Edit Content

"Acemi Kalma Ustası"

Doç. Dr. Gökhan Günaydın

İstanbul Milletvekili
CHP Grup Başkanvekili

Kamu görevlisi bir babanın sık çıkan tayinleri nedeniyle Anadolu’yu adeta karış karış dolaşan bir ailenin içinde büyüdüm. Bu bağlamda ilk, orta ve lise öğrenimimi Zile/Tokat, Sarıkamış/Kars, Tosya/Kastamonu, Aksaray/Niğde, Ereğli/Zonguldak ve Geyve/Sakarya ilçelerinde tamamladım.

İletişim

Sosyal Medya

  1. Home
  2. »
  3. TBMM
  4. »
  5. Meclis Gündemi
  6. »
  7. AKP Kadrolaşmanın Tarihini Yazdı!
bu içeriği paylaşın;

AKP Kadrolaşmanın Tarihini Yazdı!

Balıkesir'in Edremit ilçesinde sağlık memuru olarak görev yapan bir kişi Ticaret Bakanlığı'na Daire Başkanı olarak atanıyor!
Yazı Boyutu:
14px
24px

TBMM – 25.06.2024: Balıkesir'in Edremit ilçesinde sağlık memuru olarak görev yapan bir kişi 'na Daire Başkanı olarak atanıyor!

Cumhuriyet Halk Partisi Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın 26 Haziran 2024 tarihinde Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu'nda; 10 Ekim 2015 gar katliamının nihai karar duruşması, Edremit 'nde çalışan bir sağlık memurunun Edremit ‘ten Ticaret Bakanlığı'na Daire Başkanı olarak atanması, Covid Yasası'nın yanlış içeriği nedeniyle, on yıl fazla hüküm çekecek mahkumlar ve T.B.M.M. gündemi hakkında konuştu.

CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın'ın 25 Haziran 2024 – TBMM Genel Kurulu'ndaki değerlendirmeleri:

Değerli milletvekilleri, evet, bugün 10 Ekim 2015 gar katliamının nihai karar duruşması yapılıyor yani 10 Ekimden dokuz yıl geçmiş, 104 tane canımız hayatını kaybetmiş, katledilmiş, aradan tam dokuz yıl geçmiş ve biz dokuz yıldır hâlâ bu katliamın, bu açık insanlık suçunun bir nihai karar duruşmasını yapamamışız ve sanıklar cezalandırılmamış. 2015 yılını hatırlayalım. 2015'te, 7 Haziran tarihinde, tek başına iktidar çıkamayan bir AKP vardı. Sonra 20 Temmuzda 'ta bir saldırı oldu ve 33 kişi hayatını kaybetti. 10 Ekimde, gar katliamında -biraz evvel söylediğim gibi- 104 can yaşamlarını yitirdiği ve Türkiye böylece 1 Kasıma getirildi. Bakın, ben burada subjektif değerlendirme yapmayayım. 25 Şubat 2016 tarihinde mülkiye ve polis başmüfettişleri konuyla ilgili bir rapor düzenlediler ve o raporda dediler ki: “10 Ekim tarihinde açıkça provokasyona konu edilebilecek bir miting var iken 9 Temmuz akşamı itibarıyla Gölbaşı'nda Ankara'ya girişlere yönelik emniyet kontrolleri kaldırılmıştır.” Ben kendi öznel yaşamımdan biliyorum, ben Gölbaşı'nda oturuyorum, her sabah oradan geçerim, beni ya da ailemi polis orada durdurur ve aracı kontrol eder. Ben soruyorum: Bir Gölbaşı ve Ankara sakini olarak benim aracımı durduran polis Gaziantep'ten 2 bagaj dolusu bombayı Ankara'ya elini kolunu sallaya sallaya getiren IŞİD katillerine yol vermek için o gece o polis barikatını, polis kontrol noktasını neden kaldırmıştır? Bu mülkiye ve polis başmüfettişleri raporunda o kadar açıktır ki 4 görevli hakkında, , TEM ve İstihbarat Daire Başkanlığının görevlileri hakkında izni verilmesini talep etmişlerdir ama valilik soruşturma izni vermemiştir. Açıkça görülmüştür ki Emniyet İstihbarat TEM Daire Başkanlığına o günlerde Yunus Emre Alagöz'ün de içinde bulunduğu 3 kişinin sansasyonel eylem hazırlıkları içerisinde bulunduğuna ilişkin 10 Ekim sabahı TEM Daireye rapor göndermiştir ama hiçbir önlem alınmamıştır. O bombalar orada patlatılmış ve 104 tane insan hayattan koparılmıştır. Ne acı ki bir kez daha söylüyorum, üzerinden dokuz yıl geçmiş, biz bugün hâlâ orada avukat arkadaşlarımıza mikrofon verilmemesinden, yeterli iddia hakkı tanınmamasından söz ediyoruz. Bu, Türkiye'nin çok açık bir ayıbıdır. Burada hayatını kaybeden arkadaşlarımızı saygıyla andığımı ifade edeyim ve şunu da söyleyeyim ki: O IŞİD canilerinin elini kolunu sallaya sallaya Ankara'ya girişine izin verenler, üzerinden yalnızca bir yıl geçtikten sonra bu patlamanın anmasına giden arkadaşlarımızı biber gazına boğmuşlardı. Bu memleketin nasıl yönetildiğine ilişkin çok acı olaylardır.

 

 

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; dün MYK toplantısı sonrasında, AKP'nin MYK toplantısı sonrasında diyor ki: “Kibir ve kadrolaşma bize zarar verdi.” “Bize” diyerek kimi kastediyor? AKP'yi kastediyor yani memleketi değil; memlekete verilen zarar umurlarında değil. “Bize zarar verdi. AKP'ye zarar verdi. Maliyeti faydasından fazla olanlar gidecek.” Vallahi, kimi gönderirsiniz, kimi getirirsiniz, biz bilmeyiz ama ben size bir örnek paylaşayım: Sağlık Bakanlığı Yönetim Hizmetleri Genel Müdürlüğünün yazısı diyor ki: “Balıkesir Edremit Devlet Hastanesinde sağlık memuru olarak görev yapan bilmem kimin, verilen muvafakate istinaden Ticaret Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü birinci derece ve artı 4200 ek göstergeli daire başkanı kadrosuna naklen atamasının yapılması…” Yani Edremit Devler Hastanesi'ndeki bir sağlık memurunu Ticaret Bakanlığı Ticaret Daire Başkanı olarak atıyor.

Yirmi iki yılda, kadrolaşmanın, yandaşlaşmanın, milletin hakkını yemenin tarihini yazdınız be kardeşim! Balıkesir – Edremit Devler Hastanesi'ndeki çalışan bu memurun atama belgesi de sizi utandırmıyor mu? Hâlâ “Bize zarar veriyor.” -bu işlerden bahsediyorsunuz- memlekete zarar veriyor.

Bunu atadığınız yerde, Edremit Devler Hastanesi'ndeki bir sağlık memurunun ticaret daire başkanı olarak görev yaptığı yerde hiç olmazsa memlekete verilen zarardan bir miktar endişe duyun, kaygı duyun, özür dileyin, öz eleştiri yapın.

Değerli arkadaşlar, bir başka konu… Bakın, 15 Temmuz 2023 tarihinde bu Mecliste bir torba kanun geçirdiniz ve dediniz ki: “31 Temmuz 2023 tarihi itibarıyla Covid-19 salgın hastalığı nedeniyle izinde bulunan ve ilgili mevzuat uyarınca cezalarında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına beş yıl ve daha az süre kalan hükümlüler talebi aranmaksızın koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının da denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına infaz hâkimi tarafından karar verilir.”

Bunu çıkardınız, tarih 15 Temmuz. Biz bunu 8 Eylül tarihinde yani zamanında Anayasa Mahkemesine götürdük. Anayasa Mahkemesi (2023/143) esas dosyasına kaydetti. Sonra takip ettik, 28 Eylül 2023 tarihinde Anayasa Mahkemesi, genel kurul toplantısında bunun esastan incelenmesine, yürürlüğü durdurma talebinin bu aşamada karara bağlanmasına karar verdi. Bu tarihten itibaren Anayasa Mahkemesinin henüz bir kararı yok. Bu neye yol açıyor biliyor musunuz? Aynı tarihte, aynı suça sürüklenmiş, aynı cezayı almış iki ayrı mahkûmdan dosyası erken onanan ciddi bir indirimden yararlanıyor kendi inisiyatifi dışında dosyası geç incelenip geç onanan ya da ilamata yine kendi inisiyatifi dışında geç gönderilen mahkûm ise faydalanamıyor.

Birkaç gün nedeniyle on beş yıl fazla yatan mahkûmlar var. Şimdi, Cumhuriyet Halk Partisi ne yapmış? Bunu Anayasa Mahkemesine götürmüş; yanlış bir karar, yanlış bir yasa, Anayasa Mahkemesine götürmüş. Mahkûm yakınları arıyorlar, bizi aradıkları gibi Cumhur İttifakı'nın üyelerini de arıyorlar. Cumhur İttifakı'nın üyeleri, milletvekilleri diyor ki: “Cumhuriyet Halk Partisi olumlu bakmadığı için biz bir kanuni düzenleme yapamıyoruz.” Arkadaşlar, bizim 130 milletvekilimiz var, sizin AKP-MHP-DSP-HÜDA PAR toplamınız 320 ; niye bir tane kanun çıkarıp da bu açık haksızlığı gidermiyorsunuz? Anayasa Mahkemesine götüren Cumhuriyet Halk Partisidir, CHP bu açık haksızlığı gidermek için her türlü önlemi Türkiye Büyük Millet Meclisinde uygulama kararı içerisindedir.

Hiç olmazsa yurttaşa yalan söylemeyin de “Yurttaşın derdini nasıl beraber çözeriz?” diye kendinizi biraz bu işe memur hissedin.

Çok teşekkür ederim, saygılar sunarım.

Abone Olun:
➤ Youtube: @gokhangunaydin06

Resmi Site:
➤ Web: gokhangunaydin.net

Takip edin:
➤ Twitter: gunaydingokhan
➤ Facebook: gokhangunaydin06
➤ Instagram: gokhangunaydin06
➤ TikTok: @gokhangunaydin06
➤ Youtube: @gokhangunaydin06

Bu İçerik 39 Kez Görüntülendi.

Sosyal Medya Hesaplarımız

Bu Sayfayı Paylaşın

Faydalı Linkler

Abonelik

© 2024, Gökhan Günaydın. Tüm Hakları Saklıdır.