Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), trafik güvenliğini sağlama amacından saparak adeta bir “gelir kapısına” dönüştüğünü savunduğu yeni trafik düzenlemelerine karşı hukuki süreci başlattı. Adalet ve İçişleri Komisyonu üyeleriyle birlikte Anayasa Mahkemesi (AYM) önünde açıklama yapan Gökhan Günaydın, 2026 yılı bütçesinde öngörülen trafik cezası hedeflerinin ve uygulanan yaptırımların ölçülülük ilkesine aykırı olduğunu vurguladı. Günaydın, özellikle hız sınırındaki toleransın kaldırılması ve fahiş ceza tutarları nedeniyle vatandaşın mağdur edildiğini ifade etti.
“TRAFİK CEZALARINI CEZA TOPLAMA NİTELİĞİNE DÖNÜŞTÜRÜRSENİZ TOPLUMSAL BARIŞA ZARAR VERİRSİNİZ”
Günaydın, devletin trafik güvenliğini sağlama görevini kabul ettiklerini ancak cezaların amacının bütçe açığını kapatmak olmaması gerektiğini belirtti. 2025 yılı için 55 milyar TL olan ceza hedefinin 2026 yılında %69 artışla 93 milyar TL’ye çıkarılmasını eleştiren Günaydın, bu durumun bütçeleme tekniği ve kamu düzeni açısından hatalı olduğunu savundu.
“CEZA ELBETTE OLMALIDIR AMA ÖLÇÜLÜLÜK DENİLEN BİR İLKE VARDIR”
Özellikle radar, ehliyetsiz araç kullanımı ve tescilsiz plaka gibi ihlallere getirilen yeni tutarları paylaşan Günaydın, bazı araçlarda kesilen cezanın aracın kendi değerini aştığını ifade etti. Nakliye esnafının bu yük altında ezildiğini ve bu maliyetlerin doğrudan vatandaşa zam olarak yansıdığını dile getiren Günaydın, “Ölçülülük ilkesinden ayrılmayın; vatandaşı suçtan caydırın ama öldürmeyin” çağrısında bulundu.
“DEVLETİ VATANDAŞA PUSU KURAN BİR MEKANİZMA HALİNE DÖNÜŞTÜRMÜŞTÜR BU YASA”
Hız limitlerindeki %10’luk toleransın kaldırılmasına ve karmaşık hız kademelerine tepki gösteren Günaydın, kanun koyucuların bile takip etmekte zorlandığı kuralların vatandaşın lehine olmadığını söyledi. Ayrıca, üst düzey kamu görevlilerinin atanmasına ilişkin 194 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’ndeki keyfi düzenlemeler için de iptal başvurusu yaptıklarını ekleyerek, AYM’den ivedilikle yürürlüğü durdurma kararı beklediklerini belirtti.
CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın’ın konuşması;
Cumhuriyet Halk Partisi’nin Adalet Komisyonu ve İçişleri Komisyonu üyesi milletvekili arkadaşlarımızla beraber, Trafik Kanunu’nun yürürlüğünün durdurulması ve her halükarda iptali istemiyle Anayasa Mahkemesi’ne taşımış bulunuyoruz. Peki nedir? Trafik Kanunu’nu hangi nedenlerle iptal ettirmek istiyoruz? Hiç şüphe yok ki kamu ve devlet, trafik güvenliğinin sağlanması için gerekli önlemleri alacaktır. Bu önlemler caydırıcı olmak zorundadır ancak öldürücü olmayacaktır. Başka bir deyişle; yolda drift atan varsa, trafikte düğün konvoyları düzenleyerek trafiği engelleyenler var ise ya da aşırı sürat yapıp bunu video çekerek gösterenler var ise kamu bunlara ilişkin her türlü düzenlemeyi yapacak.
Ancak dediğim gibi, trafik cezalarını siz devletin trafik güvenliğini sağlaması amacından çıkartıp bir ceza toplama niteliğine dönüştürürseniz, bunun toplumsal barışa yararı değil olsa olsa zararı olur. Kamu düzenini de bozucu etkisi olur. Şimdi 2025 yılında 55 milyar TL’lik trafik cezasının bütçeye konulması öngörülmüş. Yani 2025 yılında devlet demiş ki: “Ben 55 milyar TL trafik cezası toplayacağım.” Önce söyleyelim; böyle bir öngörü doğru mudur? Yani “Nasıl olsa vatandaş trafik ihlali yapacak, ben de ondan bu cezayı alacağım” demenin kamu düzeni açısından ve bütçeleme tekniği açısından doğru olup olmadığını vatandaşın takdirine bırakalım.
Daha önemli bir şey var; geçen sene 55 milyar TL olan hedefi bu sene bütçeye 93 milyar TL olarak koydular. Yani %69 yükselttiler. Peki neden? Neden 2025’ten 2026’ya %69 daha fazla trafik cezası kesmeyi öngördünüz? Ne oldu ki memlekette enflasyon belirli bir noktadayken, %30’lardayken bunun iki katı düzeyinde bir trafik cezası toplamayı hedef olarak bütçeye koydunuz? Neydi hedef? 93 milyar lira. Arkadaşlar ilk 3 ayda ne kadar ceza kesti bu memlekette devlet? 1 trilyon 95 milyar TL toplam ceza kesti. 2026 bütçesinde ödenecek faiz parası 2 trilyon 770 milyar TL. Yani başka bir deyişle, o çok yüksek faiz parasının neredeyse yarısını ilk 3 ayda vatandaştan kestiğiniz cezalar ile topladınız.
Peki bunun içerisinde trafik cezası miktarı ne kadar? 66 milyar TL. Siz 93 milyar TL bütün bir yıla hedef koyuyorsunuz; bunun 66 milyar TL’sini ilk 3 ayda topluyorsunuz. Trafik yasası çıktıktan sonra %37 daha fazla trafik cezası kesilmeye başlandı. Arkadaşlar radarın cezası 30.000 TL ve 90 gün ehliyete el koyma. Şimdi bir kere daha söyleyelim: Ceza elbette olmalıdır ama ölçülülük denilen bir ilke vardır. Caydıracaksınız, öldürmeyeceksiniz. Kış lastiği 6.000 TL. Efendim ses ve görüntülü cihazlarla toplumu rahatsız etme iddiası 21.000 TL. Ehliyetsiz motosiklet kullanma 40.000 TL. Hatalı takograf 370.000 TL. Tescilsiz plaka 46.000 TL, tekrarında 140.000 TL. Bu öyle bir noktaya geliyor ki bazı araç markalarında, eski araçları kullananların o cezaların kesilmesi halinde aracı bırakıp gitmesi gerekiyor.
Arkadaşlar nakliye işi yapan esnaf var, tır taşımacılığı yapan insanlar var. Bunlara her gün yeni ve çok yüksek cezalarla yüklenmek bu insanların yaptıkları işlerin daha pahalı hale gelmesine sebep oluyor ve dolayısıyla bunlar yurttaşa yansıyor. Aynı zamanda vatandaşın da bu işleri yapamaz hale gelmesine neden oluyor. Örneğin şehir içinde 50 km hızla gitmeniz gereken yerde 72 km hızla giderseniz, 5.662 TL olması gereken ceza 8.000 TL’ye çıktı. 90 ile gidilmesi gereken bir yerde 120 ile giderseniz bu kez de ceza 12.000 TL olarak kesiliyor. Bir şey daha söylemek isterim; eskiden bir hız limiti vardı ve bu hız limitinin %10’una kadar aşmayı devlet vatandaşa bir tolerans olarak koymuştu. Şimdi bu %10’u kaldırdılar. Çeşitli hız kademelerine göre şehir içinde 5 kilometrelik, şehirler arasında 10 kilometrelik farklarla bu cezaları katlıyorlar. Kanun koyucu niteliğinde olarak ben dahi hangi hız limitinde hangi 5 kilometrenin daha fazla ceza gerektirdiğini bilmiyorum. Vatandaş nereden bilecek?
Dolayısıyla devleti vatandaşa pusu kuran bir mekanizma haline dönüştürmüştür bu yasa. Bu yasa, AKP’li vekillerin kendi illerinde savunamayacağı bir yasa haline dönüşmüştür. Şimdi “yeniden gözden geçiriyoruz” diye sözleri duyuyoruz. Biz Anayasa Mahkemesi’ne bu cezaların yürürlüğünün durdurulması ve iptali amacıyla başvuruyoruz. Aklınıza estiği gibi ceza koymayın. Ölçülülük ilkesinden ayrılmayın. Vatandaşı suç işlemekten caydırın ama öldürmeyin. Bütün bunları kamuoyuyla Cumhuriyet Halk Partisi grubunun görüşü olarak paylaşmak isteriz.
Daha detaylı açıklamalarımızı bilgi notumuzda göreceksiniz. Bunun da yanında 194 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile üst düzey kamu görevlilerinin atanması anlamında anayasal ilkelerden ayrılan, Cumhurbaşkanına geniş yetkiler veren, üst düzey kamu görevlisi niteliğini keyfi bir şekilde ayrıma tabi tutan düzenlemenin de yürürlüğünün durdurulması ve iptali için Anayasa Mahkemesi’ne başvurduk. Dilekçelerimizi komisyon üyesi arkadaşlarımızla beraber mahkemeye teslim ettik. Anayasa Mahkemesi’nin en kısa süre içerisinde meseleyi ele almasını, 12-13 yıldır vermediği yürürlüğün durdurulması kararlarını ve iptallerini vermesi ve böylece vatandaşı rahatlatmasını bekliyoruz. Çok teşekkür ederim.


























Sosyal Medya Hesaplarımız