Ucube Başkanlık Sisteminin Neden Olduğu Tahribat Hakkında Araştırma Önergesi

CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın ve grup başkanvekilleri, ucube başkanlık sisteminin yarattığı ekonomik kriz, TÜİK'in manipüle edilen enflasyon verileri ve emeklilerin sefalet ücretlerine karşı Meclis araştırması açılmasını teklif etti.

Ucube Başkanlık Sisteminin Neden Olduğu Tahribat Hakkında Araştırma Önergesi
18:08
Türkiye'de Derinleşen Ekonomik Kriz Ve Emekli Maaşları İçin TBMM'de Araştırma Önergesi

Türkiye'de uygulanan ekonomi politikaları ve başkanlık sisteminin getirdiği yükler, milyonlarca emekli, çalışan ve dar gelirli vatandaşı derin bir yoksulluğa sürüklemeye devam ediyor. CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, TBMM Başkanlığına sunduğu Meclis araştırma önergesinde, rasyonel olmayan ekonomik kararların, TÜİK tarafından açıklanan tartışmalı enflasyon rakamlarının ve liyakatsiz yönetim anlayışının faturasının vatandaşa kesildiğini belirterek krizden çıkış yollarının acilen bulunması gerektiğini vurguladı.

"UCUBE BAŞKANLIK SİSTEMİ TÜRKİYE'Yİ DERİN BİR EKONOMİK KRİZE SÜRÜKLEDİ"

Önergede, başkanlık sistemine geçiş sürecinden itibaren uygulanan ve ülkenin geleceğini hiçe sayan politikaların ekonomi üzerindeki tahribatına dikkat çekildi. Ekonomi yönetiminin liyakatli isimler yerine Cumhurbaşkanının aile bireylerine emanet edildiği belirtilirken, Merkez Bankası ve TÜİK gibi kritik kurumsal yapıların çökertildiği ifade edildi. Bilimsel temeli olmayan kararların ve rasyonel dışı politikaların krizi daha da derinleştirdiği kaydedildi.

"4 MİLYONDAN FAZLA EMEKLİ 12 BİN 500 LİRAYA HAPSEDİLDİ"

Sosyal güvenlik sisteminde 16 milyona yakın vatandaşa aylık ödendiği, ancak 4 milyondan fazla emeklinin kök aylığının düşük kalması nedeniyle 12 bin 500 lira sınırına tamamlandığı hatırlatıldı. Yasal düzenleme yapılmaması durumunda 2025 yılında da aynı sefalet ücretlerinin devam edeceğini belirten Günaydın, AKP iktidarının kamu kaynaklarını kendi konforuna ve yandaşlarına harcarken, faturayı emekliye ve yoksullaştırılan halka kestiğini vurguladı.

"TÜİK'İN ENFLASYON HESAPLARI GERÇEK HAYATLA BAĞDAŞMIYOR"

Emekli ve çalışan maaş zamlarının TÜİK'in açıkladığı sanal veriler üzerinden belirlendiğini vurgulayan haber detaylarında, hissedilen enflasyonun açıklananın katbekat üzerinde olduğu ifade edildi. 20 milyona yakın çalışan ücretlinin yarısının asgari ücretle yaşam mücadelesi verdiği, iktidarın ise asgari ücrete gerçekleşmeyen hedef enflasyon oranında zam planladığı belirtildi.

→ Ucube Başkanlık Sisteminin Neden Olduğu Tahribat İle İlgili Araştırma Önergemiz (19.11.2024) 
Ucube Başkanlık Sisteminin Neden Olduğu Tahribat - 01
Ucube Başkanlık Sisteminin Neden Olduğu Tahribat - 02

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA
 Türkiye, ucube başkanlık sistemine geçiş sürecinden başlayarak bugüne kadar uygulanan, ülkenin geleceğini hiçe sayan, seçim ve referandum kazanmaya, kamu kaynaklarını küçük bir kesime aktarmaya odaklanmış politikalar yüzünden oldukça derin bir ekonomik krize sürüklenmiştir.

Doç. Dr. Gökhan GÜNAYDIN
İstanbul Milletvekili - CHP Grup Başkanvekili
Ali Mahir BAŞARIR
Mersin Milletvekili - CHP Grup Başkanvekili
Murat EMİR
Ankara Milletvekili - CHP Grup Başkanvekili

Ekonomi yönetimi liyakat sahiplerine değil Cumhurbaşkanının aile bireylerine emanet edilmiş, başta Merkez Bankası ve TÜİK olmak üzere tüm kurumsal yapı çökertilmiş, ülke yönetimine her alanda akıl dışı ve çarpık uygulamalar egemen kılınmıştır. Başkanlık sistemine geçişin hemen daha ilk günlerinde yaratılan “ver papazı al papazı” benzeri krizlerle, Türkiye uluslararası düzeyde de öngörülemez ve güvenilmez bir ülke haline getirilmiştir.
Hiçbir bilimsel temeli olmayan ve tüm uyarı ve eleştirilere rağmen tek adam tarafından uygulamaya konulan, daha sonra yine iktidar mensupları tarafından rasyonel olmadığı ilan edilen “faiz sebep enflasyon sonuç” benzeri teorilere dayandırılan birçok ekonomik karar ve politika, sistemin kendiliğinden yarattığı ekonomik krizi daha da derinleştirmiştir.
İktidar mensupları, yarattıkları yüksek enflasyonu dizginleyebilmek için hiçbir fedakarlıkta bulunmayıp kamu kaynaklarını kendi konforları ve yandaşları için bol bol harcarken, faturayı çalışanlara, emeklilere ve yoksullaştırdığı vatandaşlara ödettirmek istemektedir.
2008 yılında içinden çıkılmaz hale getirilen emeklilik sisteminin mali yükü bahane edilerek, yıllarca çalışarak prim ödemiş vatandaşlar emekliliklerinde açlık sınırının bile oldukça altında aylıklarla geçinmeye zorlanmaktadır. Sosyal güvenlik sistemi 15 milyon 666 bin dosyadan 16 milyon 480 bine yakın vatandaşımıza emekli, dul, yetim, işgöremezlik, malullük aylığı ödemektedir. Bu 15 milyon 666 bin dosyadan ödenen aylıkların 4 milyondan fazlası kök aylığı altında kaldığı için 12 bin 500 liraya tamamlanmaktadır. Eğer yeni bir yasal düzenleme yapılmazsa bu vatandaşların çoğunluğu 2025 yılında da aynı aylıkla geçinmeye zorlanacaktır. Ortalama emekli aylığı 17 bin lira civarında kalmaktadır.
Emekli aylıkları TÜİK’in enflasyon oranları baz alınarak hesaplanmaktadır. TÜİK’in enflasyonunun gerçek hayatta karşılığının olmadığı, yaşanan ve hissedilenin bunun katkat üzerinde olduğu bilinmektedir. Bu nedenle TÜİK enflasyonu baz alınarak yapılan hesaplamalar emeklilerin sefaletini artırmaktan başka bir işe yaramamaktadır.
Aynı durum ücretle çalışanlar için de geçerlidir. Emekli, ücretli ve diğer sabit ve dar gelirliler, bu iktidar döneminde gerçekte üç haneli rakamlara yükselen enflasyon nedeniyle derin bir yoksullaşma sürecine itilmiştir. Kamu çalışanları da dahil 20 milyona yakın ücretli çalışanın yarısına yakını asgari ücretle geçinmeye çalışmaktadır. İktidar asgari ücrete de kendisinin belirlediği ve tarihte hiçbir zaman gerçekleşmemiş enflasyon hedefi kadar zam yapmanın yollarını aramaktadır.
Bu iktidar döneminde ücretlere ve emekli aylıklarına enflasyon oranından daha fazla zam yapıldığı ileri sürülmektedir. Ancak, TÜİK’in enflasyonu eksik açıklaması yüzünden emekli aylıkları ve ücretlerde gerçekte yaşanan reel erime gizlenmektedir. Emeklilerin ve ücretlilerin satın alma gücü hızla erimektedir.
TÜİK oldukça düşük bir yoksulluk sınırını esas alarak Türkiye’deki yoksul sayısını 18 milyon olarak açıklamaktadır. Bu durum, yani her beş kişiden birinin yoksul olduğunu göstermektedir. Sendikalar tarafından hesaplanan açlık ve yoksulluk sınırları dikkate alındığında ortaya çıkan gerçek yoksul sayısı bunun kat kat üzerindedir.
Bu ucube başkanlık sisteminin neden olduğu içinde bulunulan ekonomik krizden çıkış yollarının aranması, başta emekliler, ücretli çalışanlar, dar ve sabit gelirlilerin yaşadığı sorunların çözümü ve yoksulluğun önlenmesi için alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasını arz ve teklif ederiz.
Son eklenen içerikler

Etkinlikler, Ziyaretler, Meclis Konuşmaları, Basın Toplantıları, Önergeler, Haberler