Kartalkaya Faciasında Sorumluların Ortaya Çıkarılması Hakkında Araştırma Önergesi

Kartalkaya'daki otel yangınında 78 vatandaşın yaşamını yitirmesine yol açan idari ihmallerin ve gerçek sorumluların tespiti amacıyla CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın ve milletvekilleri TBMM'ye Meclis Araştırması önergesi verdi.

Kartalkaya Faciasında Sorumluların Ortaya Çıkarılması Hakkında Araştırma Önergesi
08:08
Kartalkaya Otel Yangını Faciasında Gerçek Sorumluların Ortaya Çıkarılması İçin Meclis Araştırması İstendi

Bolu Kartalkaya'da bulunan Grand Kartal Otel'de meydana gelen ve 78 kişinin hayatını kaybetmesiyle, 50'den fazla kişinin de yaralanmasıyla sonuçlanan feci yangının ardından CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, olayın arka planındaki idari ve hukuki ihmalleri TBMM gündemine taşıdı. Verilen Meclis Araştırma önergesinde, facianın sorumluluğunun yerel yönetimlere yıkılmaya çalışıldığı, ancak denetim ve ruhsat süreçlerinde asli kusurun Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı başta olmak üzere merkezi idare birimlerinde olduğu vurgulandı.

"78 VATANDAŞIMIZIN CAN VERMESİNE YOL AÇAN FACİA HİZMET KUSURUNDAN KAYNAKLANMAKTADIR"

Önerge gerekçesinde, 21 Ocak 2025 tarihinde yaşanan felaketin hemen ardından yangın tedbirlerinin yetersizliği ve kurumsal denetimsizlik göz önüne serildi. İktidar kanadının olayın ilk saatlerinden itibaren felaketin boyutlarını ve kendi sorumluluğunu gizleme amacında olduğu ifade edilirken; faciada yaşamını yitiren vatandaşların acısına saygı gereği, kamuoyu vicdanının rahatlatılması ve tüm faillerin tespiti için Meclis Araştırma Komisyonu kurulmasının TBMM'nin varoluş nedeni olduğu altı çizildi.

"SORUMLULUK YEREL YÖNETİME YIKILMAYA ÇALIŞILMAKTADIR"

Yangının hemen ardından yürütülen soruşturma ve kamuoyu algı yönetimine dikkat çekilen metinde, merkezi yönetimin kendi ihmallerini örtmek için Bolu Belediyesi personelini hedef gösterdiği belirtildi. Yangın emniyeti denetimini yapmaya yetkili asli makamın kanunen bakanlık olduğuna işaret edilerek, siyasallaşan yargı kanalıyla sorumluluğun belediye yetkililerine yüklenmeye çalışılmasının hukuki gerekçeden yoksun olduğu ifade edildi.

"İKTİDARIN BU FACİA İLE İLGİLİ İNCELEMELERİ GAYRİ CİDDİ YÜRÜTTÜĞÜ AÇIKTIR"

Önergede, Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın tesis üzerindeki 18 yıllık denetim geçmişi, yangın yeterlilik belgelerinin teslim sürelerinin uzatılması gerekçeleri ve işletmeyle ticari bağı bulunan kurumların rolleri sorgulandı. Kartalkaya gibi önemli bir kış turizmi merkezinde yangına doğrudan müdahale edecek altyapının bulunmaması ve bakanlık denetimlerindeki soru işaretleri sebebiyle tüm boyutlarıyla şeffaf bir araştırmanın yapılması gerektiği kaydedildi.

→ Kartalkaya Faciasında Sorumluların Ortaya Çıkarılması İle İlgili Araştırma Önergemiz (25.01.2025) 
Kartalkaya Faciasında Sorumluların Ortaya Çıkarılması - 01
Kartalkaya Faciasında Sorumluların Ortaya Çıkarılması - 02

Kartalkaya Faciasında Sorumluların Ortaya Çıkarılması - 03
Kartalkaya Faciasında Sorumluların Ortaya Çıkarılması - 04

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA
21.01.2025 tarihinde saat 03.20 sularında Bolu ili İmampınarı/Kartalkaya mevkiinde yer alan (Bolu Valiliği İl Özel İdaresine bağlı ve belediye mücavir alan sınırları dışında kalan) Grand Kartal Otel isimli işletmede meydana gelen dehşet verici yangın olayının ardından 78 can kaybı yaşanmış; 50’den fazla vatandaşımız yaralanmıştır.
Yangında bu kadar yüksek can kaybı yaşanmış olmasının temelini, otelin olası bir yangına karşı hemen hemen hiçbir önleminin bulunmaması ve konumu oluşturmaktadır. Böyle bir otele ruhsat ve turizm işletme belgesi verilmesinden başlayarak bugüne kadar gelen büyük bir sorumsuzluk silsilesi söz konusudur.
İktidar kanadı, yangının ilk saatlerinden itibaren yaşanan felaketin büyüklüğünü gizlemek, yangının nedenlerini kamuoyundan saklamak, kendi sorumluluğunu gizlemek için otelle ve olayla ilgisi bulunmayan kurum ve kuruluşları suçlamak gibi anlaşılmaz bir tutum sergilemiştir.
Oysa, 78 vatandaşımızın can vermesine yol açan facia, başta Kültür ve Turizm Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Bolu İl Özel İdaresi olmak üzere sorumlu tüm kamu kurum ve kuruluşlarının hizmet kusurundan kaynaklanmaktadır. Bu kusurun muhataplarının bulunup ortaya çıkarılması gerekmektedir.
Bu facianın neden ve sorumlularının “temiz bir vicdanla” araştırılma ve soruşturulmasına ihtiyaç bulunmaktadır. Kamuoyu vicdanının rahatlatılması, suçların cezasız kalmaması, ulusumuzun ve ailelerinin bu büyük acısına saygı için gerekçemizde sıralayacağımız soruların yanıtlarının kurulacak bir araştırma komisyonu tarafından araştırılması/soruşturulması TBMM’nin varoluş nedenidir.
Grand Kartal Otel yangınında sorumluluğu ve ihmali bulunan kurum, kuruluş ve kişilerin ortaya çıkarılması, başta Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı olmak üzere Türkiye’nin kurumsal kapasitesinin yeterliliği ile önergemizde ve kamuoyunda dile getirilen iddiaların ve böyle felaketlerin bir daha yaşanmasının önüne geçilebilmesi açısından alınabilecek önlemleri ve yapılması gereken düzenlemeleri araştırmak üzere bir Meclis Araştırma Komisyonu kurulmasını arz ederiz.  

Doç. Dr. Gökhan GÜNAYDIN
İstanbul Milletvekili - CHP Grup Başkanvekili
Ali Mahir BAŞARIR
Mersin Milletvekili - CHP Grup Başkanvekili
Murat EMİR
Ankara Milletvekili - CHP Grup Başkanvekili

GEREKÇE
21.01.2025 tarihinde saat 03.20 sularında Bolu ili İmampınarı/Kartalkaya mevkiinde yer alan (Bolu Valiliği İl Özel İdaresine bağlı ve belediye mücavir alan sınırları dışında kalan) Grand Kartal Otel isimli işletmede meydana gelen dehşet verici yangın olayının ardından 78 can kaybı yaşanmış; 50’den fazla vatandaşımız yaralanmıştır.
Olayın hemen ardından Bolu Belediye Başkanı ve ekipleri olay yerine ulaşarak yangını söndürmek için müdahalede bulunmaya başlamıştır. Ancak Sağlık Bakanı, İçişleri Bakanı, Kültür ve Turizm Bakanı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı, olaydan yaklaşık on saat sonra olay yerine özel helikopterle gelerek işletmenin önünde on dakikalık bir açıklama yapmakla yetinmiştir. Açıklamanın bu kadar kısa sürmesinin sebebi, o sırada Ankara’da iktidar partisinin il kongresinde bir siyasi partiden istifa etmiş milletvekilinin iktidar partisine geçişi ve rozetinin takılmasının gündemlerinde olmasıdır.
Bu korkunç olayda kamuoyu önünde yangından kimin sorumlu olduğu uzun süre tartışılmıştır. İçişleri Bakanı tarafından yapılan açıklamalarda sorumlunun ilk bakışta tespit edilemediği, araştırılması gerektiği dile getirilmiştir. Halbuki sorumluluğun hangi Bakanlığa/Bakana ait olduğu çok açıktır. Buna rağmen iktidar partisi ve Bakan, yangının hasarını telafi etmek yerine; felaketin büyüklüğünü ve kendi sorumluluğunu gizlemek için üstün çaba göstermiştir. Benzer biçimde iktidar partisine yakın medya kuruluşları bir algı operasyonu yaparak, sorumluluğu belediye çalışanlarının üzerinde bırakmaya çabalamıştır.
Bunun üzerine siyasallaşan yargı harekete geçerek savcılık tarafından soruşturma açılmış ve belediye yetkilileri gözaltına alınmıştır. Üç günlük gözaltı süresinin ardından Bolu Belediye Başkanı Yardımcısı, İtfaiye Müdürvekili ile bir itfaiye personeli, bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma suçlarını işlediği iddiasıyla Bolu 2. Sulh Ceza Hakimliği tarafından 26.01.2025 tarihinde tutuklanmıştır. 27.01.2025 itibariyle tutuklu sayısı 19’a ulaşmış olup; halen merkezi yönetimden hiç kimse hakkında soruşturma açılmamıştır. Dosyanın avukatları talep etmesine rağmen örnek alamamıştır. Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı Bilirkişi Heyet Ön Raporu imzalanmadan bilirkişilere el çektirildiği ve yeni bir bilirkişi heyeti oluşturulduğu kamuoyuna yansımıştır.
Ancak bu süreçte ne Bakanlık ne Valilik ne de İl Özel İdaresi kanadında gözaltı ya da tutuklama gerçekleşmiştir. Öte yandan bahsi geçen işletme üzerinde deliller toplanırken, bilirkişi raporları hazırlanırken; işletme hakkında yıkım kararı çıkarıldığı kamuoyunun bilgisine yansımıştır. Yine de iktidar partisi mensuplarının bir kısmı yaptığı açıklamalarda sorumluluğun Bakanlığa ait olduğunu istemeseler de kabul etmektelerdir.
Halbuki Bolu Valiliği İl Özel İdaresi tarafından verilen 03.03.2008 veriliş - 29.12.2018 güncelleme tarihli “Sıhhi Müessese İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatı”na dayanarak faaliyet göstermeye başlayan işletmede çıkan yangının sorumlusunun kim olduğu açıktır. Zira 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu, Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik, İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik, Belediye İtfaiye Yönetmeliği, Turizm Tesislerinin Niteliklerine İlişkin Yönetmelik, Turizm Yatırım, İşletme ve Kuruluşlarının Denetimi Hakkında Yönetmelik hükümleri göz önüne alındığında; yangın güvenliği denetimini yapmaya yetkili asli makamın Bakanlık olduğu açıktır. Yangının otelin ana restoran tarafında çıktığı gerçeğinde; talep üzerine belediye/itfaiye tarafından kafe için verilen yangın uygunluk raporuyla somut olay bakımından bir nedensellik bağı kurmak mümkün değildir. Yine belediye/itfaiye tarafından yapılan denetim sonucunda düzenlenen 14.12.2024 tarihli denetleme formunda yer alan eksikliklerin Bakanlığa bildirilmediği iddiası; Aralık 2024 tarihinde itfaiye başvurusu otel işletmesi tarafından geri çekildiği ve özel bir firmaya denetim yaptırıldığına dair açıklamalar ile mevzuatın açık hükmü karşısında dayanaksız kalmaktadır.
Bununla birlikte 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 2’nci maddesi kapsamında kalan söz konusu işletme, 8’inci maddesi gereğince iş güvenliği uzmanı istihdam etmek zorunda olup söz konusu iş güvenliği uzmanı da iş güvenliği açısından iş güvenliğiyle ilgili eksiklik, aksaklık, tedbir ve tavsiyeleri işverene ve Bakanlığa bildirmekle yükümlüdür. Bu çerçevede de Bakanlık, Kanun’un 24 ve 24/A maddeleri kapsamında inceleme, teftiş ve denetim yapmakla yükümlüdür. Söz konusu vahim olayda ilgili iş güvenliği uzmanının bu bildirimleri yapıp yapmadığının, Bakanlığın buna ilişkin denetim görevini yerine getirip getirmediği de belirsizdir. Bu durumun da araştırılıp Bakanlığın görevini ihmal edip etmediğinin ortaya konulması gerekmektedir.
Ceza yargılamasının amacı, maddi gerçeğin açığa çıkarılması ise; savcılığın olay örgüsünü belediye yetkilileri üzerinden kurmasının hukuki nedeni anlaşılamamaktadır. Aslında savcılığın bu taraflı tutumunun bir nedeni bulunmaktadır. O da uzun yıllar sonra 2019’da Cumhuriyet Halk Partisi tarafından yönetilmeye başlanan Bolu Belediyesi özelinde, iktidarın yerel yönetimlerden intikam alma ve onları itibarsızlaştırma politikasının bir ürünüdür.
Son olarak belirtmek gerekir ki, 78 vatandaşımızın can vermesine neden olan gerçek sorumlular gizlenmeye çalışılmıştır. Devletin Anadolu Ajansı, Bolu Belediyesi’nin talep üzerine otelin dışındaki 70 metrekarelik yeni kurulan bir kafeye verdiği “yangın yeterlilik belgesini”, yangının ilk çıktığı dördüncü kattaki restorana verilmiş gibi göstererek algı yönetimi kampanyasına alet edilmiştir. İktidara yakın medya tarafından ekranlarda ağırlanan sözde gazeteciler, yorumcular ve uzmanlar, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın, dolayısıyla tek adam rejiminin sorumluluğunu örtmek için seferber olmuştur.
Adalet Bakanı, soruşturmayla ilgili bilgi verirken “CHP’li belediyenin itfaiye sorumlularını” özel olarak işaret ederek bu sorumsuz tavrı sürdürmüştür. İçişleri Bakanı, “turistik tesislerin denetiminin kimin tarafından yapılması gerektiğinin on günlük bir araştırma sonrasında ortaya çıkarılabileceğini” açıklayarak iktidarın bu facia ile ilgili olarak yapılması gereken inceleme, araştırma ve soruşturmalara nasıl gayri ciddi yaklaştığını ve sorumluluktan kurtulmak için insan hafızasının unutma özelliğine sığındığını açıkça göstermektedir.
Zira turistik tesislerin yapım, işletme ve faaliyet izinlerinin hangi prosedürle ve hangi kurumlar tarafından verildiği, denetimlerinin hangi kurumlar tarafından yapılması gerektiği konusunda bile Devlet on günlük bir araştırmaya ihtiyaç duymaktadır. Bu açıklama bile Grand Kartal Otel faciasının yaşanmasında tek adam rejiminin Devletin kurumsal yapısını yok etmesinin nasıl başat bir rol oynadığını ortaya koymaktadır.
Kültür ve Turizm Bakanı, kamuoyuna Grand Kartal Otel için 2007 yılında, AKP’nin yönetimindeki Bolu Belediyesinden verilen “yangın yeterlilik” belgesini göstermiştir. Otel bugüne kadar faaliyetini bu belge ile mi sürdürmüştür? Bakanlığın sonraki yıllarda yapması gereken denetimlerde yeni bir belge istenmemiş midir? Eğer öyleyse aradan geçen bu 18 yılda yeni bir yeterlilik belgesi almayan/alamayan otelin ruhsatı ve belgesi bu konuda tek yetkili olan Bakanlık tarafından niçin iptal edilmemiştir?
Kültür ve Turizm Bakanı, otelin 2021 ve 2024 yılında denetimden geçtiğini, yangın yeterlilik belgesinin mevcut olduğunu söylemiştir. Bolu Belediyesi 2021 ve 2024 yıllarında bu belgeleri vermediğine göre hangi kurum vermiştir? Otele 2007 yılından sonra yangın yeterlilik belgesi verdiği iddia edilen şirket ve bu şirketin iktidar partisiyle yakınlığı nedir? Hiçbir kurum böyle bir belge vermediyse 2007 yılında verilen belgenin yeterli görüldüğü anlaşılmaktadır. Bakanlık 18 yıl önceki belgeyi nasıl yeterli görmüş, bu otele nasıl denetim onayı vermiştir?
Mevzuata göre otellerin, 30 Nisan 2024 tarihine kadar Kültür ve Turizm Bakanlığına teslim etmesi gereken yangın yeterlilik belgelerinin, teslim edilme süresi neden ve kimler için uzatılmıştır? Bu durumda olan daha kaç otel bulunmaktadır?
Grand Kartal Otel için otelin sahibi şirket tarafından 2007 yılından sonra ilk kez Aralık 2024’te Bolu Belediyesinden denetim talep edilmiş, Belediye otele uygunluk belgesi vermemiştir. Şirket bu talebini daha sonra geri çekmiştir. Belediyenin vermediği yangına uygunluk belgesi hangi kurumdan alınmıştır? Eğer böyle bir belge alınmamışsa Bakanlık faciadan önce bu otelin ruhsatını neden iptal etmemiştir?
İl Özel İdaresinin sorumluluk alanındaki Kartalkaya gibi sömestr tatilinde tam kapasite ile çalışan bir kış turizmi bölgesinde yangına müdahale edecek bir itfaiye teşkilatı niçin önceden kurulmamıştır?
Kültür ve Turizm Bakanı bir tur şirketinin de sahibidir. Bu tur şirketi Grand Kartal Oteli’ne son on yıl içerisinde kaç müşteri götürmüştür ve bu otelin pazarlamasından ne kadar para kazanmıştır? Yangın sırasında otelde bulunan müşterilerden kaçı Kültür ve Turizm Bakanının sahip olduğu tur şirketi aracılığıyla otelde konaklamıştır? Bu müşterilerden kaçı bu yaşanan faciada can vermiştir?
Tur şirketlerinden pazarlayacakları ve dolayısıyla müşteri götürecekleri otellerde asgari güvenlik ve konfor şartlarını denetleyerek anlaşma yapmaları beklenmektedir. Diğer tur şirketleri ile en azından Kültür ve Turizm Bakanının sahip olduğu tur şirketinin eğer varsa bu otelle yaptığı anlaşmada bu tür konuları araştırmış mıdır? Yoksa kendisine güvenen müşterilerinin güveni kötüye mi kullanılmıştır?
Turizm belgesi bulunan bu tür otellerin denetimiyle ilgili yapısal sorunlar bulunduğu açıktır. Mevzuata göre denetimden sorumlu olan Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın bu amaçla istihdam ettiği personel bu açıdan yeterli midir? Bu personelin liyakati nedir? İstihdamları ahbap - çavuş - eş dost - akraba - şirket çalışanı ilişkisiyle mi yoksa liyakate göre mi yapılmıştır? Kültür ve Turizm Bakanlığının turistik tesisleri denetlemekle görevlendirilen birimlerindeki personelinin son 10 yılda mal varlığında yaşanan değişimler araştırılmış mıdır?
Otelin sahibi olan şirketin sahip ve ortaklarının siyasi bağlantılarının, kamu kurum ve kuruluşlarının denetimlerini eksik yapmalarında bir rolü olmuş mudur?
Tüm bu nedenlerle Dünya otel yangınları listesine girecek bu faciada sorumluluğu ve ihmali bulunan kurum, kuruluş ve kişilerin ortaya çıkarılması, başta Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı olmak üzere Türkiye’nin kurumsal kapasitesinin yeterliliği ile önergemizde ve kamuoyunda dile getirilen iddiaların ve böyle felaketlerin bir daha yaşanmasının önüne geçilebilmesi açısından alınabilecek önlemleri ve yapılması gereken düzenlemeleri araştırmak üzere bir Meclis Araştırma Komisyonu kurulmasını arz ederiz.
ÖZET
21.01.2025 tarihinde saat 03.20 sularında Bolu ili İmampınarı/Kartalkaya mevkiinde yer alan (Bolu Valiliği İl Özel İdaresine bağlı ve belediye mücavir alan sınırları dışında kalan) Grand Kartal Otel isimli işletmede meydana gelen dehşet verici yangın olayının ardından 78 can kaybı yaşanmış; 50’den fazla vatandaşımız yaralanmıştır.
Grand Kartal Otel yangınında sorumluluğu ve ihmali bulunan kurum, kuruluş ve kişilerin ortaya çıkarılması, başta Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı olmak üzere Türkiye’nin kurumsal kapasitesinin yeterliliği ile önergemizde ve kamuoyunda dile getirilen iddiaların ve böyle felaketlerin bir daha yaşanmasının önüne geçilebilmesi açısından alınabilecek önlemleri ve yapılması gereken düzenlemeleri araştırmak üzere bir Meclis Araştırma Komisyonu kurulmasını arz ederiz.
Son eklenen içerikler

Etkinlikler, Ziyaretler, Meclis Konuşmaları, Basın Toplantıları, Önergeler, Haberler