Edit Content

"Acemi Kalma Ustası"

Doç. Dr. Gökhan Günaydın

İstanbul Milletvekili
CHP Grup Başkanvekili

Kamu görevlisi bir babanın sık çıkan tayinleri nedeniyle Anadolu’yu adeta karış karış dolaşan bir ailenin içinde büyüdüm. Bu bağlamda ilk, orta ve lise öğrenimimi Zile/Tokat, Sarıkamış/Kars, Tosya/Kastamonu, Aksaray/Niğde, Ereğli/Zonguldak ve Geyve/Sakarya ilçelerinde tamamladım.

İletişim

Sosyal Medya

  1. Home
  2. »
  3. TBMM
  4. »
  5. Meclis Gündemi
  6. »
  7. Yabancı Terörist Savaşçısı Olan Canilerin Kaçı Türkiye’de?
bu içeriği paylaşın;

Yabancı Terörist Savaşçısı Olan Canilerin Kaçı Türkiye’de?

YTS diye kodladığınız, yabancı terörist savaşçısı yani Suriye'de kelle kesmiş, ciğer yemiş canilerin kaçı Türkiye'de herhangi bir yaptırıma tabi tutulmadan, elini kolunu sallayarak aramızda dolaşmaya devam ediyor?
Yazı Boyutu:
14px
24px

Yabancı Terörist Savaşçısı: 'de 10 milyon mülteci kaldı. O insanlardan bir kısmı Türkiye'de tutunmaya çalışıyor; elbette ekmek bulmakta, iş bulmakta zorlanıyor ama onların içerisinde Suriye'deki kirli savaşa katılmış olan, orada insan öldürmüş, ciğer yemiş olan, bunu videoya çekmiş olan insanlar var. Bunlara “Yabancı Terörist Savaşçısı” deniyor. Peki, Suriye'de bu olaylara karışmış bu Yabancı Terörist Savaşçısı dediğiniz canilere yönelik herhangi bir mükellefiyet, sorumluluk, yaptırım hissediyor mu Türkiye? Hissetmiyor.

Cumhuriyet Halk Partisi Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın 30 Mayıs 2024 tarihinde Türkiye Büyük Meclisi Genel Kurulu'nda; mülteciler, Türkiye'de yaşayan Yabancı Terörist Savaşçıları(YTS), insan kaçakçılığı suçlaması ile yargılanan ve emekliye sevk edilen Türk Silahlı Kuvvetleri mensupları, NATO'nun 490'ıncı Deklarasyonu, kamuoyunda çok tartışılan Etki Ajanlığı ve T.B.M.M. gündemi hakkında konuştu.

CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın'ın konuşması;

RESMÎ YAZIŞMAYLA KANITLADIK: DURUM CİDDİ!..

Gün geçmiyor ki Türkiye'nin yönetimiyle ilgili bir başka skandala vâkıf olmayalım. Tüm ikazlarımıza rağmen “Bir koyup beş alacağız.” diyerek Suriye'ye girdiniz, emperyalizmin maşası oldunuz, Türkiye'de 10 milyon mülteci kaldı. O insanlardan bir kısmı Türkiye'de tutunmaya çalışıyor; elbette ekmek bulmakta, iş bulmakta zorlanıyor ama onların içerisinde Suriye'deki kirli savaşa katılmış olan, orada insan öldürmüş, ciğer yemiş olan, bunu videoya çekmiş olan insanlar var. Bunlara “yabancı terörist savaşçısı” deniyor. Peki, Suriye'de bu olaylara karışmış, insan öldürmüş, her türlü katliamın içinde olmuş Yabancı Terörist Savaşçısı dediğiniz insanlara, canilere yönelik herhangi bir mükellefiyet, sorumluluk, yaptırım hissediyor mu Türkiye? Hissetmiyor. Diyeceksiniz ki bunu nereden biliyorsunuz? Bakın elimizde Valiliği İl Göç İdaresi Müdürlüğünün yazdığı resmî yazı var. Nereye yazmış bu yazıyı? Gereği için Hatay Valiliğine yazıyor; bilgi için de İçişleri Bakanlığına yazıyor. Aynen okuyayım ki herhangi bir spekülasyona konu olmasın, meseleyi net anlatalım: “Müdürlüğümüzce işlemleri yapılan Suriye uyruklu 13 Ocak 1993 doğumlu yabancı terörist savaşçısının – anlaşılan 31 yaşında, yabancı kimlik numarasını veriyor, ismini ve soyadını veriyor- 'ndan gönüllü geri dönüş işlemleri planlanmaktadır. Bu nedenle, gönüllü olarak ülkesine dönmeyi beyan etmiş, bu hususta Müdürlüğümüze dilekçeyle müracaatta bulunan bu kişiyi gelin Bursa'dan alın ve sınıra bırakın.” diyor.

Şimdi, bu yazı, bu memleketin ne hâlde olduğunu göstermesi bakımından ibretlik bir yazıdır. Ben, bir vatandaş olarak, bırakın çiyi, bir vatandaş olarak soruyorum: “YTS” diye kodladığınız, yabancı terörist savaşçısı yani Suriye'de kelle kesmiş, ciğer yemiş, benzeri faaliyetlerde bulunmuş adamların -bunlardan- kaçı Türkiye'de herhangi bir yaptırıma tabi tutulmadan, elini kolunu sallayarak aramızda dolaşmaya devam ediyor. Bunların silahtan arındırılması, psikolojik testlerinin yaptırılması, uluslararası mahkemelerde yargılanması, Türk karşısında çeşitli soruşturma, kovuşturma aşamasından geçirilmesine yönelik ne yaptınız?

Bursa'da bu vatandaşla bilmeden kapı komşusu olan vatandaşımızın güvenliği konusunda ne düşünüyorsunuz? Ve bunun gibi daha kaçı bu memlekette elini kolunu sallaya sallaya dolaşıyor? Arkadaşlar, bu sesler, bu Meclisin mermer beyaz duvarlarına çarpıp geri geliyor ama bu memlekette hiç kimsenin kişi güvenliğinin kalmadığına, bu memleketi yönetenlerin de buna yönelik en ufak bir kaygı duymadığına yönelik daha ne olsun dedirtebilecek bir yazıdır. Herkesi ciddiyete davet ediyorum. Bu memleketi yönetenleri kalan sınırlı sürelerini hiç olmazsa ciddi geçirmeye davet ediyorum.

ARACINDAN HABERİ OLMAYAN BİR ADAMIN, BU MEMLEKETİN GÜVENLİĞİNİ ÜSTLENMESİ MÜMKÜN OLABİLİR Mİ?

Skandallar bununla bitse keşke. Bakın, Suriye'de, harekât bölgesinde operasyonları yöneten B.Ç -bu vatandaşın da adını unutmayalım, Tuğgeneral B.Ç- ne yapıyormuş? Suriye'de harekâtları yönetiyormuş. Bu “B.Ç” denilen vatandaşın kendisine tahsis edilen aracıyla yani Türk Silahlı Kuvvetlerinin kendisine tahsis ettiği zırhlı aracını kullanan şoförü ve kullanan emir subayı şakır şakır insan kaçakçılığı yapıyormuş, Suriye'den Türkiye'ye adam getiriyormuş. Peki, soruyorum: Eğer bu B.Ç hakkında bir işlem yapılmamış ve yalnızca emekliye sevk edilmişse neyi ima ediyoruz? Demek ki zırhlı aracından insan kaçakçılığı yapıldığından haberi yokmuş.

Ya, aracından haberi olmayan bir adamın, bu memleketin güvenliğiyle ilgili bir konuda bu denli önemli bir görevi üstlenmesi mümkün olabilir mi? Ben soruyorum ya, Bu B.Ç. ne zaman Türk Silahlı Kuvvetlerinde subay oldu, ne zaman kurmay oldu, hangi Millî Savunma Bakanı zamanında acaba generalliğe yükseltildi? Bunları çıkarırsak beraber maklubeye kaşık salladıklarınız da ortaya çıkacaktır; bundan emin olabilirsiniz. Şimdi, bunun emir subayı yakalanmış, gözaltına alınmış; şoförü yakalanmış, gözaltına alınmış bu B.Ç. de emekliye sevk edilmiş, ballı maaşını alarak hayatını devam ettiriyor. Sizin bu memlekette bu karakterde, bu nitelikte olup da general yaptığınız daha kaç kişi var acaba? Bütün bu sorular Meclisin duvarlarından dönüyor ama bana dönmüyor, sizin kulaklarınıza dönmeli; bunu söyleyeyim.

Nihayet, NATO'nun 490'ıncı Deklarasyonu'na konu olan 27 Mayıs 2024 tarihli Sofya toplantısı yapıldı. Buraya AKP'den, 'den milletvekilleri gitti, tıpkı muhalefet partilerinden gidenler gibi. 15 maddelik de bir anlaşmayı, bir deklarasyonu oy birliğiyle geçirdiniz. Bunun 12'nci maddesi -bakın, İngilizcesi burada, Türkçeye çevirdim rahat görelim diye- diyor ki: “Gürcistan'ın demokrasisini, bağımsızlığını, egemenliğini, toprak bütünlüğünü Avrupa ve Atlantik emelleri konusundaki gelişmesine yönelik derin kaygılar vardır.” Ülke açısından geriye doğru bir adım olan dış nüfuzun şeffaflığı yani İngilizcesiyle “Transparency of foreign influence” konusunu, demokratik konsolidasyonu NATO ve AB hedeflerine ters düştüğünü ifade ediyor ve “Gürcü yetkililerin Gürcistan demokrasisine daha fazla zarar vermeden yasayı geri çekmesini talep ediyoruz.” diyor. Bunu NATO imzalamış, vallahi, NATO imzalamış, benim umurunda değil, AKP'nin MHP'nin milletvekilleri imzalamış. Yani, diyorlar ki: “Gürcistan etki ajanlığı yasasını getirmiş, bu, demokrasiye aykırıdır, geri çekin.” diyor. Türkiye'den giden Cumhur ı'na bağlı milletvekilleri. Peki, haftaya göreceğiz, dokuzuncu yargı paketinde etki ajanlığı konusunda bu arkadaşların elleri acaba hangi tarafı gösterecek? Dolayısıyla, biraz daha ahlak, biraz daha ciddiyet, biraz daha etkinliği bu güzel memleket herhâlde hak ediyor.

Abone Olun:
➤ Youtube: @gokhangunaydin06

Resmi Site:
➤ Web: gokhangunaydin.net

Takip edin:
➤ Twitter: gunaydingokhan
➤ Facebook: gokhangunaydin06
➤ Instagram: gokhangunaydin06
➤ TikTok: @gokhangunaydin06
➤ Youtube: @gokhangunaydin06

Bu İçerik 51 Kez Görüntülendi.

Sosyal Medya Hesaplarımız

Bu Sayfayı Paylaşın

Faydalı Linkler

Abonelik

© 2024, Gökhan Günaydın. Tüm Hakları Saklıdır.