"Acemi Kalma Ustası"

Doç. Dr. Gökhan Günaydın

İstanbul Milletvekili
CHP Grup Başkanvekili

Kamu görevlisi bir babanın sık çıkan tayinleri nedeniyle Anadolu’yu adeta karış karış dolaşan bir ailenin içinde büyüdüm. Bu bağlamda ilk, orta ve lise öğrenimimi Zile/Tokat, Sarıkamış/Kars, Tosya/Kastamonu, Aksaray/Niğde, Ereğli/Zonguldak ve Geyve/Sakarya ilçelerinde tamamladım.

İletişim

Sosyal Medya

  1. Home
  2. »
  3. TBMM
  4. »
  5. Meclis Gündemi
  6. »
  7. Haksız Zulmedilenler O Adaletsizliklerinizde Sizi Boğmak İçin Gün Sayıyorlar!
bu içeriği paylaşın;

Haksız Zulmedilenler O Adaletsizliklerinizde Sizi Boğmak İçin Gün Sayıyorlar!

CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, TBMM Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada Türkiye'nin derinleşen ekonomik krizini, artan işsizlik oranlarını, icra dosyalarını ve tarım sektöründeki çöküşü çarpıcı verilerle ortaya koydu.
Yazı Boyutu:
12px
32px

CHP’li Gökhan Günaydın Türkiye’nin Ekonomik ve Sosyal Tablosunu Açıkladı: “Vatandaş Gün Sayıyor”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, TBMM Genel Kurulu’nda gerçekleştirdiği konuşmada Türkiye’nin ekonomik ve sosyal görünümüne dair çarpıcı veriler paylaştı. Köklü bir devlet geleneğine ve büyük bir ekonomiye sahip olan Türkiye’de halkın derin bir yoksulluk sarmalında olduğunu belirten Günaydın; işsizlikten borç yüküne, tarımdaki gerilemeden cezaevlerindeki doluluk oranlarına kadar iktidarın politikalarını sert bir dille eleştirdi. Konuşmasında AKP döneminde tırmanışa geçen adaletsizliklere dikkat çeken Günaydın, mağdur olan tüm kesimlerin hesap sormak için gün saydığını ifade etti.

“TÜRKİYE’DE 30 MİLYONDAN FAZLA VATANDAŞ AÇLIK SINIRININ ALTINDA YAŞIYOR”

Türkiye’nin 780 bin kilometrekarelik yüz ölçümü, 86 milyon nüfusu ve dünyanın en büyük 20 ekonomisinden biri olmasıyla övünen bir ülke olduğunu hatırlatan Günaydın, bu potansiyelin halka yansımadığını belirtti. Güncel ekonomik sınırları paylaşan Günaydın; açlık sınırının 35 bin TL, yoksulluk sınırının 114 bin TL ve bekar bir çalışanın aylık yaşam maliyetinin ise 45 bin TL olduğunu açıkladı. Toplumun bir kesimi yolsuzluklar içinde lüks bir hayat yaşarken, 30 milyondan fazla vatandaşın açlık sınırının altında hayatta kalma mücadelesi verdiğini vurgulayarak halkı kendi cüzdanlarını sorgulamaya davet etti.

“GENİŞ ANLAMDA İŞSİZLİK 12 MİLYON 800 BİN KİŞİYE ULAŞIYOR”

İstihdam verilerindeki çarpıklığa değinen CHP Grup Başkanvekili, TÜİK’in dar anlamda işsizlik oranını %8,1, işsiz sayısını ise 2 milyon 800 bin olarak açıkladığını ifade etti. Bu verilerin gerçeği yansıtmadığını söyleyen Günaydın; iş bulmaktan umudunu kesenler de dahil edildiğinde gerçek işsiz sayısının 12 milyon 800 bin kişiye ulaştığını belirtti. Ayrıca 15-39 yaş grubundaki 6 milyon 700 bin gencin ne eğitimde ne de istihdamda yer aldığını vurgulayarak, “Bu onların kötü kaderi değil, sizin onlara kurduğunuz kötü kader” diyerek AKP iktidarına yüklendi.

“BANKALAR BORCUNU TAHSİL EDEMEDİĞİ İÇİN VARLIK ŞİRKETLERİNE DEVREDİLEN VATANDAŞ SAYISI 4 MİLYON 271 BİN”

Vatandaşların borç batağına saplandığını belirten Günaydın, halkın bankalara olan kredi kartı borcunun 3 trilyon 300 milyon liraya ulaştığını, tüketici kredisi borçlarının da bir o kadar yüksek olduğunu açıkladı. Borçlarını ödeyemeyen 4 milyon 271 bin kişinin dosyasının varlık şirketlerine devredildiğini söyleyen Günaydın, bu şirketlerin vatandaşları her gün telefonlarla rahatsız ederek onurlarıyla oynadığını ve ceplerindeki son çorba parasını bile almaya çalıştığını ifade etti.

“CEZAEVİNE KOYDUĞUNUZ 110 BİN VATANDAŞA YATACAK YATAK BİLE GÖSTEREMİYORSUNUZ”

Sosyal bozulmanın yargı istatistiklerine yansıdığını belirten Günaydın, AKP’nin iktidara geldiği dönemde 189 bin olan cezaevi kapasitesinde 59 bin mahkum bulunduğunu hatırlattı. Bugün ise kapasitenin 304 bine çıkarılmasına rağmen hükümlü ve tutuklu sayısının 414 bine ulaştığını, 110 bin mahkuma yatacak yatak bile verilemediğini söyledi. 2005 yılında 4,3 milyon olan Cumhuriyet Başsavcılıklarındaki soruşturma dosya sayısının 11,6 milyona, ceza mahkemelerindeki dava sayısının ise 2,6 milyondan 3,8 milyona yükseldiğini belirterek suç oranlarındaki devasa artışa dikkat çekti. Son 4 yılda toplam suç sayısının %94 artarak 1,8 milyona çıktığını; dolandırıcılığın %305, uyuşturucu suçlarının %231 ve kredi kartı dolandırıcılığının %146 arttığını paylaştı.

“ANKARA’NIN YÜZÖLÇÜMÜ KADAR ALANI ÇİFTÇİ İŞLEMEKTEN VAZGEÇMİŞ”

Tarım sektöründeki çöküşü ve üreticinin mağduriyetini dile getiren Günaydın, geçen yıl 13,5 lira olan buğday fiyatının bu yıl yalnızca %22 artışla 16,5 liraya çıkarılmasını eleştirdi. TÜİK’in bile %33 enflasyon açıkladığı ortamda çiftçiye bu fiyatın layık görülmesini kabul edilemez bulduğunu söyledi. Üretim maliyetlerinin fahiş oranda arttığını; mazotun %46, amonyum sülfatın %115, ürenin %95 ve DAP gübresinin %69 zamlandığını belirten Günaydın, AKP döneminde buğday ekim alanlarının 9,3 million hektardan 7,1 milyon hektara düştüğünü ifade etti. Çiftçinin Ankara’nın yüz ölçümü büyüklüğündeki bir alanı ekmekten vazgeçtiğini söyleyen Günaydın, iktidarın faize 2 trilyon 740 milyar lira öderken çiftçiye yalnızca 168 milyar lira destek verdiğini vurguladı. Günaydın, haksızlığa uğrayan tüm kesimlerin hesap sormak için gün saydığını belirterek konuşmasını tamamladı.

💬 CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın’ın konuşması;

Evet. Türkiye 780.000 kilometrekare yüz ölçümüne, 86 milyon nüfusa sahip. 1000 yıllık devlet geleneği ile övünen büyük bir ülke. Dünyanın da 20 büyük ekonomisi arasında. Şimdi ben bu ülkede açlık sınırının 35.000, yoksulluk sınırının 114.000, bekar bir çalışanın yaşam maliyetinin de 45.000 olduğunu söyleyeceğim. Lütfen bizi dinleyen vatandaşlarımız kendi ceplerine ya da hanelerine bu paraların girip girmediklerini kendilerine sorsunlar. Türkiye’de 30 milyon vatandaşımız açlık sınırının altında yaşıyor. Bir kesim sürekli zenginleşirken; bir eli yağda, bir eli balda, her türlü yolsuzluğun içerisindeyken 30 milyondan fazla vatandaş açlık sınırının altında yaşıyor.

TÜİK’in rakamlarına göre dar anlamda işsizlik %8.1. Yani 2.8 milyon, 2.800.000 vatandaşımız işsiz. Peki bu sayı yalnızca 2.800.000 ise her gün bizlere “bize iş bulun” diye başvuran onlarca, yüzlerce vatandaşı nasıl açıklarız? Çünkü bu sayı gerçek bir sayı değil. Geniş anlamda işsizlik; yani iş bulamayan, yıllarca iş arayan ve artık iş aramaktan, iş bulmaktan umudunu kesmiş olanlarla birlikte sayı 12.800.000 kişiye ulaşıyor. Siz bir eliniz yağda, bir eliniz balda dolaşırken, mahdumlarınız 18-20 yaşında Türkiye’de zenginler listesine girerken 12.800.000 çocuğumuz, gencimiz, insanımız işsiz bu memlekette. 15 ila 39 yaş arasında ne eğitimde ne istihdamda olan vatandaşlarımızın sayısı, gençlerimizin sayısı 6.700.000. Yani Türkiye’nin en çok üreten 7 milyona yakın vatandaşı, en enerjik 7 milyona yakın vatandaşı ne eğitimde ne de istihdamda. Bu onların kötü kaderi değil. Sizin onlara kurduğunuz kötü kader.

Vatandaşın bankalara kredi kartı borcu 3 trilyon 300 milyon liraya ulaşmış. Tüketici kredilerine borcu bir o kadar daha. Ne olmuş biliyor musunuz? Bankalar borcunu tahsil edemediği için varlık şirketlerine devredilen vatandaşın sayısı 4.271.000 kişi. Her gün bu vatandaşlar telefonlarla ayrıca rahatsız ediliyorlar. Onurlarıyla oynanıyor. Banka kredi borcunu tahsil edememiş, onları varlık şirketine devretmiş. Varlık şirketi de her gün onların kafasında boza pişirerek olmayan paralarını, belki de çorba paralarını da onların cebinden almaya çalışıyor. Ne kadar övünseniz azdır.

Bu tablo neye yol açmış bakalım? İktidara geldiğinizde cezaevlerinin kapasitesi 189.000’di ve o cezaevlerinde 59.000 yurttaşımız vardı. Bugün övünebilirsiniz; cezaevi kapasitesini 304.000’e çıkartmışsınız. Yalnız hükümlü ve tutuklu sayısı 414.000’e çıkmış. Yani cezaevine koyduğunuz 110.000 vatandaşa yatacak yatak bile gösteremiyorsunuz. Bu noktaya gelmişsiniz. Peki tablo bununla kalıyor mu? Bakın Cumhuriyet Başsavcılıklarındaki soruşturma dosyası sayısı 2005 yılında 4.300.000’di. Bugün 11.600.000. Ne kadar övünseniz az. Ceza mahkemelerindeki dava sayısı 2005’te 2.6 milyondu; bugün 3.8 milyon. Arkadaşlar ceza hukukçuları bilir. Bu 3.8 milyon dosyanın %10’u eğer mahkumiyetle sonuçlanırsa ki bu oran aslında %40’tır, bugünkü cezaevi kapasitesi kadar yeni hükümlü cezaevine girmek için sıra bekliyor. Ne yapacaksınız? Türkiye’de herkesi mi tutuklayacaksınız? Ne yapacaksınız? Türkiye’de her yeri hapishaneye mi çevireceksiniz? Yapıyorsunuz. 25 cezaevi yatırım programında. Bunların 6’sı için ödenek koymamışsınız. 2026’da tamamlanacak 5 tane cezaevi var: Siirt, Hınıs, Tunceli, Turhal ve Elazığ. Bütün bunlara yurttaşlarimizi nasıl sığdıracaksınız? Çok daha önemli bir gösterge var: Suç sayısı ve türlerinde değişim. 2021’den 2025’e son 4 yıl. Çok daha geriye gitmiyorum. Suç sayısı 907.000’den 1.800.000’e çıkmış. Yani %94 artmış. Peki türlerine bakıyorsunuz; dolandırıcılık %305 artmış. Yani normal oranın da 3 katına çıkmış. Uyuşturucu 38.000’den 127.000’e çıkmış. Yani %231 artmış. Banka kredi kartları üzerinden yapılan dolandırıcılık %146 artmış. İşte memleketi getirdiğiniz tablo budur. Övünecekseniz bu tabloyla övünebilirsiniz. Yetiyorsa ahlakınız ve yüreğiniz bu tabloyla övünün.

Gelelim bu çiftçiye olan zulmünüze. Geçen sene 13,5 lira olan fiyatı bu sene 16,5 liraya çıkarttınız; %22 artış. TÜİK’in enflasyonu %33, İTO %37 diyor, ENAG %55 diyor. Ya TÜİK’iniz %33 açıklıyorken niye sen buna %22’yi layık görüyorsun? E bir de tarımın enflasyonundan bahsedelim. Geçen sene bu zamanlar 47 lira olan mazot bugün 68 lira. Demek ki mazot %46 artmış. Amonyum sülfatın tonu geçen sene 9.500 lira iken bu sene 20.500 lira; %115 artmış. Üre %95 artmış, diamonyum fosfat (DAP) %69 artmış. Ya ne yapmaya çalışıyorsunuz? 58 yaşına gelmiş, zaten bırakmak için gün sayan çiftçiyi bir an evvel mi bezdirmeye çalışıyorsunuz? Türkiye’de üretim alanı, buğday ekim alanı devr-i iktidarınızda 9.3 mlyon hektardan 7.1 milyon hektara düşmüş. 2.200.000 hektar alanda çiftçi tarım yapmaktan, buğday ekmekten vazgeçmiş. Bu ne demek biliyor musunuz? Anlayabileceğiniz şekilde söyleyeyim: Ankara’nın yüz ölçümü kadar alanı çiftçi işlemekten vazgeçmiş. İşte çiftçiye yaptığınız zulmün açık göstergesi budur. Para yok diyorsunuz, öyle mi? 2 trilyon 740 milyar lirayı faiz olarak ödüyorsunuz. Çiftçiye verdiğiniz bütün destek onun %5’i, %6’sı kadar; 168 milyar lira. Ben söyleyeyim size: Hapiste olanlar, soruşturma geçirenler, haksız zulmedilenler, ekonomik olarak ağlayanlar gün sayıyorlar. Gün gün sayıyorlar. O adaletsizlikleriniz de sizi boğmak için gün sayıyorlar.

Haber Galeri:

Bu İçerik 7 Kez Görüntülendi.

Sosyal Medya Hesaplarımız

Bu Sayfayı Paylaşın

Faydalı Linkler

Sosyal Medya

Abonelik