çıkmasına rağmen hala cezaevinde tutulmasına isyan etti. İktidara yakın medyanın attığı manşetleri “utanç kalemleri” olarak niteleyen Günaydın, Adalet Bakanı’na seslenerek Türkiye’nin bir hukuk devleti olmaktan uzaklaştığını belirtti.
“BOLU BELEDİYE BAŞKANIMIZ NEDEN İÇERİDE? BU MUDUR SİZİN ADALET ANLAYIŞINIZ?”
İktidarın muhalif belediyelere yönelik operasyonlarını eleştiren Günaydın, Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan’ın tutuklanma gerekçesinin altının boş olduğunu savundu. Zincir marketlerin şikayetçi olmadığını belgeleyen ifadeleri Meclis kürsüsünden okuyan Günaydın, buna karşılık Gümüşhane’de 750 vatandaşı mağdur eden AK Partili eski belediye başkanı hakkında hiçbir işlem yapılmamasını iktidarın adalet anlayışındaki çifte standart olarak özetledi. Konuşmasının sonunda muhalefet partilerinin sömürge madenciliğine karşı ortak duruşunu öven Günaydın, TRT’nin meclis ve yargı süreçlerini tarafsızca yayınlaması çağrısında bulundu.
CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın’ın konuşmasının tam metni;
Değerli milletvekili arkadaşlarım, evet, bugün biz de hayretle Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan’ın emekli maaşı konusunda verdiği müjdeyi dinledik. “Müjde veriyorum.” dedikten sonra emekli ikramiyelerinin ve maaşlarının bayramdan evvel ödeneceğini söyledi. E, bari hiç ödemeseydin. O emekli ikramiyesini zaten yıllarca “Olmaz, yapılmaz.” dedikten sonra Cumhuriyet Halk Partisinin ısrarlı takibi, bastırması ve konuyu siyasallaştırması çerçevesinde kabul etmek zorunda kaldın. Bugün en düşük emekli aylığı 20 bin lira, ortalama emekli aylığı 24 bin lira; açlık sınırı 33 bin lira. Bunun utancını yaşamak yerine diyorsunuz ki: “Maaşları erken ödeyeceğiz.” Peki, ben soruyorum size: Kasada para mı yok? Zaten Abdullah Güler, AKP Grup Başkanı âdeta “Cepte para yok.” diye emeklilere ikramiye verilmeyeceğini ilan etmişti. Peki, siz 17 milyon emekliye biner TL ikramiye verseniz 17 milyar TL eder. Oysa siz, bu sene, bütün yıl boyunca faize 2 trilyon 770 milyar TL veriyorsunuz. Yani faize verdiğiniz paranın yüzde 1,5’unu bile emekliye vermiyorsunuz ve ondan sonra bunu müjde olarak açıklayabiliyorsunuz; pes kardeşim! Siyasal iletişimin bu başarısına ancak pes denir ama vatandaşın yutmadığını ifade edelim.
Bir başka konu, Silivri’de yaşananlar. Bakın, yaşı yetenler, siyasette de doğru yerde duranlar o Silivri’nin ne anlama geldiğini biliyor. Biz on iki-on üç yıl evvel de o Silivri’de bariyerleri sallıyorduk. Orada Ergenekon, Balyoz kumpas davaları sürerken
“Mahkemeye müdahale etmeyin, burada yargılama yapılıyor.” diyordunuz. Şimdi aynı iş yeniden Silivri’de tezgâhlanmaya başladı. Üstelik öyle bir şey ki dünün başsavcısının bugünkü Adalet Bakanının 10. Ağır Ceza Mahkemesinde yıllarca yardımcılığını yapanlar orada mahkeme başkanlığı yapıyorlar, bir buçuk yıllık kıdemleri olanlar orada ağır ceza mahkemesinde heyet üyeliği yapıyorlar ve bu skandallarla dolu heyet elbette duruşmayı yönetemiyor. Şimdi, demiş ki Adalet Bakanı: “Orası siyaset arenası değil.” Orada bağsız olarak getirilmek zorunda olan arkadaşlarımızın etrafına 20 jandarmayı oturtmak marifet değil, CMK’ye de aykırı. Reddihâkim yapıldıktan sonra ne yapılacağı CMK’de yazılmış. Bilmiyorsanız açacaksınız ve öğreneceksiniz. Bütün o iddianameyi, Cumhurbaşkanlığı adaylığını önlemek için neler yaptığınızı bu memleket çok açık biliyor ve bugün itibarıyla AKP’ye, MHP’ye oy veren yurttaşların da üçte 1’i bu davalara inanmıyor. Ne yaparsanız yapın, adalet orada tecelli edecek.
Size bir başka örnek vereceğim. Bir Ali Kaya var, Ali Kaya; 4 Şubat 2026’da gözaltına alınıyor. Deniliyor ki ona “Dört yıl evvel 2022’de Y.Y. adlı bir kadınla Bitez’de beraber oldun, ona para verdin ve beraber uyuşturucu kullandın.” Adam diyor ki: “Ben hayatımda Bitez’de bulunmadım, hayatımda bu kadını tanımıyorum, hayatımda uyuşturucu kullanmadım. Benim saçımdan, tırnağımdan, kanımdan, idrarımdan örnek alın.” Yalnızca kanından ve idrarından örnek alıyorlar. Sonuçlar gelmeden tutukluyorlar Ali Kaya’yı. Yirmi
gün sonra sonuçlar geliyor: “Kanda temiz, idrarda temiz.” İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı boş durur mu? Diyor ki: “Tırnağından da alsınlar, vücudundaki kıllardan da alsınlar.” Utanmadan yandaş medya “Saçını sıfıra vurdurmuş, tırnaklarını da dipten kestirmiş.” diyor. Şimdi, bakın, bu sefer de bir ay sonra bunun raporu geldi; işte, bu rapor 3 Mart tarihli: “Hem kanda hem saçta hem idrarda hem tırnakta, tamamında temiz; uyuşturucu yok.” Peki, bu adam niye tutuklu? Kayınbirader yerine “kokainbirader” başlığını atan yandaş medyanın utanç kalemleri hiç mi utanmıyorsunuz? Soruyorum, Adalet Bakanı, bu adam niye hâlâ tutuklu? Bize “Adalet var.” demekten vazgeçin, bize her bir dakikada bir “Türkiye bir hukuk devletidir.” diyen gitti yerine sen geldin; sen de gidersin. Geriye adaletsiz bir ülke bırakmanıza izin vermeyeceğiz.
Şunu çok açık söyleyelim: İçişleri Bakanı evet, demişti “Sabah operasyonlarından vazgeçeceğiz, yapmayacağız.” Bu sabah Mersin’e ve Döşemealtı’na operasyon var. Yahu, yapılsın, eğer bir suç şüphesi varsa tabii ki yapılsın. Peki, ben soracağım, acaba Bolu’ya nasıl bir operasyon yapmıştınız? Üç harfli marketlerden zorla para toplamıştı değil mi Tanju Özcan; o topladığı paralarla da 527 öğrenciye burs vermişti. Böylece Tanju Özcan’ın siz, icbar yoluyla irtikâpta bulunduğunu iddia ettiniz. A101 diyor ki: “Şirketimizin mevcut soruşturma kapsamında herhangi bir şikâyeti yok.” BİM diyor ki: “Kurumsal olarak haberlere konu edilen soruşturma sürecinin ne başlatanı ne tarafıyız.” ŞOK diyor ki: “ŞOK Marketleri yöneticileri tarafından bahse konu soruşturma dosyası kapsamında yapılmış bir suç duyurusu ve şikâyeti bulunmamaktadır.”
Bir vatandaşı içeriye almışsınız, o da diyor ki: “Ben şikâyetçi olmadım. Cumhuriyet Savcısı beni ifadeye çağırdı. Hangi konuda ifadeye çağırıldığımı bile bilmiyordum. Belediye yetkilisiyle toplantıya katılanlardan birisi ben olduğum için ifadeye çağrıldığımı öğrendim. Bunu savcının karşısına geçtiğimde anladım. Şirket şikâyetçi olmadı. Ben de o şirketten ayrılıp başka bir şirkette çalışmaya başlamıştım. Savcı, belediyeden şikâyetçi olup olmadığımı sorduğunda şikâyetçi olmadığımı söyledim. Duydum ki Tanju Özcan içeri alınmış, şoke oldum.” Soralım: Tanju Özcan neden içeride? Bolu Belediye Başkanımız neden içeride? Bu mudur sizin adalet anlayışınız? (CHP sıralarından alkışlar)
Ha, bir tane de sizden örnek verelim. Gümüşhane Belediye Başkanı 2020’de diyor ki: “729 konut, 112 iş yeri yapacağım; bana para verin.” 750 yurttaş inanıp AKP’li Belediye Başkanına para veriyor. Sonra o paralar kripto işlemlerine, belediye borçlarına ve Gümüşhanespor’a gidiyor. Mağdurlardan 400’ü adalet arayışını sürdürüyor, Meclise gelip dilekçe veriyor; Gümüşhane ziyaretinde Erdoğan’ın aracının önünü kesip adalet istiyorlar, diyorlar ki: “Belediye 2024’te el değiştirdi. Yeni MHP’li Başkan TOKİ’yle anlaştı. Ben tüm borcumu ödememe rağmen 101 metrekare olan dairem 70 metrekareye düşürülüyor. Benden 2 milyon 400 bin lira ekstra para talep ediliyor. Sonrasında TOKİ’nin ihaleyi iptal ettiğini öğrendik.” Ev mev yok. Ev nerede? Yok. Para nerede? Yok. Gümüşhane’nin AKP’li Belediye Başkanı nerede? O da yok. Şimdiki MHP’li Belediye Başkanı onu suçluyor, o da diyor ki “Elinde kanıt yoksa boş boş konuşma.” diyor. .
Şimdi, bu Belediye Başkanı CHP’li olsaydı ne olurdu? Bizim İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız neden içeride? Siz buralardan mı adalet üreteceksiniz? Kimi kandırıyorsunuz? Siyasete alet ettiğinizi ve araçsallaştırdığınızı biliyoruz, bunların hepsinin hesabını teker teker soracağız.
Bitirirken şunu söyleyeyim: Bugün 4 siyasal parti; İYİ Parti, YENİ YOL, DEM ve CHP sömürge madenciliğine karşı aynı içerikte bir önerge vermişler. Ben, tüm muhalefet partilerinin ekolojiyi koruma konusunda bir araya gelmesini alkışlıyorum ve saygıyla karşılıyorum. Umarım iktidar partileri bundan bir ders alırlar. (CHP sıralarından alkışlar)
Son olarak da şunu söyleyeyim: Sayın Bahçeli’nin dünkü konuşmasında TRT’den yayınlanma konusundaki sözlerini bir kere daha dinledik. Biz üç buçuk ay önce buraya bir kanun teklifi getirmiştik, yarın da bir genel görüşme önergesi getireceğiz.
Umuyor ve diliyorum ki bu sözler yalnızca kürsülerde kalmaz. Hep beraber, burada, bu Silivri’de oynanan ve siyaseti dizayn etme çabasının yurttaşın gözüyle görüleceği, ak koyunun kara koyundan ayrılacağı bir şekilde, açık, yansız, link vererek bir yayınlama olur. Yurttaş da neyin ne olacağını görür ve ona göre yargısını oluşturur.
Hepinize çok teşekkür ediyorum.





















Sosyal Medya Hesaplarımız