"Acemi Kalma Ustası"

Doç. Dr. Gökhan Günaydın

CHP İstanbul Milletvekili

Kamu görevlisi bir babanın sık çıkan tayinleri nedeniyle Anadolu’yu adeta karış karış dolaşan bir ailenin içinde büyüdüm. Bu bağlamda ilk, orta ve lise öğrenimimi Zile/Tokat, Sarıkamış/Kars, Tosya/Kastamonu, Aksaray/Niğde, Ereğli/Zonguldak ve Geyve/Sakarya ilçelerinde tamamladım.

İletişim

Sosyal Medya

  1. Home
  2. »
  3. TBMM
  4. »
  5. Meclis Gündemi
  6. »
  7. Cebinde Parası Olmayanın Yola Çıkma Şansı Yok!
bu içeriği paylaşın;

Cebinde Parası Olmayanın Yola Çıkma Şansı Yok!

CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, TBMM Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada derinleşen ekonomik krizi, artan vergileri ve fahiş köprü zamlarını sert verilerle eleştirerek iktidara sandık resti çekti.
Yazı Boyutu:
12px
32px

CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın’dan Mecliste Sert Ekonomi Çıkışı: Millet Sandıkta Hesap Soracak

CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, 1 Temmuz 2026 tarihli Meclis Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada Türkiye’nin derinleşen ekonomik krizini çarpıcı verilerle gözler önüne serdi. AKP milletvekillerinin halkın gerçek sorunlarını konuşmak yerine muhalefete hakaret ettiğini belirten Günaydın; yüksek enflasyondan fahiş köprü zamlarına, tarımdaki çöküşten sanal kumar salgınına kadar pek çok konuda iktidarı sert bir dille eleştirdi. Günaydın, vatandaşın sandıkta hesap sormak için gün saydığını vurguladı.

“CHP CHP DİYEREK NELERİ SAKLAMAYA ÇALIŞIYORSUNUZ?”

Meclis çalışmalarında CHP’li vekillerin tarım, hayat pahalılığı ve orman yangınları gibi halkın gerçek gündemlerini taşıdığını ifade eden Günaydın, AKP milletvekillerinin ise sadece hakaret edip salonu terk ettiğini söyledi. İktidarın ülke gerçeklerinden kaçtığını belirten Günaydın, Türkiye’nin dondurucu ekonomik tablosunu şu sözlerle özetledi: “23 yıldır iktidardasınız. Türkiye dünyada enflasyonda 5. sırada, yüzde 33 enflasyon oranına sahip. Avrupa’da açık ara birincisiniz. Üstelik de 8 yıldır sürekli bir krizin içine memleketi soktunuz. Dünya literatüründe olmayan teorilerle 86 milyonluk ekonomiyi krize soktunuz; insanlar inim inim inliyor.”

“MEMLEKET ET YİYEMİYOR, SEBZE MEYVE YİYEMİYOR”

Türkiye’nin tarımda kendine yeten bir ülkeden gıda krizinin esiğine getirildiğini vurgulayan Günaydın, gıda enflasyonunun dünya ortalamasının tam 17 katına çıktığını belirtti. Üreticinin ve sanayicinin de büyük bir çıkmazda olduğunu söyleyen CHP Grup Başkanvekili, tekstil sektörünün Mısır’a, otomotiv yan sanayisinin ise Fas’a kaçtığını ifade etti. Yüksek faiz ve düşük kur politikalarının üretimi bitirdiğini savunan Günaydın, turizm bölgelerindeki işletmelerin de makro ekonomik politikalar nedeniyle “sinek avladığını” dile getirdi.

“34-35 MİLYON İNSAN SAYENİZDE AÇLIK SINIRININ ALTINDADIR”

Halkın geçim sıkıntısını rakamlarla ortaya koyan Günaydın; açlık sınırının 35 bin TL’ye, yoksulluk sınırının ise 116 bin TL’ye ulaştığını belirtti. Asgari ücretin en az 45 bin 800 TL olması gerektiğini savunan Günaydın, iktidarın ara zam yapmama kararını eleştirdi. Ekonomik çaresizliğin toplumsal yozlaşmayı tetiklediğine dikkat çeken Günaydın, MAK Danışmanlık’ın Anadolu kentlerinde yaptığı araştırmaya atıfta bulunarak, geçim sıkıntısı çeken vatandaşların son bir umutla sanal kumara yöneldiğini ve cep telefonlarının adeta birer kumarhaneye dönüştüğünü söyledi.

“CEBİNDE PARASI OLMAYAN ADAMIN OTOYOLA ÇIKMA ŞANSI KALMADI”

Konuşmasının son bölümünde 1 Temmuz itibarıyla yürürlüğe giren yeni otoyol ve köprü zamlarına değinen Günaydın, Osmangazi Köprüsü geçiş ücretinin 1170 TL’ye çıktığını, Hazine garantileriyle birlikte firmanın araç başına 2700 TL aldığını belirtti. İstanbul-İzmir otoyol maliyetinin binek araçlar için 2895 TL’ye, kamyonlar için ise 5530 TL’ye ulaştığını vurguladı. Yıllık bazda otoyollara yüzde 44 zam yapıldığını belirten Günaydın, özel sektöre zamlar yüzünden kayyum atayan iktidarın kendi yaptığı fahiş zamların hesabını sandıkta vereceğini ifade etti.

💬 CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın’ın konuşması;

Teşekkür ederim Sayın Başkan. 

Değerli milletvekilleri ve ekranları başında bizleri izleyen sevgili yurttaşlarımız, evet, 1 Temmuz 2026, bugün Grup Başkan Vekilleri olarak değerlendirmelerimizi yapıyoruz. Ancak bizden evvel çok sayıda milletvekili arkadaşımız söz isteyerek birer dakikada düşüncelerini aktardılar. 14 CHP milletvekili neden bahsetmiş? Mesela, tarımdan bahsetmiş, trafik cezalarından söz etmişler, hayat pahalılığının memleketi nasıl yaktığını değerlendirmişler, asgari ücretlilerin ve emeklilerin  hayat pahalılığı altında nasıl ezildiklerini açık açık anlatmışlar; otoban ücretlerinin, otoyol ücretlerinin artışlarından söz etmişler; Kabotaj Kanunu’ndan, orman yangınından söz etmişler. Yani, memleketin gündeminde, illerinin gündeminde ne varsa 1 Temmuz günü çalışan Meclisin gündemine bunları getirmişler. 7 AKP milletvekili de bir dakika hakkını kullandı. Onlar ne demişler? Onlar ellerine tutuşturulan metinlerde “Ce-Ha-Pe”ye hakaret etmişler ve şu anda bir tanesi bile burada yok, hakaret etmişler ve gitmişler. Bir grup, milletvekiline bunu reva görür mü? Bir milletvekili kendisine bunu reva görür mü? Üzülüyorum, acıyorum, daha fazla şeyler söylemek mümkün ancak bu Meclisin saygınlığını korumak zorundayız; bunu milletin takdirine bırakıyorum. 

“Ce-Ha-Pe” “Ce-Ha-Pe” diyerek neleri saklamaya çalışıyorsunuz, neden bahsedemiyorsunuz; ben size söyleyeyim. Ülkenin durumundan söz edemiyorsunuz. Yirmi üç yıldır iktidardasınız; Türkiye dünyada, enflasyonda 5’inci, yüzde 33 enflasyon oranına sahipsiniz, Avrupa’da açık ara 1’incisiniz. Üstelik de sekiz yıldır sürekli bir krizin içine memleketi soktunuz. Dünyada bir kriz yokken Türkiye’de bir kriz ortamı yokken acayip ve dünya literatüründe olmayan teorilerle bir memleketi, 86 milyonluk ekonomiyi krize soktunuz, insanlar inim inim inliyor, bundan söz edecek cesaretiniz bile yok. 

Gıda enflasyonu… Dünyada tarımın başladığı topraklar, kendine yeten 7 ülkeden 1’i, her tarafa et, sebze satan memleket, hatta, öyleydi ki biz “Almanya’da karpuzu dilim dilim satıyorlarmış, elmayı tane tane alıyorlarmış.” derdik, anlayamazdık. Ya, şimdi memleket et yiyemiyor, memleket sebze, meyve yiyemiyor. Gıda enflasyonu dünyada ortalama yüzde 2 iken bizde yüzde 35 yaptınız, memleketi dünya gıda enflasyonu ortalamasının 17 katına çıkarttınız. Et yiyemeyen,  sebze, meyve yiyemeyen memleketin insanıyla yüzleşmek, göz göze gelmek işinize gelmiyor, yapamıyorsunuz, pazarlara çıkamıyorsunuz ama onları burada da anlatamıyorsunuz.

Vergiler… Vatandaşın üzerine her gün yeni vergi yüklüyorsunuz, üstelik de asla adil olmayan vergiler, yüzde 65’i dolaylı vergi, yetmiyor, yüzde 24’ü gelir vergisi, kurumlar vergisini de yandaşlarınızdan nasıl sileceğinizi şaşırıyorsunuz. İşte, böyle bir ortamda bir de Mehmet Şimşek var. Onların üzerine ceza yüklüyorsunuz. Trafik cezaları var, onları da insafsız şekilde koyuyorsunuz. Yalnız Mehmet Şimşek’i, sadece onu suçlamanın bir anlamı yok, Mehmet Şimşek sizin ekonomi programınızın bugünkü yürütücüsüdür. Geçmişte Nebati vardı, bugün Şimşek var, arada fark yok çünkü oran yüzde 33, yüzde 34. Birisi birisini rasyonel olmakla, öbürü öbürünü irrasyonel olmakla suçluyor. Türkiye’nin kaderi yüzde 33 enflasyonla mı yaşamaktır? Memleketi getirdiğiniz tablo bu.

Hiç tarımdan söz ediyor musunuz, buğday fiyatından, arpa fiyatından söz edeniniz var mı; yok değil mi? 16 lira buğday fiyatı açıkladınız, adam 12 liraya satamıyor buğdayını; biriniz burada dile getiriyor mu? Ya, vatandaş size söylemiyor mu, bize söylüyor, size söylemiyor mu? Söylediğini burada tekrar etmeyince saklamış mı oluyorsunuz? Sanayinin durumu ne olmuş?  Türkiye’nin en güvenilir sektörü tekstil sektörü Mısır’a kaçmış. Sizin büyüttüğünüz işadamları altı ay evvel “Böyle giderse memlekette tekstil atölyesi kalmayacak.” dediler. 

Otomotiv yan sanayisi, belki de katma değeri en yüksek olan sanayi dallarından bir tanesiydi, Fas’a kaçtı. Sebep ne? Çünkü yüksek faiz yetmiyor, bir de düşük kur politikasıyla Türkiye’yi rekabet edemez hâle getirdiniz. Hizmetler sektörü… Yahu, hiç mi turizm bölgelerinden gelen kimse yok, Antalya’dan, İzmir’den, Muğla’dan gelen yok mu aranızda? Bütün işletmeler sinek avlıyor; sebebi ne? Her günkü lokantacı, her günkü otelci birden bire hizmet veremez hâle mi gelmiş? Uyguladığınız makro politikalarla hizmetler sektörü çöktü, burada adını anamıyorsunuz. Ülkenin durumu bu; vatandaşa nasıl yansıyor ben söyleyeyim: Açlık sınırı 35 bin lira, yoksulluk sınırı 116 bin lira, bekâr bir kişinin aylık maliyeti 46 bin lira; umurunuzda mı ya, umurumuzda mı? Size sokaklarda çevirip de “Geçinemiyoruz, açız.” diyen yok mu, bize diyorlar da size söylemiyorlar mı? Yahu, asgari ücret 28 bin lira “39 bin lira olsun.” dedik, yılbaşında 28 bin lira belirlediniz. Enflasyon yüzde 33, diyorsunuz ki “Yıl boyunca bu parayı alacaksınız.” Adamlar 4 bin lirayı, 5 bin lirayı zaten kaybetmişler, asgari ücrete zam yapacak mısınız, yıl arası zammı yapacak mısınız? “Hayır, yapmayacağız.” Ben söyleyeyim size: Bugün asgari ücret en az 45.800 lira olmalı, vatandaşla yüzleşebilecek yüzünüz varsa asgari ücret 45.800 lira olmalı. Emekliler en düşük aylık alan 20 bin lirayla geçiniyor. Ortalaması kaç? 23 bin 24 bin lira. Bu insanlar sefaletin dibini yaşıyorlar dibini, umurunuzda mı? Geniş tanımlı işsizlik 11 milyonu bulmuş, umurunuzda mı? Arkadaşlar, bu memleketin, 86 milyonun, iddiayla söylüyorum 34-35 milyonu sayenizde açlık sınırının altındadır. Trolleriniz bunu yazınca diyorlar ki: “Uydurma.” Biz uydurmayız, rakam veriyorum, 16 milyon emekli var bu memlekette açlık sınırının altında, 8 milyon asgari ücretli var bu memlekette açlık sınırının altında, 11 milyon işsiz var geliri yok, topladığınızda 34-35 milyon ediyor beyler, umurunuzda mı? Bütün bunları görmek zorundayız. Bakın, MAK Danışmanlık -siz bilirsiniz, size yakın- Niğde’de, Nevşehir’de ve Şereflikoçhisar’da araştırma yapmış “En önemli 3 sorununuzu bize söyleyin.” demiş. Ne demiş biliyor musun? Bu orta Anadolu’nun 3 kenti Niğde, Nevşehir ve Şereflikoçhisar “En önemli 3 sorunumuzdan bir tanesi sanal kumar.” demiş. Yahu, sanal kumarı Niğdeli nereden keşfetmiş, Nevşehirli, Koçhisarlı nereden biliyor?

– Çünkü geçinemiyor.

Cep telefonları birer kumarhane olmuş, cep telefonlarında hayatlarını mahvediyorlar ve sizin inim inim inlettiğiniz vatandaşlar bir son umutla kumara sarılmak zorunda kalıyorlar. Ne bunu yasaklayabiliyorsunuz ne de bu koşulları ortadan kaldırabilecek bir iktisadi reform yapabiliyorsunuz. Uyuşturucu niye bu kadar yaygınlaştı? İşte, bunların hesabı hepsi sizin iktidarınızda, sizin rejimimizde. 

Otoyol geçiş ücretleri; arkadaşlar, Osmangazi Köprüsü’nün geçişi 1.170 lira, vatandaş bir köprüden geçiyor, 1.170 lira para ödüyor; 1 Temmuzda zamlandırdınız yani bugün. Yetmiyor, diyorsunuz ki: “Ya, bunu yapan firma doymuyor, doymuyor. Ne yapalım? Geçiş başına 1.530 lira da hazineden ödeyelim.” yani adamlar o köprüden her geçenden Osmangazi Köprüsü’nden her geçenden 2.700 lira para alıyorlar. Peki, arabama bindim, İstanbul’dan İzmir’e gideceğim, ne kadar para ödüyorum biliyor musunuz? Osmangazi Köprüsü’yle beraber 2.895 lira para ödüyorum. Cebinde parası olmayan adamın otoyola çıkma şansı kalmadı. Bir kamyon buradan geçiyorsa 5.530 lira. Peki, daha evvel zam yapmış mıydınız buraya? Evet, Ocakta yapmışsınız, yüzde 25,49 yapmıştınız, şimdi de yüzde 18 yaptınız. Demek ki yıllık zam ne oluyor? Yüzde 44. Ya, siz tavukçulara yüzde 25 zam yaptıkları için kayyum atamamış mıydınız? Size ne atamak lazım, kayyum mu? (CHP sıralarından alkışlar) Size kayyum atamak gerekmez, ben size söyleyeyim. Vatandaş sizi bekliyor, vatandaş bir sandık kursunlar da bütün bu zulmün, bu mezalimin teker teker hesabını soracağım diye sizi sandık başında bekliyor, kaçışınız sizi kurtaramayacak. 

Çok teşekkür ederim.

Haber Galeri:

Bu İçerik 20 Kez Görüntülendi.

Sosyal Medya Hesaplarımız

Bu Sayfayı Paylaşın

Faydalı Linkler

Sosyal Medya

Abonelik