CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, T.C. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’un yanıtlaması istemiyle kadınlara yönelik saldırı ve cinayetler ile ilgili soru önergesini TBMM Başkanlığı’na sundu.
Cumhuriyet Halk Partisi Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’a verdiği soru önergesiyle son dönemde toplumda infial yaratan kadınlara yönelik saldırı ve cinayetler konusunu TBMM gündemine taşıdı. Türkiye’deki cezasızlık politikasının kadınların hayatlarını tehdit ettiğine işaret eden CHP’li Günaydın, bakanlıktan kadın cinayetleriyle ilgili ayrıntılı verileri açıklamasını ve cinayetlerin engellenmesinde alınan tedbirlerin yeterli olup olmadığını sordu.
Son yirmi yılda Bakanlığınızın ilgili birimlerine kaç kadın cinayeti, şiddet, cinsel taciz, tecavüz vakasına ilişkin ihbar ve şikâyet olmuştur sorusunu Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’a soran Doç. Dr. Gökhan Günaydın, şunları dile getirdi;
”Yaşanan bu cezasızlık politikaları ülkemizde kadınların can güvenliğini tehdit altında bırakmakta ve kadınlar evlerinde, sokakta, iş yerlerinde, yaşam alanlarının tamamında şiddete, tacize maruz bırakılmaktadır. Dolayısıyla, her yer suç mahaline dönüşmüştür. Bu güvensiz yaşam alanları ve cezasızlık politikaları süregelen patriyarkanın devamı niteliğindedir. Ancak “normalleştirilmeye” çalışılan bu güvensizlik ülkemiz kadınlarının kaderi değildir.”
CHP’li Günaydın’ın, T.C. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’un yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı’na sunduğu kadınlara yönelik saldırı ve cinayetler ile ilgili soru önergesi:
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA
Aşağıdaki sorularımın T.C. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç tarafından Anayasa’nın 98 ve TBMM İçtüzüğünün 96 ve 99’uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını talep ederim.
Saygılarımla.
Doç. Dr. Gökhan GÜNAYDIN
İstanbul Milletvekili – CHP Grup Başkanvekili
2024 yılının ilk 8 ayında 261 kadın, erkekler tarafından öldürüldü.164 kadının ölümü hala şüpheli. Sadece bir ay içinde 34 kadın öldürüldü. Yalnızca veriye yansıyan bu gerçeklik, kadın cinayetlerinin giderek arttığının kanıtıdır. Kadınlar evlerinde öldürülüyor, en yakınlarındaki erkekler tarafından öldürülüyor, sokakta taciz ve tecavüzle tehdit ediliyor, kimi zaman ise ansızın kaybolan gencecik kadınlar intihar açıklamalarıyla karanlıkta bırakılıyor. Kadınlar pencerelerden, balkonlardan düştü denilerek cinayetleri örtbas ediliyor.
Yalnızca geçtiğimiz hafta basın yayın organlarına yansıyan biçimde, İkbal Uzuner ve Ayşegül Halil, İstanbul’da Semih Çelik tarafından; Mersin’in Mezitli ilçesinde Sonay Öztürk, Aslan Uğur Araç tarafından; Diyarbakır’da ise Bedriye Işık, uzman çavuş Muhammed Recai Işık tarafından katledildi. Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi öğrencisi Rojin Kabaiş’ten 27 Eylül tarihinden bu yana haber alınamıyor. İstanbul’un Beyoğlu ilçesine bağlı Hüseyinağa Mahallesi’nde 24 Eylül Salı günü iki şüpheli, bir kadını sokak ortasında sıkıştırarak taciz etti ve şüpheliler suç kayıtlarına rağmen serbest bırakıldı. Yaşanan erkek şiddeti “alkollüydü, uyuşturucu bağımlısıydı, psikolojik sorunları vardı vb.” gibi gerekçelerle örtülmeye çalışılmaya devam etmektedir.
Yaşanan bu cezasızlık politikaları ülkemizde kadınların can güvenliğini tehdit altında bırakmakta ve kadınlar evlerinde, sokakta, iş yerlerinde, yaşam alanlarının tamamında şiddete, tacize maruz bırakılmaktadır. Dolayısıyla, her yer suç mahaline dönüşmüştür. Bu güvensiz yaşam alanları ve cezasızlık politikaları süregelen patriyarkanın devamı niteliğindedir. Ancak “normalleştirilmeye” çalışılan bu güvensizlik ülkemiz kadınlarının kaderi değildir.
Kadına yönelik cinayetleri ve şiddeti önlemenin anahtarı 6284 Sayılı Kanun’da gizlidir.
6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Yönelik Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun şiddete uğramanın ardından alınacak önlemleri sıralamakta ve yaptırımları açıklamaktayken bugün kadınlar bu yasanın uygulanmaması nedeniyle her gün can güvenliği tehdidi altında yaşamaya mahkûm edilmektedir. İhbar ve şikâyete bağlı olarak tedbir kararları makam ve mercileri detaylandırarak alınan tedbir kararının takibini de düzenlemektedir. Ancak 6284 sayılı Kanunda yazılı olan düzenlemeler uygulanmamakta, hatta kamuoyuna kaldırılmasına ilişkin görüşlerin paylaşıldığı bilgisi sızdırılmaktadır.
Buna göre;
- Son yirmi yılda Bakanlığınızın ilgili birimlerine kaç kadın cinayeti, şiddet, cinsel taciz, tecavüz vakasına ilişkin ihbar ve şikâyet olmuştur? Verilerin illere ve ilçelere dağılımı nedir? Verilerin yıllara göre dağılımı nedir?
- Son yirmi yılda Bakanlığınızın verilerine yansıyan ihbar ve şikayetlerin ardından verilen kararlar nelerdir? İhbar ve şikayetlerin kaçının ardından mülki amir tarafından koruyucu tedbir kararları verilmiştir? Kaçının ardından hakim tarafından koruyucu ve önleyici tedbir kararları verilmiştir?
- Son yirmi yılda kadınların can güvenliğine ilişkin Bakanlığınızın birimlerince verilen tedbir kararlarının kaçının yerine getirilmesinin takibi yapılmıştır?
- Alınan tedbir kararlarına rağmen kaç kadın öldürülmüştür? Bunlarda Bakanlığınızın alınan kararları takip etmesine yönelik eksikliği bulunmakta mıdır? Eğer öyleyse, ilgili personele cezai işlem uygulanmış mıdır?
- Kamuoyunda tartışıldığı üzere, 6284 sayılı Kanun’un iptaline ilişkin bir düzenleme Bakanlığınız bünyesinde ele alınmakta mıdır? Bu konu herhangi bir biçimde gündeminizde midir?
Abone Olun:
➤ Youtube: @gokhangunaydin06
Resmi Site:
➤ Web: gokhangunaydin.net
Takip edin:
➤ Twitter: gunaydingokhan
➤ Facebook: gokhangunaydin06
➤ Instagram: gokhangunaydin06
➤ TikTok: @gokhangunaydin06
➤ Youtube: @gokhangunaydin06

























Sosyal Medya Hesaplarımız