CHP'li Gökhan Günaydın'dan İBB Operasyonları İçin Meclis Araştırması Talebi
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) ve bağlı birimleri ile ilçe belediyelerine yönelik gerçekleştirilen operasyonların tüm boyutlarıyla araştırılması için Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına araştırma önergesi verdi. Yürütülen soruşturmaların yerel demokrasiye ve halkın seçme-seçilme hakkına müdahale niteliği taşıdığına dikkat çekilen önergede, sürecin hukuki dayanaklarının şeffaf bir şekilde ortaya konulması ve yargı organlarının siyasi yönlendirmelerden arındırılması talep edildi.
"SİSTEMATİK BİR KUŞATMA İLE KARŞI KARŞIYAYIZ"
Önergenin gerekçe bölümünde, 19 Mart 2025 tarihinden itibaren İBB'ye yönelik başlatılan ve "belediyelere kumpas" olarak nitelendirilen operasyonların son dalgasıyla yeni bir aşamaya taşındığı ifade edildi. Süreç kapsamında 254 kişi hakkında gözaltı kararı verildiği, aralarında İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ve CHP'li ilçe belediye başkanlarının da bulunduğu 110 kişinin tutuklandığı hatırlatıldı. Yürütülen soruşturmaların münferit adli vakaların ötesinde olduğunu belirten Günaydın, hedefin Türkiye'nin birinci partisi olan CHP'nin yerel iktidar alanını daraltmak ve seçilmiş yöneticileri yargı eliyle tasfiye etmek olduğunu savundu.
"AKP İKTİDARI ELİYLE BELEDİYELERİN HİZMET KAPASİTESİ FELCE UĞRATILMAKTADIR"
AKP iktidarının yerel yönetimler üzerindeki baskılarını eleştiren Gökhan Günaydın, belediye yöneticilerinin tutuklanması veya görevden el çektirilmesi nedeniyle kentlerde yürütülen yüzlerce projenin durma noktasına geldiğini vurguladı. Operasyonların toplumsal kutuplaşmayı derinleştirdiğini ve yurttaşların kamu kurumlarına olan güvenini sarstığını belirten Günaydın, hukukun üstünlüğü ve anayasal güvencelerin korunması adına Meclis çatısı altında acil bir araştırma komisyonu kurulmasının şart olduğunu kaydetti.
→ İBB Operasyonları İle İlgili Araştırma Önergemiz (03.06.2025)
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA
Anayasa'nın 98'inci, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü'nün 104 ve 105'inci maddeleri uyarınca; 19 Mart 2025 tarihinden itibaren İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) ile bağlı birim ve iştiraklerine yönelik olarak yürütülen, son olarak 31 Mayıs 2025'te gerçekleştirilen beşinci dalga operasyonla kamuoyunun gündemine oturan ve çok sayıda belediye başkanı, bürokrat, belediye çalışanı ile iş insanının gözaltına alınıp tutuklanmasıyla sonuçlanan sürecin;
- hukuki dayanaklarının şeffaf biçimde ortaya konulması,
- soruşturmaların siyasi yönlendirmelerden arındırılıp arındırılmadığının denetlenmesi,
- yerel demokrasinin ve halkın seçme-seçilme hakkının korunması,
- yargı ve kolluk güçlerinin anayasal sınırlar içinde kalıp kalmadığının incelenmesi
amacıyla Anayasa'nın 98'inci, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü'nün 104 ve 105'inci maddeleri gereğince bir Meclis Araştırması açılmasını arz ve teklif ederiz.
Saygılarımla.
Doç. Dr. Gökhan GÜNAYDIN
İstanbul Milletvekili - YENİ Parti Grup Başkanvekili
GEREKÇE
19 Mart 2025 tarihinden itibaren İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik olarak başlatılan ve kamuoyunda "belediyelere kumpas" olarak adlandırılan operasyonlar, 31 Mayıs 2025 tarihinde gerçekleştirilen altıncı dalga ile birlikte yeni bir boyuta taşınmıştır. Bu son operasyonda, toplam 254 kişi hakkında gözaltı kararı verilmiş; 246 kişi gözaltına alınmış ve 110 kişi tutuklanmıştır. Tutuklanan 8 kişi "etkin pişmanlık" kapsamında ifade vererek tahliye olmuştur. Tutuklananlar arasında İBB Başkanı Sayın Ekrem İmamoğlu, CHP'li ilçe belediye başkanları, belediye üst düzey yöneticileri, çalışanları ve çeşitli iş insanları bulunmaktadır.
Bu operasyonlar kapsamında, Büyükçekmece, Gaziosmanpaşa, Avcılar, Adana Ceyhan ve Seyhan Belediye Başkanları ile CHP Parti Meclisi üyeleri ve eski milletvekillerinin de gözaltına alınmış olması, yürütülen sürecin yerel yönetimlerin işleyişine sistematik bir müdahale niteliği taşıdığına dair güçlü kanaatler uyandırmaktadır.
Yürütülen operasyonlar, sadece bireysel ceza soruşturmalarından ibaret olmayıp; yerel yönetimlerin kurumsal bütünlüğüne, demokratik meşruiyetine ve anayasal güvencelerine yönelik kapsamlı bir müdahale niteliği taşımaktadır. Bu nedenle yaşanan gelişmelerin yalnızca adli süreçler bağlamında değil; siyasal, toplumsal ve ekonomik etkileriyle birlikte bütünlüklü olarak değerlendirilmesi büyük önem taşımaktadır.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi, 2019 yılında halkın büyük çoğunluğunun desteğiyle seçilen, açık bir demokratik meşruiyete sahip yönetim tarafından idare edilmektedir. Bu iradeye karşı yürütülen ardışık operasyonların; siyasal rakipleri yargı yoluyla tasfiye etme niyetiyle hareket edildiği yönündeki kamuoyundaki kanaati güçlendirdiği görülmektedir. Operasyonlar, sadece münferit soruşturmalardan ibaret olmayıp ayrıca Türkiye'nin birinci partisi CHP'nin yerel iktidar alanını hedef alan sistematik bir kuşatmaya uzanmıştır.
Bu süreçte, CHP'li belediyelerin bütünüyle itibarsızlaştırılması, yöneticilerinin kriminalize edilmesi ve halk iradesiyle seçilmiş kişilerin yargı yoluyla görevden el çektirilmesi; Türkiye'de siyaset alanının eşitlikçi ve demokratik zeminden çıktığının ve otoriterleşmenin açık bir göstergesidir.
Söz konusu operasyonların zamanlaması, kapsamı ve hedefleri, toplumsal düzlemde ciddi bir kutuplaşma ve gerilim ortamı yaratmıştır. Özellikle yerel hizmetlerden doğrudan yararlanan vatandaşlarımızın, yöneticilerine yönelik bu ani ve çoklu operasyonlarla karşı karşıya kalması; kamusal güvenin sarsılmasına, belediyelere yönelik genel bir güvensizlik ortamının oluşmasına yol açmaktadır.
Kamuoyuna yansıyan görüntüler, gözaltı işlemlerinin niteliği ve hedef alınan kişilerin mesleki ve siyasal kimlikleri dikkate alındığında, yargının tarafsızlığı ve kolluk kuvvetlerinin orantılı güç kullanımı konusunda ciddi soru işaretleri doğmuştur. Bu durum, hukukun siyasallaştığı, yargının yürütmenin aracı haline geldiğinin en açık göstergeleridir.
Ayrıca AKP iktidarı eliyle belediyelerin hizmet kapasitesi felce uğratılmaktadır. İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve ona bağlı iştiraklerin yöneticilerinin tutuklanması ya da görevden el çektirilmesi; belediyelerin yürütmekte olduğu yüzlerce projenin durması, binlerce çalışanın belirsizlik içinde kalması risklerini taşımaktadır.
Tüm bu nedenlerle, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve ilgili yerel yönetimlere yönelik olarak yürütülen operasyonların kapsamı, gerekçesi, hukuki dayanakları ve siyasal boyutlarının Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından ivedilikle araştırılması ve kamuoyunun doğru şekilde bilgilendirilmesi büyük önem arz etmektedir.